BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye’de 4. büyük muhalefet partisi olduklarını hatırlatarak, “Bütün partilere dünyayı gezmek helal de bize mi haram. Biz de derdimizi ya da çözüm önerimizi bütün dünyaya birinci elden anlatmak istiyoruz” dedi.
BDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak, Van Milletvekili Nazmi Gür ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Ahmet Türk’ten oluşan BDP heyeti, ABD temaslarına devam ediyor. BDP heyeti, Washington temasları kapsamında ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya işlerinden sorumlu Bakan Yardımcısı Philip Gordon ile görüştü. Daha sonra bazı sivil toplum örgütleriyle bir araya gelen heyet, BDP Washington Ofisi ile Kürt toplumunun organize ettiği resepsiyona katıldı.

Türkiye’nin Suriye telaşı
Demirtaş, burada Türk gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında, Türk hükümetinin, açıkça Suriye’deki Kürtlerin, Esad rejimi sonrasında özerlik almalarını engellemeye çalıştığına dikkat çekerek, “Türkiye, Suriye Ulusal Konseyi’ne Kürtlere herhangi bir siyasi statü vaadinde bulunmaması konusunda açık telkinde bulunuyor” dedi.

Başbakan ateşkes istiyorsa...
Türk Başbakan Recep T. Erdoğan’ın “PKK silah bırakırsa operasyonlar durur” sözleriniin hatırlatılması üzerine Demirtaş, “Şiddetin tümden bitmesini tabiki arzularız. PKK olumlu cevap verirse karşı çıkmayız, seviniriz ama Başbakan PKK’yı heyecanlandıracak bir şey söylemedi. Başbakan, ‘Sen eylem yapma, ben de operasyon yapmayım’ diyorsa, bu fiilen ateşkes çağrısıdır, bunu daha açık söylemelidir” dedi. Demirtaş, “PKK’nin de Hamaslaşacağını düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine, “Gerek Amerika, gerek Avrupa gerekse başka yerlerde terörist örgütler listesinin tekrar gözden geçirilebileceğini düşünüyorum. PKK’nin da daha çok siyasi çözüm, şiddet dışı çözüm meselesine eğilmesi, hükümetin de buna fırsat veren politika izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Bu Hamaslaşma mı? Hayır, böyle tanımlayamayız” dedi.

Irak’ın 3’e bölünmesi
Irak’taki durum ve Federal Kürdistan Başkanı Mesud Barzani’nin referanduma gidilebileceğine yönelik sözlerinin sorulması üzerine Demirtaş, “Irak’taki halkların yeni bir statüyle kendisini yönetmek istemesi, eğer barışçıl yöntemlerle gerçekleştirilecekse, sonuçta oradaki insanların hakkıdır. Ama bu, bölgesel düzeyde daha kanlı savaşlara, etnik çatışmalara yol açacaksa, böyle bir risk varsa, bu konuda çok daha dikkatli olunması lazım. Elbette şu anda Suriye, Irak, İran’daki gelişmeler bütün ve birbiriyle bağlantılı olarak ele alındığında, böyle bir risk vardır. Bugün Irak’ın üçe bölünmesi beraberinde huzur getirmeyecektir. Şu anda tehlikeli bir durumdur. Ama ülkeler gönüllü biçimde de ayrılabiliyorlar ama şu anda Ortadoğu böyle bir şeye çok müsait görünmüyor” diye konuştu.

Derdimizi anlatıyoruz
Gordon ile görüşmelerinde, Kürt sorununun çözümüne yönelik önerilerini ifade ettiklerini belirten Demirtaş, “ABD ziyaretiniz çözümü başka yerde arıyorsunuz şeklinde yorumlandı“ sorusu üzerine, “Türkiye’de 4. büyük muhalefet partisiyiz. Bütün partilere dünyayı gezmek helal de bize mi haram. Biz de derdimizi ya da çözüm önerimizi bütün dünyaya birinci elden anlatmak istiyoruz. Bu ne Türkiye’yi şikayettir ne de çözümü başka yerde aramaktır” şeklinde konuştu.

Ziyaret 4 ay önce planlandı
Ziyaretlerinin, Mesud Barzani’nin ABD ziyaretinden sonra olmasının hatırlatılması üzerine Demirtaş, bu ziyareti 4 aydır planladıklarını ve zamanlamanın denk geldiğini belirterek, “4 ay önce biz, Barzani’nin buraya geleceğini, arkasından bizim buraya geleceğimizi planlayabilsek, o zaman Türkiye’de iktidar olurduk, muhalefet değil” ifadelerini kullandı.

