Abdullah Öcalan özgür olmalı

Yurt Dışı Haberleri —

Cenevre, “Dünyada ve Türkiye’de siyasi tutsaklar” konferansı

Cenevre, “Dünyada ve Türkiye’de siyasi tutsaklar” konferansı

  • İsviçre’nin Cenevre kentinde, “Dünyada ve Türkiye’de siyasi tutsaklar” başlığı ile düzenlenen konferansta, Rêber Apo’ya dönük 25 yıllık ağır tecrite dikkat çekerek fiziki özgürlüğünü istedi.
  • Alanında otorite olan konukların Türkiye’de cezaevlerindeki hukuk dışı uygulamaların İmralı’da başlatılarak yaygınlaştırıldığına dikkat çekildi. Siyasi mahkumların yüzde 80’inin işkence maduru olduğu belirtildi.
  • Cenevre Barosu Avukatlarından Olivier Peter, 1999’da bir çocuk olduğunu ve Komployu o zaman duyduğunu söyleyerek, “İmralı sistemi Türk devletinin demokrasi aynasıdır. İmralı’da uluslararası hukuk işletilmeli ve Abdullah Öcalan özgür olmalıdır” dedi.

İsviçre’nin Cenevre kentinde, “Dünyada ve Türkiye’de siyasi tutsaklar” başlığıyla konferans düzenlendi. Cenevre Üniversitesi Uni Mail yerleşkesinde gerçekleştirilen konferansa, İnsan hakları savunucusu Elisabeth Decrey Warner, CPT eski üyesi Adli Tıp Uzmanı ve Hukukçu Jean-Pierre Restellini, Brüksel Barosu avukatlarından Jan Fermon, Avukat Roxane Sheybani, Mahmut Çakar, Cenevre Barosu avukatlarından Olivier Peter ve Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Raziye Öztürk sumumları ile katıldı. Konferans siyasi tutsakların yaşadığı ağır insan hakları ihlallerine dikkat çekerken, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 25 yıldan beridir ağır tecrit koşullarında tutulduğu İmralı Hapishanesindeki hukuksuzluğu da gözler önüne serdi.

Açılış konuşmasının ardından konferansın ilk oturumunda “Cezaevleri neden inşa edildi ve siyasi mahkumlar için ne anlam ifade ediyor”, “Muhalifler için cezaevleri inşa etmek” ve “Dünyadaki siyasi tutsaklar” başlığı adı altında bir panel düzenlendi.

 

İnsan hakları savunucusu Elisabeth Decrey Warner

 

Totaliter rejim Öcalanı hedef alıyor

Türkiye’deki totaliter ve zayıf olan rejimin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı hedefine aldığını söyleyen Elisabeth Decrey Warner, Abdullah Öcalan’ın içinde bulunduğu koşullar ve özgürlüğü için herkesin yapabileceği bir şey olduğunu belirtti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın içinden bulunduğu koşullardan kaynaklı sadece Türkiye hükümetine baskı yapılmaması gerektiğini kaydeden Elisabeth Decrey Warner, “Türkiye ekonomik anlamda ihtiyaç duyan ve onla ilişkisini sürdüren Avrupa hükümetlerine de baskı yapılmalı” diye konuştu. 

 

CPT eski üyesi Adli Tıp Uzmanı ve Hukukçu Jean-Pierre Restellini

 

Siyasi tutsaklar işkence altında

Türkiye’de cezaevlerine yaptığı ziyaretleri hatırlatarak konuşmasına başlayan CPT eski üyesi Adli Tıp Uzmanı ve Hukukçu Jean-Pierre Restellini, cezaevlerinin neden inşa edildiğini ve siyasi mahkumlar için ne anlam ifade ettiği üzerinde durdu. Dünya genelinde siyasi tutsakları yüzde 80’ninden fazlasının resmi otoritenin şiddetine maruz kaldığını ifade eden Restelli’ni, Türkiye cezaevlerinde bunun böyle olduğunu kaydetti.

 

Brüksel Barosu avukatlarından Jan Fermon

 

Kürt siyasi tuttusaklar savaş esiridir

Brüksel Barosu avukatlarından Jan Fermon, dünyanın birçok ülkesinde farklı düşünen büyük bir kesimin cezaevlerinden geçtiğini, bunların büyük bir çoğunluğunun devlet şiddetinin kurbanı olduğunu ifade etti.

