Bu teslimat, 20 uçak siparişinin bir parçası. Mısır’a Ocak ayında da 8 uçak teslim edilmişti. ABD’nin Mısır’a askeri yardımı yıllık 1,5 milyar Dolar civarında. Yardımın kesilmemesinin asıl sebebinin ise ABD’deki silah üreticilerinin zarar görmesini engellemek olduğu belirtiliyor. Silah lobisinin baskısı altındaki Beyaz Saray, bu nedenle “darbe” yerine Mursi’nin ‘görevden uzaklaştırılması’ ifadesini kullanıyor ve yardımların kesilmesinin ABD’nin çıkarına olmayacağını savunuyor. Eğer ABD, Mursi’nin ordu tarafından devrilmesini “darbe” olarak nitelendirilseydi, Mısır’a yönelik askeri yardımların kesilmesi gerekecekti. ABD yasalarında bu karar açıkça belirtilmiş: “Seçimle başa gelmiş devlet başkanının askeri darbe ya da kararname ile devrildiği ülkelere tahsis edilen veya verilmesi uygun görülen fonların ödenmesi veya doğrudan mali destek sağlanması yönünde bir yükümlülük yoktur.” Ancak yasaya rağmen Obama’nın Mısır’a askeri desteğini sürdürmesi eleştirilere neden oluyor. Cumhuriyetçi Senatör John McCain, Obama’nın aksine Mısır’da olanları darbe olarak nitelendirerek, Mursi ile ilgili kaygıları olsa dahi yardımın durdurulması çağrısında bulundu.


Hükümet kurulabilecek mi?

Öte yandan Mısır’da ordu tarafından geçici Cumhurbaşkanı olarak atanan Adli Mansur’un açıkladığı siyasi geçiş takvimi üzerinde pazarlıklar da sürüyor. Mansur tarafından Başbakanlığa atanan Hazim Biblavi ise gelecek haftaya kadar hükümetini kurmayı planlıyor ancak işi hiç de kolay görünmüyor. Zira Mansur’un  yol haritasına sadece Müslüman Kardeşler’in kurduğu Hürriyet ve Adalet Partisi itiraz etmiyor. Muhaliflerin çatı örgütü konumundaki Ulusal Kurtuluş Cephesi de liderleri Muhammed El Baradey Cumhurbaşkan Yardımcılığı’na atanmasına rağmen açıklanan anayasa değişikliklerini kabul etmiyor. Mursi’nin devrilmesiyle sonuçlanan protestoların içinden doğan Temerrud Hareketi de kendilerine danışılmamasını protesto ederek plana karşı çıkıyor. Ancak Biblavi, “parti eğilimi gözetmeyeceğini” belirterek, Hürriyet ve Adalet Partisi, Selefi eğilimli Nur Partisi ve Ulusal Kurtuluş Cephesi ile görüşeceğini söyledi. Gelecek hafta kabinesini kurması beklenen Biblavi’nin, listesinde hangi isimlere yer vereceği merak konusu oldu. Zira Mursi geçen Çarşamba’dan beri gözaltında ve Müslüman Kardeşler’in lideri Muhammed Bedii ve hareketin 9 diğer üst düzey ismi hakkındaki yakalama arama emri hala yürürlükte. Hal böyleyken darbeden beri Mursi’nin görevine dönmesi için Adeviye Meydanı’nı terk etmeyen Müslüman Kardeşler’in nasıl siyasi geçiş sürecine dahil edileceği merak konusu.

Komutan Vasfi’ye suikast girişimi

Öte yandan ülkedeki silahlı saldırılar da devam ediyor. En son yine Sina Yarımadası’nda 2. Ordu Komutanı Tümgeneral Ahmed Vasfi’ye suikast girişiminde bulunuldu. Aracına ateş açılan Vasfi’nin sağlık durumuna ilişkin herhangi bir bilgi verilmezken, saldırıda kullanılan araç içerisinde yaralı olarak bulunan bir kız çocuğunun, hastaneye kaldırıldığı ancak kurtarılamadığı ifade edildi.

KAHİRE