Roboskî, Amed ve Suruç gibi açık bir devlet katliamı yapıldığını belirten Demirtaş, "Ankara'nın göbeğinde geliriz ve sizi paramparça ederiz" mesajı verilmek istendiğini söyledi. Buna asla boyun eğmeyeceklerini ve bunun da üstesinden geleceklerini kaydeden Demirtaş, "Hesabı sorulacaktır" dedi. 

Demirtaş, Ankara'daki barış mitingine yönelik bombalı saldırının ardından İstanbul'dan apar topar Ankara'ya dönerek partideki değerlendirme toplantısına katıldı. HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, ilk açıklamasını HDP Genel Merkezi önünde yaptı.


Devlet halka saldırdı

Katliamla ilgili ilk bilgileri paylaşan Demirtaş, derin güçlerin, dış güçlerin falan yaptığı bir olay olmadığını belirtti. Demirtaş, "Bu devletimize ve milletimizin birliğine yapılmış bir saldırı değil, devletimiz tarafından halkımıza karşı yapılan bir saldırıdır. Hiçbir dünya liderinin de Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ı arayarak, taziye dileklerini iletmesini biz k abul etmiyoruz. Taziye sahibi halkımızdır. Ezilenlerdir, katledilendir, bu ülkenin Cumhurbaşkanı ya da Başbakanı değil" dedi.


Millete alçak saldırı

Erdoğan'ın ekibine dahil olan bir mafya çetesinin başı olan Sedat Peker, Cuma günü Rize'de Erdoğan'a ve AKP'ye destek için miting yapmış ve "Oluk oluk kan akacak" demişti. Demirtaş, bunu hatırlatarak, bir çete liderinin çıkıp güven içerişinde kan akıtacağını ilan ettiği miting gerçekleşebiliyorsa ama barış isteyenler meydanlarda haykıramıyorsa orada devlete ve milletin bütünlüğüne bir saldırı olmadığını kaydetti. Demirtaş, şunun altını çizdi: "Devlet tarafından millete alçak saldırı vardır."


Alçaklarla kardeş değiliz

Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Üstünü örtmeye çalışacaklardır. Sevinenler, hatta partimizi suçlayanlar; kendi kendimizi bombaladığımızı yazan AKP yöneticileri var. Biz birlikte yaşamı savunan bir partiyiz. Ama o birlikte yaşamın içerisinde sizin gibi alçaklar yoktur. 'Biz hepimiz kardeşiz' derken alçaklarla kardeşiz demek istemiyoruz. 


Sorumlular hesabını ödeyecek

Saçından ayak tırnağına kadar kana bulaşanlar ne kardeşlik ne de birlikte yaşam olur. Bunlara karşı mücadele edilebilir. Bugünler de böyle atlatılacak. Hesabı sorulacaktır. Yargı önüne çıkacaksınız. Başbakan mısınız, vali misiniz bilemeyiz. Her sorumluluğunuzdan dolayı yargılanacaksınız. O günler gelecektir. Ellerinize o kelepçeler takılacak ve bugün gençleri enselerinden tutup polis aracına bindirdiğiniz gibi bunların sorumluları da o kelepçeli ellerle halkın karşısında cezaevine konulacak, hesabını ödeyecek."


Demirtaş yaralıları ziyaret etti

Demirtaş, çok sayıda yaralının bulunduğu Ankara Numune Hastanesi'ne giderek yaralıları ziyaret etti ve hastane yetkililerinden bilgi aldı. Hastane çıkışında yurttaşlara hitap eden Demirtaş, “Barışa her yaklaştığımızda vahşice, barbarca saldıranlar Ankara’da bu katliamı hayata geçirdiler” dedi.