Siyasi tutsakların ağır koşullara rağmen cezaevlerinde örgütlenmeye devam ettiğini belirten Jan Fermon, “Bunun en güzel örneğini Türkiye cezaevlerinde görüyoruz. F Tipi cezaevlerinin ağır koşullarına rağmen siyasi tutsaklar örgütlenebiliyor” dedi. Kürt siyasi tutsakların durumuna özel olarak dikkat çeken Av. Fermon, Türkiye’nin bu insanları terör yasaları kapsamında yargılasa da aslında bu tutsakların büyük bir çoğunluğunun savaş esiri olduğunu söyledi.

Komplonun başında inşa edildi

Abdullah Öcalan’ın avukatlarından Mahmut Şakar’da yaptığı sunuda, Kürt Halk Önderi Öcalan’ın esareti ve Uluslararası Komplosunun nasıl geliştiğini ve uluslararası güçlerin komplodaki rolünü anlattı. İmralı hapishane sisteminin daha Uluslararası Komplo devam ederken hayata geçirildiğini söyleyen Şakar, “Abdullah Öcalan daha Kenya’dayken İmralı sistemi kuruldu. Bu anlamda Abdullah Öcalan, Türkiye’nin değil uluslararası güçlerin ve komplonun bir mahkumudur. Bunu kendisi de dile getirdi” diye konuştu.

İmralı sisteminin inşasında Avrupa ve Avrupa Konseyi’nin doğrudan rolü olduğunu kaydeden Şakar, “İmralı’yı inşa eden güçlerle komployu gerçekleştiren güçlerin aynı olduğunu söyleyebiliriz” dedi.Şakar, konuşmasını Abdullah Öcalan’ın kendisi şahsında Kürt halkına karşı inşa edilen İmralı sistemine karşı verdiği 25 yıllık direnişe dikkat çekerek sonlandırdı.

AİHM kararlarına rağmen tecrit

Asrın Bürosu Avukatlarından Raziye Öztürk de Uluslararası Komplonun nasıl geliştiğini anlatan bir sunum yaptı. Raziye Öztürk, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin İmralı’ya dönük verdiği ihlal kararlarına rağmen Abdullah Öcalan’ın son 3 yıldan beridir tüm haklarının elinden alındığını söyledi.

Raziye Öztürk, “İmralı’da hukuksuzluk üzerine inşa edilen sistem, gün geçtikçe toplumun bir bütünü üzerinde yayılmaya başlandı. İmralı’daki tecridin etkisini bugün Türkiye’nin her yerinde görebiliyor ve hissediyoruz” diye konuştu.

 

Cenevre Barosu avukatlarından Olivier Peter

 

Uluslararası bir utanç

Cenevre Barosu avukatlarından Olivier Peter sunumuna, “1999’da ben bir çocuktum ve ilk defa Öcalan’ı yakalanma haberleriyle tanıdım. Uluslararası güçler açısından utanç verici bir durumdu” diyerek başladı. Abdullah Öcalan’ın içinde bulunduğu insanlık dışı uygulamalara karşı ve yaşanan sessizliği kırmak için uluslararası dayanışmanın önemli olduğunu söyleyen Peter, “Ortaya koyacağımız dayanışma ve tavrımızla yetkili kuruluşları harekete geçirebiliriz ve bu sessizliği kurabiliriz” diye konuştu.

Olivier Peter, “İmralı sistemi Türk devletinin demokrasi aynasıdır. Bir avukat olarak söylüyorum; İmralı’da uluslararası hukuk işletilmeli ve Abdullah Öcalan özgür olmalıdır” dedi.

Özgürlüğe kadar mücadele

Yakın zamanda Türkiye’ye giden “Kürt Sorununa Çözüm ve Tecrit’e Karşı Uluslararası Parlamenterler Heyeti" içerisinde yer alan İsveçli Siyasetçi Jessica Carlqvist online olarak katıldığı konferansta Türkiye izlenimlerini aktardı. Türkiye’de tamamen bir hukuksuzluğun hayata geçirildiğini belirten Jessica Carlqvist, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün öneminin herkes tarafından iyi anlaşılması gerektiğini söyledi. Abdullah Öcalan’ın fikirlerinin önemine de dikkat çeken Siyasetçi Jessica Carlqvist, “Öcalan’ın paradigmalarının hayata geçmesi ve özgürlüğünün sağlanması için mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

Konferans, Jessica Carlqvist’in konuşmasının ardından Abdullah Öcalan posterleri eşliğinde hep birlikte atılan “Öcalan’a özgürlük” sloganı eşliğinde sonlandırıldı. CENEVRE

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.