AP’nin Türkiye ile üyelik müzakerelerinin geçici olarak durdurulması çağrısı yapan tavsiye niteliğindeki karar tasarısı Brüksel’de toplanan AB dışişleri bakanlarının gündeminde. Ancak izlenecek yol konusunda AB ülkeleri görüş birliği sağlayamıyor. 

AB dışişleri bakanları, dün başlayan iki günlük toplantılarında Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecini de masaya yatıracak. Avrupa Parlamentosu'nun (AP), Türkiye ile üyelik müzakerelerinin geçici olarak durdurulmalı yönündeki kararı sonrasında izlenecek yol konusunda Avrupalı siyasetçiler ikiye bölünmüş durumda.

AP ‘donduralım’ demişti 

Avrupa Parlamentosu (AP) kasım ayında Türkiye ile üyelik müzakarelerinin "geçici olarak dondurulmasını" talep etmişti. Ancak AB Komisyonu Türkiye ile müzakarelerin devam etmesi tavsiyesinde bulunmuştu. Brüksel’de toplanan AB dışişleri bakanlarının Türkiye konusunu bugün "AB genişleme süreci" başlığı altında gündeme alması bekleniyor. 

AB ikiye bölündü 

Ancak Türkiye’ye nasıl bir yanıt verileceği konusunda AB üyesi ülkeler fikir birliği sağlamış değil. Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkeler müzakerelerin durdurulmasına karşı çıkıyor. Bulgaristan, Avusturya ve Hollanda hükümetleri ise Türkiye ile üyelik müzakerelerinin sürdürülmesi yönünde bir kararı kabul etmeyeceklerini açıklamıştı. 

Karar görmezden gelinemez

Dışişleri bakanlarının ardından AB liderleri de Brüksel’de toplanacak. Avrupa Parlamentosu’nun Avrupa Komisyonu ile üye ülkelerin hükümetlerine yaptığı "müzakereleri geçici olarak dondurun" çağrısının görmezden gelinemeyeceği belirtiliyor. Dolayısıyla, Perşembe ve Cuma günü yapılacak AB liderler zirvesi, Türkiye-AB ilişkileri açısından büyük önem taşıyacak. Zira Türkiye’ye gereken siyasi yanıtın verilmesini isteyen üye ülkelerin müzakerelerin devamını engelleme imkanı bulunmasa da oy birliği gerektiren fasılların açılması sürecini bloke ederek müzakerelerin ilerlemesini engelleme imkanına sahipler. Bu nedenle gözler liderler zirvesinden çıkacak kararda olacak. 

Weber: Hiçbir şey olmamış gibi yapamayız

AB ve AP içinde Türkiye’ye yönelik tartışma halen sürüyor. Avrupa Parlamentosu'nun en büyük grubu Avrupa Halk Partisi Grup Başkanı Manfred Weber, AB'nin Türkiye ile ortaklığı ve diyaloğu sürdürmesi gerektiğini savunurken "Ancak Türkiye için artık AB değerler topluluğuna üyelik perspektifini görmüyorum" diye konuştu. Alman Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partili politikacı, Türkiye'deki gelişmeler karşısında Avrupa'nın hiçbir şey olmamış gibi yapamayacağını belirterek, AP kararının partiler üstü ezici bir çoğunluk tarafından paylaşıldığını, bu nedenle AB devlet ve hükümet başkanlarının da bu haftaki zirve toplantısında bu yönde açık bir sinyal vermek zorunda olduğunu kaydetti.

Brok: Müzakereler askıya alınmalı

AP Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Elmar Brok da Türkiye ile müzakerelerin sadece geçici olarak askıya alınması gerektiğini vurguladı. Olağanüstü hal döneminde Türkiye ile müzakereler yürütülmesini akılcı bulmadığını belirten Brok, müzakerelerin ancak Türkiye, düşünce özgürlüğü, bağımsız yargı gibi önemli demokratik ilkeleri yeniden uygulamaya geçirirse devam ettirebileceğini söyledi. 

Asselborn: Hata olur

Avrupa Parlamentosu Başkanvekili Alexander Graf Lambsdorff ise "Die Welt" gazetesine verdiği demeçte AP üyelerinin amacının Türkiye ile köprüleri atmak olmadığını vurgulayarak, ‘üyelik sürecine veda edilmesinin Türkiye ile yeniden mantıklı bir diyaloğa girilmesini mümkün kılacağını' savundu. 

Schulz: Dialog sürsün

AP Başkanı Martin Schulz da "Bild" gazetesine verdiği demeçte Türkiye ile üyelik müzakerelerinin durdurulmasına karşı çıkarak, bunun Türkiye ile gerilimi daha da artırabileceği uyarısında bulundu. Schulz, diyaloğun kesilmesinin hiçbir zaman sonuç vermeyeceğini söyledi. 

Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn da Türkiye ile müzakerelerin durdurulmasının hata olacağını belirterek, "Böyle bir şey yaparsak, Türk hükümetinin değil, ama Türk halkının çıkarları açısından hata yapmış olacağımıza inanıyorum" diye konuştu. 

AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker de pazar günü "Welt am Sonntag" gazetesine yaptığı açıklamada üyelik müzakerelerinin durdurulmasından yana olmadığını belirterek, AP kararını doğru bulmadığını söylemişti. Juncker, "Türkiye'nin dev adımlarla uzaklaşması değil, yeniden AB'ye yaklaşması için çalışmalıyız" demişti. 


 BRÜKSEL