Amed ve Suruç'un devamı

“Bu günleri atlatacağız. Bizi iyileştirecek en güçlü ilaç moraldir, umuttur. Bizde yok edemedikleri de odur” diyen Demirtaş, “Bu barbarların gözümüzde umudu, heyecanı gördükleri an çıldırdıkları andır. Umudunuzu kaybetmeyin, bu ülkede barışı isteyenler kazanacak. Acımız, öfkemiz büyük ama hesap soracak kadar gücümüz de cesaretimiz de vardır. Bunların hepsinin hukuk çerçevesinde hesabı sorulacak. Gizli saklı bir katliamla değil, aleni bir katliamla karşı karşıyayız. Diyarbakır’ın Suruç’un devamıyla karşı karşıyayız. Bugünleri el ele vererek atlatacağız” diye konuştu


Darbe yapan klik

Demirtaş, katliamdan sonr ayaptığı açıklamalardan sonra Türk hükümeti ve aparatlarının hedefi oldu. Türk Başbakan bile katliamdan 8 sonra yaptığı ilk açıklamanın büyük bölümünü Demirtaş ve HDP'yi hedef almaya ayırdı. 

Bunun üzerine Demirtaş, KESK Genel Merkezi'nde demokratik kitle örgütlerinin temsilcileriyle katıldığı toplantının ardından bir kez daha konuştu. Erdoğan tarafından atanan Türk Başbakan Davutoğlu'nun bütün Türkiye'nin gözünün içine baka baka yalan konuştuğunu belirterek, "Bu güne kadar hangi katliamın faillerini, arkasındaki güçleri ortaya çıkardınız. Roboskî'nin mi? Gezi'de öldürdüğünüz çocukların mı hesabını verdiniz? Diyarbakır'daki bombanın arkasındaki gücü mü ortaya çıkardınız? Suruç mu ortaya çıktı? Ankara'yı mı çıkartacaksınız?" diye sordu. 

Bunun da çıkmayacağını, çünkü karanlık değil, aleni bir katliam yapıldığını ifade eden Demirtaş, "Bir şekilde Ankara'nın göbeğinde geliriz ve sizi paramparça ederiz mesajı verilmek isteniyor. Bize yönelik bir saldırı değil sadece, kim AKP'ye kafa tutarsa biz hepinizi paramparça ederiz ve üstünü de örteriz demek istiyor. Kimse kimseyi kandırmasın" dedi. 


Yanıldılar, yanılacaklar

"Bize boyun eğdireceklerini zannediyorlarsa bu şekilde geçmişte de yanıldılar, şimdi de yanıldıklarını göstereceğiz" diyen Demirtaş, Başbakan Davutoğlu'nun açıklamalarına işaret etti. Demirtaş, şöyle devam etti: "Başbakan, bu akşam yalanla, yanlışla dolu kendisinin bile inanmadığı bir konuşma yaptı. Her şeyden önce şunu belirteyim: Sadece birkaç ay içerisinde 150 den fazla arkadaşını bu ve benzeri saldırılarda kaybetmiş kişi olarak konuştum ve konuşuyorum, konuşmaya devam edeceğim. Tek birinin failini yakalamadınız. Ankara’nın da failini yakalamayacaksınız. Arkasındaki güçleri ortaya çıkarmayacaksınız. 


Sen kimsin, nesin?

100 arkadaşımın katledildiği mitingle ilgili konuşuyor, konuşmasının yarısından fazlasını bana tehdide ayırıyor. IŞİD’le ilgili tek bir kınama cümlesi duydunuz mu? Yok. Halen bizi tehdit ediyor. Sen kimsin, nesin? Bizim başbakanımız değilsin doğru, ama bizim bu şekilde anbean günbegün katilimiz olmana da izin vermeyeceğiz. Bizi bu şekilde tehdit etmenize, boyun eğdirmenize asla müsaade etmeyeceğiz. Her gün ölüyoruz, ölen biziz. Asker de biziz, polis de biziz, Türk de biziz, Kürt de biziz. Her ölümden sorumlusunuz ve bunun hesabını vereceksiniz. Bağımsız yargının karşısına çıkarana kadar mücadelemize devam edeceğiz. 


