
ABD'nin yeni başkanı Donald Trump dün yemin ederek görevine başladı. Ülkede sevinç ve hayal kırıklığı bir arada yaşanıyor. Kimileri Trump'ın seçilmiş ABD başkanı olduğunu ve ona şimdi gerçek bir şans verilmesi gerektiğini düşünüyor. Kimi Amerikalılar da politika konusunda deneyimsiz Trump’ın ülkeye ve diplomasiye de şirket yönetir gibi yaklaşabileceği endişesini taşıyor. Trump, "tüm Amerikalıların başkanı" olacağını ve önce ülkesinin çıkarını koruyacağını söyleyerek bu kaygıları gidermeye çalışsa da bu konuda ne kadar başarılı olacağını zaman gösterecek. Trump’ın nasıl bir dış politika izleyeceği ve kimisi tartışmalı vaatlerini yerine getirip getiremeyeceği de merak konusu.
Dış politikası nasıl olacak?
ABD’nin 45. başkanı Cumhuriyetçi Donald Trump, dış politikaya ilişkin net olmayan önerilerini "ABD liderliğini yeniden inşa etmek" formülüyle özetliyor. Peki ABD'nin yeni başkanının dış politikası ne olacak? Bunun için şu aşamada en sağlıklı yol Trump'ın dış aktörlerle ilişkiler için seçim döneminde yaptığı açıklamaları. İşte Trump'ın muhtemel dış politikası...
Türkiye ile ilişkiler
ABD ve Türkiye arasında son dönemde başta Suriye, YPG (Halk Savunma Birlikleri), Irak, Türkiye'deki hak ve özgürlükler, 15 Temmuz darbe girişimi ve Fethullah Gülen'in iadesi olmak üzere çeşitli konularda gerilim yaşanıyor. Bu gerilimin Trump’ın döneminde de sürüp sürmeyeceği şimdilik bilinmiyor. Pragmatist bir dış politika izleyeceğinin işaretlerini veren Trump’ın Türkiye ile dengeli bir ilişki yürütmek istediği biliniyor. Ancak işi hiç de kolay değil çünkü Suriye, DAİŞ’le mücadele ve Kürt politikası nedeniyle Erdoğan rejimiyle karşı karşıya gelmesi kuvvetle muhtemel. Zira Erdoğan rejiminin aksi yöndeki çabasına, tehdit ve şantajlarına rağmen YPG, ABD tarafından DAİŞ’e karşı en önemli bir müttefik olarak kabul ediliyor. ABD ile YPG’nin de bünyesinde yer aldığı Demokratik Suriye Güçleri (QSD) şu anda DAİŞ’in ‘başkent’ ilan ettiği Rakka’nın kurtarılması için ortak operasyon yapıyor. ABD, DAİŞ’e karşı savaşan QSD’ye askeri danışmanlık, istihbarat, silah ve hava operasyonu desteği veriyor.
Kürtlerle ilişkiler
Trump’ın DAİŞ’e karşı etkili savaştığı için hayranlık duyduğu Kürt güçlerine desteğini artırarak sürdürmesi bekleniyor. Bunun ilk somut verisi de Trump’ın, YPG’yle yakın irtibatı ve Kobanê’yi sık sık ziyaret etmesi nedeniyle Türkiye’nin tepki gösterdiği Obama’nın DAİŞ'le Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk’ın görevine devam etmesini istemesi oldu. Ayrıca ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’ın 18 Ocak’ta basına sızan yeni Suriye planı da Trump’ın olası politikalarına dair önemli ipuçları veriyor. Pentagon, Trump’a Reqa’yı alabilecek yegane güç olarak gördüğü QSD’ye daha fazla askeri destek verilmesini, gerekirse yüzlerce ABD askerinin bizzat savaşa katılmasını, Kürtler ile müttefiklerine ağır silahlar da verilmesini öneriyor. Tüm bunlar Trump yönetiminin de DAİŞ’le mücadele stratejisini YPG ve QSD endeksli sürdüreceğini gösteriyor. Bu nedenle Türkiye ile YPG geriliminin sürmesi muhtemel.
DAİŞ’le mücadele
Trump’ın dış politika önceliklerinden birini DAİŞ ile savaşmak olarak belirledi. Trump, DAİŞ’i, yenilgiye uğratılması gereken küresel bir tehdit olarak görüyor. DAİŞ'le mücadele kapsamında ABD'nin Rusya ve İran'la rakip olmak yerine bu ülkelerle bir arada çalışabileceğini düşünüyor.
Suriye politikası
Trump, Suriye politikasında selefi Obama ile yakın görüşte. Trump da Obama gibi ‘uçuşa yasak bölge’ye karşı ve DAİŞ’le mücadeleyi Beşar Esad’ı devirmekten daha öncelikli buluyor ve çete örgütün yenilmesi için sahada Kürtler ile müttefiklerinin desteklenmesi gerektiğini belirtiyor.
Rusya ile ilişkiler
Trump, DAİŞ’le savaşı sürdürmekle birlikte Suriye sorununu Rusya ile görüşerek çözmek istediği izlenimi veriyor. ABD'nin Rusya ile daha iyi geçinerek Ortadoğu'da ve DAİŞ'le mücadelede daha etkin olabileceğini düşünen Trump, Putin ile iyi ilişkiler kurmak niyetinde olduğunu açıklamıştı.