Brookings Enstitüsü’nde konferans
 
BDP heyeti, düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü’nde düzenlenen konferansa da katıldı. Demirtaş, Türkiye’de “Türklerle Kürtler” değil, “kimlikleri inkar edilen ve asimilasyona uğrayan Kürt halkıyla devlet ve devlet politikaları” arasında sorun olduğunu belirterek, sorunun, “şiddet içermeyen demokratik, barışçıl, diyalog ve müzakereci yöntemlerle ve mevcut devletlerin ulusal sınırları tartışmaya açılmadan” çözülmesi gerektiğini söyledi.


Kürtlere düşmanlıktan vazgeçilmeli
“Kürt halkının bölge haklarıyla hiçbir düşmanlığı olmadığını, Kürtleri egemenliği altında bulunduran bölge devletlerinin de Kürt halkına karşı düşmanca politikalardan vazgeçmesi gerektiğini” ifade eden Demirtaş, “Kürt halkı, Türkiye açısından, içerden de dışarıdan da bir tehdit değildir. Eğer Türkiye, bölgesel politikalarda çok daha etkili olmak, gerçekten de bölge barışına hizmet etmek istiyorsa, Türkiye’deki Kürtlerle barışçıl çözüme ulaşmalı, Suriye ve Irak gibi diğer yerlerdeki Kürtleri de tehdit algılamasından çıkarmalıdır” dedi.

PKK terör örgütü değil
Demirtaş, “PKK’yi terör örgütü olarak görmediklerini” belirtti. Şiddeti de çözüm yöntemi olarak görmediklerini de ifade eden Demirtaş, “partilerine oy veren insanların çok önemli bir kısmının PKK’ye sempatisi olsa da partileri ile PKK arasında organik bir ilişki, bağ bulunmadığını” kaydetti. Ancak PKK’nin, “Türkiye ve Ortadoğu’nun realitesi ve Kürt sorununun çözümünde temasa geçilerek ikna edilmesi gereken aktör” olduğunu ifade eden Demirtaş, “Hükümet ve PKK’nin barışı sağlamak adına görüşmesini teşvik ediyoruz ama konunun özgürlükler boyutunu çözebilmek için de siyasilerle diyalog gerekli” dedi. Demirtaş, ayrıca, “meseleye sadece ‘terörizm’ teşhisi koymanın yanlış” olduğunu savunarak, “dünyadaki birçok ülkenin PKK’yi terörist örgütü olarak tanımasına rağmen, kendilerinin tanımamasına” yönelik soru üzerine de “Doğru teşhis bizimkidir, tüm dünya aksini söylese de” dedi.

Devlet yüzleşsin
Türk de aynı soruya, “Dünya bazı örgütleri zaman zaman terörist örgüt ilan etti. Filistin Kurtuluş Örgütü ve Hamas da terörist örgüt ilan edilmişti. Ama bugün Filistin Kurtuluş Örgütü’nden Hamas’a kadar, dünyada bunları terörist ilan edenler, doğru bir diyalogla sorunun çözümü için bazı şeyler yapıyor, bunu görmemiz lazım. Biz Kürtler geçmişimizle, eksiklerimizle yüzleşmeye hazırız, ama devletin de geçmişiyle yüzleşmesi gerekir” dedi.

Kürtlerin talepleri karşılanmalı
Türk, bir soru üzerine, “Sorunu çözmeye yönelik doğru diyalog oluşturmak lazım, yoksa diyalog deyip de farklı kesimleri Kürtlerin aleyhine kışkırtmaya yönelik bir diyalog asla ve asla Kürtler tarafından benimsenmez ve çözüme de katkı sunmaz” diye konuştu. Türk, makul, meşru ve Türkiye’nin bütünlüğüne zarar vermeyen talepler yerine getirildiği takdirde, Kürt’ün de Türk’ün de şiddet sarmalından kurtulacağına inandıklarını söyledi.
“Demokrasiyi şiddetin ilacı olarak görüyoruz” diyen Gültan Kışanak da Türkiye’de 20 yıl içinde kurulan 7 Kürt partisinin kapatıldığını, kendilerinin 8. parti olduğuna dikkat çekti. Kışanak, Başbakan Erdoğan’ın Suriye’ye, halkın sesine kulak verilmesi, baskı uygulanmaması, halkın taleplerini şiddetle bastırırlarsa meşruiyetlerini kaybedeceklerini söylediğini belirterek, “Çok doğru sözler, yüzde yüz katılıyoruz, aynısını Türkiye’de de uygulasın istiyoruz” dedi.

Senatörlerle görüşecekler
ABD temaslarına ABD’li senatörler ve temsilciler meclisi üyeleriyle görüşmelerle devam edecek olan heyet, ardından San Francisco’ya geçerek burada Belediye Başkanı’nı ziyaret edecek. Heyet, halk toplantılarına katıldıktan sonra 28 Nisan’da ABD gezisini bitirip Türkiye’ye dönecek.

WASHİNGTON