Marksizmin vulgar versiyonunda her şey basittir. Fomüle oturtup sonuca ulaşırsınız. Tabii ki son tahlil de doğrudur ama en başta Marksizm olmak üzere gerçekliğe aykırıdır. Lenin’in meşhur tanımıyla ‘Devlet bir sınıfın diğer sınıf üzerine baskı aracıdır.’ Tabii ki nihayetinde ama sınıfların, devletin, egemenlerin ve ezilenlerin birbirinden farklı, irili ufaklı güçleri, etkileri karmaşık bir ‘iktidar’, ‘ezilen’ ilişki ortaya çıkarır. Bu yüzden ABD seçimleri tam anlamıyla dünyanın merkezinde bir seçim olarak bizim ve hatta mesela İzlanda’da bir dağın tepesinde kendi bahçesinde sebze yetiştirerek yaşayan bir  ailenin mutfağının ortasında cereyan ediyor. Biz bunun seyircileri, hiç etkisizleri, belki figüranları ve mutlaka mağdurları olarak nefesimizi tuttuk sonuçları bekliyoruz. 

Clinton ve Trump figürleri altında Demokratlar, Cumhuriyetçiler, kampanya şirketleri, lobileri ve daha da önemlisi onların arkasında yer alan dünyanın sermaye devleri, dünya talanından daha büyük pay kapmak, tek başına olmak ve oligarşinin içinde yer almak ve başkasını dışarı tekmelemek için politik daha doğrusu ekonomik yatırım halindeler. Biz seyirciler bu trajedinin bizim için belki biraz daha az kötüsünün ki bunun da kim olduğu kuşkulu özellikle Clinton’nun Libya mesajları açığa çıktığından beri, kazanmasını dileyip sonra çarkı çevirmeye devam edeceğiz.

Bu bütün dünyayı doğrudan etkilen bir şey. Yani sermaye sadece ABD içinde bir oyunun içinde değil doğrudan dünyanın her yerinde ABD devleti aparatı ile bir şeyleri yapıyor ya da yaptırıyor. Bu yüzden mesela Kolombiya barış referandumun da ‘hayır’ çıkmasının nedeni daha önce saydığım gerekçeler dışında aynı zamanda, Kolombiya topraklarında bir ‘Demokratlar’-‘Cumhuriyetçi’ çekişmesinin de içinde olduğu bir gelişmeydi. Obama’nın başarılı ‘sinsi’ dış politikasının meyvası olan Latin Amerika gelişmeleri ve FARC-EP barışı, Bush’un dış politika biçimi olan ‘Nobran’ Cumhuriyetçi politikasıyla, çatıştığı bir arenaydı ayrıca. Sınıfların konumu, mücadelelerin keskinliği, direnişin ve başka şeyler tabii ki etkili ama dünyanın egemenlerinin kendi çelişkileri ve çatışmaları da bu sinemada…

ABD seçimi başladı. Katilin ayak seslerini duyuyoruz ama yüzünü merak ediyoruz sadece. Kim bizi öldürmeye devam edecek…