İran ile ilişkiler
Cumhuriyetçi Başkan, İran’ın bölgede hakimiyet kurma baskısına karşı koymayı vaat ediyor ama politikalarının ayrıntıları bilinmiyor. ABD’nin yeni başkanını İran’la yapılan nükleer anlaşmayı nasıl uygulayacağı konusunda da zorlu bir görev bekliyor. Trump "Tarihte bir ülke tarafından yapılmış en kötü anlaşmalardan biri" olarak tanımladığı nükleer anlaşmaya net biçimde karşı. Tahran’ın anlaşmadan daha kazançlı çıktığını savunan Trump, yeni bir müzakere süreci başlatabileceğini söylese de bunu nasıl yapacağına dair ikna edici bir açıklama getirmiş değil.
Çin’le ilişkiler
Her fırsatta ABD ekonomisinin Çin tarafından "kullanıldığını" savunan Trump, başkan olması halinde bu ülke ile olan ticari anlaşmaları gözden geçireceğini ve Çin'den gelen mallara daha fazla gümrük vergisi koyacağını açıklamıştı.
NATO ile ilişkiler
Trump’ın seçim sloganlarından biri, “Önce Amerika"ydı. Cumhuriyetçi Başkan’a göre, ABD’nin güç kaybetmesinin temel nedeni NATO üyeleri dahil diğer ülkelerin ABD’yi kullanması. Trump’a göre ABD, NATO aracılığıyla Avrupa’nın güvenliğini sağlıyor, NATO’nun ekonomik yükünü çekiyor ama müttefiklerin birçoğu söz konusu NATO olunca cimri davranıyor. Ülkesinin NATO’ya çok fazla para harcanmasından rahatsız olan Trump, Avrupa ve Asya’daki Amerikan güçlerini geri çekebileceği uyarısında .bulunmuştu.
Vaatlerini yerine getirebilecek mi?
Trump’ın seçimi kazanmasında etkili olan, ancak bir o kadar tartışmalı olan vaatlerini gerçekleştirmek için başkanlık kararnamelerine ihtiyaç duyacağı tahmin ediliyor.
Göçle ilgili vaatleri gerçekçi değil
Donald Trump’ın en tartışmalı vaatlerinden olan yüzlerce kilometrelik Meksika sınırında duvar örme projesinin maliyeti 25 milyar Dolar’ı bulacak. Trump’ın bu duvarın yapım maliyetini Meksika’ya ödetme hamlesinin gerçekleşme ihtimali olmasa da Meksika’ya yönelik yeni gümrük vergileri sayesinde 13 milyar Dolar’lık bir gelirin elde edilmesi hedefleniyor. Trump’ın ülkedeki 13 milyon ‘kaçak’ göçmeni sınır dışı etme hedefinde şimdilik başarılı olamayacağı anlaşılıyor. Zira Trump, şimdilik sadece suç işlediği için ceza alan 3 milyona yakın kişiyi sınır dışı edecek. Trump’ın ‘kaçak’ göçmenlerin yoğun olarak bulunduğu kentlerdeki semtlere yönelik devlet yardımlarını kesme vaadinin de Kongre’de ciddi tartışmalara yol açması bekleniyor. Zira bu kentler arasında New York, San Francisco, Los Angeles ve Chicago gibi büyük metropoller de bulunuyor.
Obama’nın sağlık reformunun alternatifi yok
Trump’ın seçimler öncesinde üzerinde en çok durduğu ve "Obamacare" adı verilen sağlık sigortaları reformunu ortadan kaldırma hedefi ise oldukça çetrefilli. On milyonlarca yoksul Amerikalı’ya sağlık sigortalarından yararlanma imkanı tanıyan Obamacare yasasının hemen kaldırılması halinde yerine getirilecek bir reform önerisinin olmadığı da bildiriliyor.
İklim vaatleri tüm dünyayı ilgilendiriyor
ABD’nin yeni Başkanı’nın tüm dünyayı ilgilendiren bir diğer vaadi konusunda ne kadar ileriye gideceği de merak ediliyor. Barack Obama’nın ‘kömüre karşı savaş siyaseti’ yürüttüğünü savunarak bugüne kadarki iklim endeksli politikalarından geriye gidileceğini vaat eden Trump, Alaska ile Kuzey Atlantik’teki petrol işletmelerini hayata geçirmek de istiyor. Obama’nın iklimsel değişikliklerle mücadele için Birleşmiş Milletler (BM) İklim Fonu’na aktarmayı vaat ettiği 3 milyar doların da sadece 500 milyon dolarlık kısmı aktarılmıştı. Bu miktarın geri kalanının ödenip ödenmeyeceği belirsizliğini koruyor. Yine başta Kuzey Dakota’daki petrol boru hattına olduğu gibi enerji projelerine yönelik olası protestolara karşı Trump’ın ne yapacağı bilinmiyor. Trump’ın da Obama gibi başkanlık kararnameleriyle hareket etme olasılığı yüksek.
Vergi indirimleri bütçe açığını büyütebilir
Donald Trump’ın hayata geçirmeyi planladığı en önemli vaatlerinden biri olan vergi reformu da oldukça tartışmalı. Trump, en yoksuldan en zenginine kadar tüm kesimler için vergi indirimi vaadinde bulunsa da olası vergi indirimlerinin bütçede yol açacağı açığın nasıl kapatılacağı bilinmiyor. Trump, ‘az vergi ödeyen şirketler daha fazla kazanarak, daha fazla Amerikalı’yı istihdam edecek ve böylece de vergi gelirleri artacak’ şeklindeki klasik teoriye sığınıyor. Ancak pratikte bunun ne kadar başarılı olacağı meçhul.
HABER MERKEZİ