Trump’ın 19 Aralık’ta Suriye’de askerlerini çekeceğini açıklamasının ardından çok farklı bir sürece girileceğini yapılan açıklamalar ve diplomatik temaslar gösteriyor. ABD, müttefiği Türkiye’nin Kürtleri katletmek istediğini ilk kez açık bir şekilde vurguladı.
AKP-MHP yönetimindeki Türk devletinin Kürt düşmanı olduğu, Suriye’deki Kürtleri katletmek istediğini en yakın müttefiği olan ABD tarafından bile açık seçik bir şekilde dile getirildi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’de askerlerini çekeceği yönündeki 19 Aralık’ta yaptığı açıklama ile birlikte başlayan tartışmalar sürerken, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ABD’nin “Türklerin Kürtleri katletmemesinin” Amerikan misyonunun bir parçası olduğunu belirtti.
Newsmax sitesine bir mülakat veren Mike Pompeo, “Önemli olan Türklerin Kürtleri katletmemesi, Suriye’deki dini azınlıkların korunması, tüm bunlar Amerikan misyonunun bir parçasıdır” dedi.
Net bir takvim vermeyi reddetti
ABD birliklerinin çekilme takvimine ilişkin bilgi vermeyi reddeden Pompeo, ABD rakiplerinin Amerikan askerlerinin ne zaman çekileceğini net olarak bilmemesi gerektiğini ifade etti.
Newsmax’ta gazeteci John Bachman’ın Pompoe’ya, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı güvenilir bir ittifak olarak bulup bulmadığını sorması üzerine, soruya dolaylı cevap vermeyi tercih etti: “Türklerle üzerinde çalışacağımız halen çok şey var. NATO’nun bir ortağıdırlar. Bazen Amerikalıları kaygılandıran şeyleri destekliyorlar ve güvenliğini sağlıyorlar. Birlikte çalıştığımız başka yerler var. Türklerle görüşmeler sürüyor: Elçiler Bolton ve Jim Jeffrey gelecek hafta Suriye meselesini konuşmak için bölgeye gidecek. ABD açısından iyi sonuçlar elde etmek için Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk yöneticilerle birlikte çalışmamız gereken çok sayıda alan var.”
Dünya Vicdanı’ndan çağrı
Öte yandan küresel sorunlar karşısında geliştirdiği eleştiriler ve önerilerle, ABD’de resmi makamlar tarafından da dikkate alınan bilim insanı Noam Chomsky, ABD’nin çekilme kararının ardından Türk devletinin Rojava’ya saldırabileceğini belirterek, gerekli tedbirlerin alınmasını istedi.
Gazeteci Wladimir van Wilgenburg, tanınmış ABD’li dil bilimcisi ve siyasal aktivist Noam Chomsky ile Türk devletinin Rojava’ya yönelik saldırıları ve işgal tehditlerini konuştu. Görüşmenin içeriği Kürdistan24 kanalında yayınlandı.
Chomsky, ABD Başkanı Donald Trump’un Suriye’den çekilme açıklamalarının muğlak olduğunu belirterek şunları söyledi: “Suriye’de Kürt bölgesinde küçük bir ABD birliğinin olması dahi Türk devletinin işgal saldırısına karşı caydırıcı olur. İşgalin gerçekleşmesi durumunda Türk devleti, Kuzey Kürdistan ve işgali altında bulunan Kuzey Suriye bölgelerinde Kürtlere karşı sürdürdüğü saldırı ve kriminal suçları her tarafa yayacak.”
ABD’li düşünür 2018 yılının Ekim ayında da bu konudaki kaygılarını gündeme getirmişti.
Chomsky, ABD’nin küçük bir askeri birliğinin Suriye’de kalması, diplomatik temaslar ve yapılacak anlaşmalar çerçevesinde Kuzey Suriye’de istikrarın sağlanacağı, Kürtlerin de öz yönetimini sürdürebileceğini söyledi.
Noam Chomsky, Fransa’dan bölgenin istikrarını korumasını beklemenin gerçekçi olmayacağını, ABD’nin tamamen çekilmesi durumunda Türk devletinin saldırısını engelemeye gücü yeten tek ülkenin Rusya’nın olacağını söyledi ve bu durumun iç açıcı olmazsa da bir umut olduğunu sözlerine ekledi.
Fransa basınında Macron-Putin görüşmesi
Öte yandan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un geçen Çarşamba günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı telefon görüşmesi, Fransız ve Rus basınında önemli yer buldu.
Macron, Putin ile görüşmesinde ABD askerlerinin Suriye’den çekilmesi durumunda Kürtlerin karşılaşacağı saldırılar karşısında korunmasını istemişti.
Rus Russia Today’ın haberine göre, telefon görüşmesinde Putin’in Macron’a Suriye’de siyasi çözüm ve savaşın son bulmasına ülkesinin verdiği desteği vurgulanırken, Fransız Le Monde gazetesine yansıyan görüşmeye dair haberde ise Macron’un daha önce Kürt güçlerinin bölgedeki varlığına dair yaptığı açıklamalar hatırlatıldı. Gazete gelişmeleri, Fransa’nın bölgede Kürtlerle ittifakını sürdürmek istediği şeklinde yorumladı.
France24’te yer alan haberde de, Macron’un Putin’e DAİŞ’e karşı mücadele eden Kürt güçlerin korunması için çalışmasını istediği ifade edildi.
Macron’un Suriye’de DAİŞ’e karşı mücadeleye devam edeceklerine dair mesajı da aynı şekilde BFM-TV, Le Parisien, Liberation gazetelerinde de haber olarak yer buldu.
BFM TV haberi, “Suriye: Macron Putin ile görüşüp Kürtlerin korunmasını istedi” başlığıyla duyurdu.
BFM’nin haberinde devamla şu ifadeler yer aldı: “Söz konusu görüşmenin, Trump’ın Suriye’de bulunan 2 bin ABD askerinin çekilmesiyle ilgili sürpriz kararından iki hafta sonraya denk gelmesi, Macron’un bölgede yeni bir çatışma alanı oluşmaması için çaba gösterdiğinin bir ifadesi.”
Macron-Putin görüşmesi dünyanın farklı basın yayın kurumları tarafından da işlendi. Yapılan haberlerde telefon görüşmesinin, ABD’nin Suriye’den çekilmesi durumunda oluşacak yeni denge içerisinde Fransa’nın aktif rol üstlenmeyi düşündüğünün göstergesi olarak yorumlandı.
Özellikle DAİŞ’le etkin mücadele müttefiki olarak gördüğü Kürtlere dönük gelişebilecek yeni saldırılar ve bölgede terörizmi besleyecek bir kaos konusunda Fransa, son günlerde yaptığı açıklamalarla kaygılarını dile getirmişti.
Bu bağlamda, Aralık’ın sonunda bir Kuzey Suriye heyetini Fransa’da kabul eden Fransız yetkililer, Türkiye’nin muhtemel saldırıları konusundaki endişelerini gizlemiyor. Bu anlamda diğer koalisyon güçleriyle ortak bir dil oluşturmaya çalışan Fransa’nın Rusya ile devlet başkanları düzeyinde görüşme yaptığı ve önümüzdeki günlerde diğer müttefik güçlerle Suriye konusunda görüşmelerine devam edeceği ifade ediliyor.
HABER MERKEZİ