
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal’ın, 18 Mayıs gecesi Kandil’e yönelik yapılan hava bombardımanına katıldığı ve F-16 pilotluğu yaptığı önceki gün Türk medyasında yer buldu.
Nîsêbîn başta olmak üzere Şîrnex ve diğer bölgelerde rahatsızlığını dile getiren ve operasyonlara katılmak istemeyen askeri personelin durumu orduyu zorlarken, bizzat Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın iki kez Nisêbîn’e giderek duruma müdahale etmek istemesi de dikkat çekici gelişmeler arasında yer almıştı. Bunların yanı sıra “Başkomutan” sıfatıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da kısa süre önce yürütülen operasyonlarda görev verilen Gölbaşı’ndaki Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı ziyaret etmesi bu zorlanma halinin bir göstergesi olarak yansımıştı.
Helikopterin düşürülmesi
Bütün bu ikna turlarına rağmen asker-polis cenazelerinin gelmeye devam ettiği bir ortamda, “Başkomutan” sıfatındaki Erdoğan’ın, kızını şatafatlı bir düğün ile evlendirmesi ve Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın ise cenazeler henüz kaldırılmadan bu düğünde şahitlik yapması mevcut rahatsızlığı daha da arttırdı.
Giderek büyüyen bu tepkiler karşısına Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal’ın, hava operasyonlarına katıldığı haberi ile komutanların da savaşta yer aldığı algısı yaratılmaya girişildi. Hava operasyonlarının TSK açısından nispeten daha risksiz olması da TSK Komuta Merkezi’ni böyle bir yola başvurmaya itti.
Yine Colemêrg’de askeri helikopterin düşürülmesi, kamuoyuna yönelik bu tür bir harekatın yapılmasında etkili oldu.
Erdoğan da gidecek mi?
Hava Kuvvetleri Komutanı Ünal’ı savaş cephesine sürerek böylece ‘komutanların da savaştığı’ algısını yaratmaya çalışan TSK’nin bu girişimi, beraberinde “Kara Kuvvetleri Komutanı, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile birlikte Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı ziyaret ederek ‘şehitler tepesinin asla boş kalmayacağını’ söyleyen ‘Başkomutan’ sıfatına sahip Erdoğan da bu operasyonlara katılacak mı?” sorusu getirdi.
HABER MERKEZİ