Bin defa feda ederiz

Böyle elinizi kolunuzu sallaya sallaya bu ülkede her gün katliam yapmanıza izin vermeyeceğiz. Hele kameraların karşısına çıkıp bize parmak sallayıp tehdit ederek korkutacağınızı zannediyorsanız, yanılıyorsunuz. Allah’tan başkasına korkumuz yoktur. Bir canımız var, halkımızın uğruna da bin defa feda ederiz. Saklayacak korkacak bir şeyimiz yok."


Kuş uçsa haberi olur

Ankara'nın Türkiye’nin başkenti, istihbaratın en güçlü şehir olduğunu, kuş uçsa devletin haberinin olacağını ifade eden Demirtaş, "Bugün barış isteyenlerin mitingine adeta 2 tane canlı bombayı kendi elleriyle saldılar. Yetmedi canlı bombalar kendini patlatmış, yerde yaralılar var. 500 yaralı var. Nefes alabilecek durumda değil, kendi emirleriyle polisleri gaz attı oraya. Yaralılar zaten ölmek üzere, bir de gazla boğuştular. Yaralıları taşıyanlar gazla boğuştular. Polisin attığı gazla boğuştular. Polisin TOMA’dan sıktığı suyla boğuştular. 100 cenazemiz yerde, 500 yaralımız var. Bir de TOMA’dan sıkılan gazla suyla boğuştular. Bunların hesabını vermek yerine HDP’yi, Demirtaş’ı suçlayan, konuyu çarpıtan, kendi sorumluluklarını görmezden gelen bir tutum sergiliyorlar. Böyle bir aymazlık olabilir mi? Gazeteci, bakana 'İstifa edecek misin? diye soruyor, beyefendi gülüyor. Gülerek cevap veriyor. 100 tane cenaze morgda bekliyor. Ülkenin atanmış sözde Adalet Bakanı sırıtarak cevap veriyor. Biz bunlara mecbur değiliz" şeklinde konuştu.


Sizin haddinize değil

"Bugün başbakan ben olsaydım, çıkardım Türkiye toplumundan bin defa özür diler, istifa ederdim. Hatta onuru olan istifa değil, intihar eder" diyen Demirtaş, "Böyle bir alçaklık karşısında bunlarda utanma yok. Bir tane haysiyetli, onurlu yok ki ‘istifa edin’ çağrısı yapalım. Ve biz, bunlar tarafından yönetiliyoruz. Nerede, nasıl öleceğimizi, öldürüleceğimizi bilmeden bunlar tarafından yönetiliyoruz. Bunun adına 'ileri demokrasi' diyorlar. O nedenle özellikle Davutoğlu’na sesleniyorum; bizi tehdit ederek, hakaret ederek daha cenazelerimizi morgdayken, daha parçalarını meydandan toplamamışken bizi suçlayan dilden seni men ederim. Haddine değil. Sen Başbakan bile değilsin. Ülkenin yönetimine zorla el koymuş, darbe yapmış bir kliksiniz. Sizin haddinize değil bize parmak sallayarak, bizi tehdit ederek konuşmak. Sizin haddinize değil. Asıl sorunlu, asıl tahripkâr sizsiniz. Her konuşmanız tahrik kokuyor. Cumhurbaşkanından Başbakanına her konuşmanız sadece insanlarımızı birbirine düşman etmeye yarıyor. Size oy verenler vatandaş, geri kalanlar kuluz, tebaayız, düşmanız. Size oy vermediğimiz için geri kalanların hepsinin katli vaciptir. Bunu her gün siz söylüyorsunuz. Her gün kameraların önüne çıkarak ayrımcılığı siz yapıyorsunuz ve yapmaya da devam ediyorsunuz. Utanın sıkılın ve düşün bu ülkenin yakasından. Ülkemizi sizden kurtaracağız. Bu halkları, ezilenleri sizden kurtaracağız." 


ANKARA