
ABD Kongresi'nde dün Türkiye konulu oturum düzenlendi. ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu'na bağlı Avrupa, Avrasya ve Yükselen Tehditler Alt Komisyonu'nda düzenlenen oturuma, Cumhuriyetçiler, Demokratlar ve strateji kuruluşları temsilcileri katıldı. Oturumda Türkiye'de özellikle demokrasi ve özgürlüklerin gidişatı ile Kürtlerle ilişkiler ele alınarak Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile güdümündeki AKP Hükümeti'nin politikalarına sert eleştiriler yöneltildi.
Rohrabacher: Erdoğan demokrasiye zarar veriyor
Cumhuriyetçi Milletvekili Dana Rohrabacher oturumun açılış konuşmasında, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türk tarzı güçlü bir başkanlık sistemi yaratmak için yeni bir anayasa geçirmek suretiyle koltuğunu güçlendirmeye yönelik çabaları Türk demokrasisine zarar veriyor" dedi. Rohrabacher, Türkiye'nin yanlış yönde olduğunu ve iktidarın kötüye kullanıldığını belirtirken, Erdoğan rejiminin iç ve dış politikasının da "alarm zilleri"nin çalmasına neden olduğunu söyledi.
Kürdistan'da yürütülen operasyonlara da değinen milletvekili, "Kürtlere karşı son eylemler, askeri adımları temel alan şiddet içerici bir stratejiye işaret ediyor görünüyor. Türkiye'ye barış getirmenin yolu bu değil" dedi.
Meeks: Gidişattan endişeliyiz
Komisyonun kıdemli Demokrat üyesi Gregory Meeks ise HDP'nin son seçimlerde Türkiye Meclis'e girmesinin olumlu bir gelişme olduğunu ancak "Kürtlerin mesajlarının iktidar partisi tarafından bastırıldığı" yönünde kaygılar bulunduğunu dile getirdi. Meeks, “Türkiye’nin Kürt sorununa nasıl barışçıl siyasi bir çözüm bulacağı noktasında derin endişelerim var” ifadesini kullandı. Kongre üyeleri olarak Türkiye’de demokrasinin gidişatından da kaygı duyduklarını belirten Meeks, şunları söyledi: “Akademik özgürlükleri, basın özgürlüklerini ve duyulması ne kadar hoşa gitmeyecek olursa olsun hükümete yönelik eleştiride bulunma hakkını tam destekliyoruz. İnsanlar bu endişeleri, fikirlerini kötü muamele ya da yargılanma korkusu duymadan dile getirme hakkına sahip olmalı. Demokratik toplumlar bu şekilde işler. Amerika’da çok iyi bildiğimiz gibi bu seslerin bastırılması, demokrasinin aşınmasına ve nihayetinde şiddete yol açar.“
Meeks, Kürdistan'daki operasyonlarda sivillere yönelik infazlar ve baskılara da dikkat çekti.
Cicciline: Alarma geçmeliyiz
Demokrat Parti Milletvekili David Cicciline de Türkiye'de Kürtlere, azınlıklara, medya ve sivil topluma karşı geniş anlamda baskılar uygulandığını belirterek, "Erdoğan'ı eleştirenlere karşı anti demokratik taktikler uygulamasından hepimiz alarma geçmeliyiz" ifadesini kullandı.
Schenkkan: Durum çok vahim
Oturuma davet edilen konuşmacılardan Freedom House yetkilisi Nate Schenkkan da Türkiye'de demokrasi ve ifade özgürlüklerinin durumunun geçen yıldan bu yana bile daha "vahim" hale geldiği görüşünü dile getirdi. Schenkkan, Kürdistan'ın bazı kesimlerinin Suriye'deki savaş bölgelerine benzediğinin de özellikle altını çizdi.
Tol: Türkiye ABD’nin stratejisini zayıflatıyor
Ortadoğu Enstitüsü Türkiye Araştırmaları Merkezi Direktörü Gönül Tol da Türkiye açısından 2015'in zorlu bir yıl olduğunu ve en kaygı verici anın ise Kürdistan'daki çatışmalar olduğunu kaydetti.
Gönül Tol, "Türkiye, Kürt meselesine barışçıl çözüm bulamadıkça Kürtlere saldırmaya devam ederek, IŞİD'e karşı ABD stratejisini daha etkisiz hale getirecek ve siyasi sürece zarar verecek. Dolayısıyla ABD’nin, ateşkes ve müzakere masasına geri dönülmesi için taraflar üzerinde baskısını kullanması gerekli" dedi.
WASHINGTON