ABD’nin başkenti Washington bir “lobiciler” kentidir. Çok sayıda lobi şirketi ve düşünce kuruluşu hiç durmadan çalışır. “Baskı grupları” olarakta bilinen bu gruplar, genellikle karar mekanizmaları üzerinde, çıkarlarını temsil ettikleri kuruluş, örgüt ya da devlet için profesyonel faaliyet yürütürler.
Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD), özellikle Senato ve Beyaz Saray üzerinde baskı oluşturmaya ve kararları etkilemeye çalışan lobiciler, medya ve kamuoyu gücünüde etkin bir şekilde kullanırlar.
Ayrıca kimi toplumsal, etnik ve kültürel gruplar yanında özellikle silah üreticileri, petrol şirketleri, tarım alanında üretim yapan dev şirketlerin sahiplerinin oluşturduğu “etkili lobi grupları” Washington’da karar mekanizmalarını etkilemek için doğrudan ya da yukarıda belirtiğimiz profesyonel lobi şirketleri aracılığı ile her yıl milyarlarca dolar harcarlar. Bu gruplara devletleride elbette eklemeliyiz. Devletler sadece diplomatik misyonları ile yetinmezler. Çıkarları doğrultusunda çalışacak lobi şirketlerinide “kiralarlar.” Bu yöntemle devletlerde her yıl yüzmilyonlarca dolar para akıtır.
Bir etkileme faaliyeti olan lobicilik ABD siyasal sisteminin önemli bir yanını oluşturur.
ABD’de „Yahudi lobisi, Ermeni lobisi“ derken önemli toplumsal baskı gruplarından söz edilir. Aynı zamanda “silah üreticileri, petrol şirketleri” gibi ekonomik alanda etkili olan baskı gruplarının etkili lobilerinden söz etmemiz gerekir.
Bu baskı grupları kendi oluşturdukları yapılar ya da lobi şirketleri aracılığı ile bu faaliyetleri yürütür ya da yönlendirirler. Böylece yasama organı ya da karar alıcıları kendi politikaları ve çıkarları doğrultusunda karar aldırmaya çalışırlar.
Genel anlamda bir bilgilendirme ve görüş alışverişi şeklinde yürütülen lobicilik faaliyetinin diğer bir ayağınıda kamuoyunu etkileme ya da olumlu imaj oluşturma faaliyeti oluşturur. Bu ABD de “kamu diplomasisi” olarakta bilinir. Medya ve diğer araçlarla kitleleri etkilemeye çalışırlar. “Tabandan” başlatılan bu lobi faaliyeti ile yine amaç karar mekanizmalarını etkilemek ve kendi çıkarları doğrultusunda karar aldırmaktır.
ABD’de lobi faaliyetleri yasalar ve meşruiyet temelinde yürütülmektedir. “1938 tarihli Yabancı Temsilciler Yasası, 1946 tarihli Federal Lobi Yasası” gibi temel yasalar lobi ve lobicilik faaliyetlerini düzenler. Ayrıca “1975 tarihli Yabancı Ajanların Tescil Yasası” da yabancıların ABD’de lobicilik faaliyetlerini düzenler. Bu yasanın hedefinde de yabancı ülkeler adına faaliyet gösteren lobiler vardır. Bou yasayla yabancı ülkeler adına çalışan lobilerin harcamalarını açıklama zorunluluğu ve faaliyetlerini 6 ayda bir Adalet Bakanlığına rapor etme zorunluluğu vardır.
Erdoğan’ın ABD ziyareti ile bir kez daha gündeme gelen lobicilik faliyetleri ve Türkiye’nin her yıl harcadığı milyonlarca dolar tartışılmaya başlandı. Türkiyenin lobi şirketlerine yaptığı bu harcamalar bir yandan bozulan ABD -Türkiye ilişkilerini düzeltmek amacı ile diğer yandan Türkiye’nin Suriye iç savaşından bu yana fena halde bozulan imajını düzeltmeye yönelik olduğunu söyleyebiliriz.
Ancak harcanan onca milyon dolara rağmen istenen sonucun alınması mümkün olmadı. Beyaz Saray ve Kongreyi etkilemek için harcanan milyonlar Erdoğa’nın korumalarının barışçıl gösteri hakkını kullanan Kürtlere saldırması ile çöpe gitmiş oldu.
Türkiye her yıl onlarca lobi şirketine ve kimi düşünce kuruluşuna milyonlar akıtıyor. Kimi şaibeli ödemeler ve ilişkiler ABD’de skandal olarak nitelendirildi. Türkiye Flynn Intel Grubu isimli lobi şirketine beşyüz bin dolar ödedi. Bu şirket, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak atadığı Michael Flynn’e aitti. Flynn Türkiye lehine lobi faaliyetleri için bu parayı aldı. Flynn 23 Şubat 2017’de görevinden istifa etmek zorunda kaldı. Çünkü Flynn Rusya ile açıklayamadığı ilişkiler içine girmişti. Flynn, Türkiye’den aldığı para karşılığında DAİŞ’e karşı yürütülecek operasyonlarda Türkiye lehine karar almak ve Reqa operasyonunu ertelemek için çalıştığı ortaya çıktı. Şimdi Flynn ABD Senatosunda hesap veriyor. Bu hesabın bir ucuda elbette Türkiye’ye dokunacak ve bunun Türkiye’ye maliyeti Flynn’e yapılan ödemeden çok daha fazla olacak.
ABD’de lobicilik faaliyeti yürütenler iyi para kazanırlar.
Eski New York Belediye Başkanı Giuliani ve Mukasey Reza Zarrab’ın avukatlığını üstlenirken Türkiye’ye gelip Erdoğan’la görüşmeleri ABD’de tartışma konusu. Elbette Lobi faaliyetlerini sadece para ilişkisi üzerinden değerlendirmek mümkün değil. Kimi güç ve iktidar ilişkileri, uluslararası alanda dönene kimi dolaplar ve karanlık ilişkiler bu faaliyetlerin başka bir yüzünü oluşturuyor.
Bütün bu gelişmelerden sonra ABD lobi şirketleri ve düşünce kuruluşlarına akıtılan paralar ilişkileri düzeltmeye ve imajı parlatmaya yetmeyecektir.