Fransa’da bir grup parlamenter, hükümetin tecrit ve buna karşı yapılan açlık grevleri konusunda harekete geçmesini istedi. İsviçre Federal Milletvekili Fabian Molina da Öcalan’sız hiçbir çözümün mümkün olmadığını belirterek tecridin bir an önce kaldırılmasını istedi.

Fransa Ulusal Meclisi üyesi çok sayıda parlamenter, Dışişleri Bakanlığı’na Strasbourg’daki açlık grevi için acilen harekete geçilmesi için mektup gönderdi. Fransa Ulusal Meclisi’ndeki Kürt Araştırmaları Grubu üyesi 8 parlamenterin imzasını taşıyan mektupta, Dışişleri Bakanlığı’nın acilen harekete geçmesi istendi.

Tecrit uluslararası hukukun ihlalidir

Mektupta, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin tüm uluslararası hukuk kurallarının ihlali olduğunun altı çizildi. Mektupta, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecride karşı Strasbourg’da 17 Aralık’ta 14 Kürt eylemci tarafından başlatılan açlık grevinde,  aralarında KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç’un da bulunduğu 7 direnişçinin sağlık durumunun kritik aşamaya geldiğine dikkat çekildi.  Yaşanan durumun artık tahammül edilemez olduğuna vurgu yapılan açıklamada, Fransa ve Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye’deki insan hakları ihlallerinin son bulması için baskı yapması çağrısı yapıldı.

Meclis’teki Kürt Araştırmaları Grubu sıfatıyla Dışişleri Bakanı’na devreye girmesi çağrısı yazılan mektupta, açlık grevi eylemcilerinin hayatlarının tehlikeye girmemesi ve Öcalan’a yönelik tecridin sonlandırılması ve müzakerelerin yeniden başlaması için gerekli çabanın sarfedilmesi istendi.

Sağ ve sol kesimden parlamenterler imzaladı

Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’a gönderilen mektupta imzası bulunan Kürt Araştırmaları Grubu üyesi parlamenterler arasında sağ-liberal Bağımsız Demokratlar Birliği (UDI), ülkenin en güçlü sol muhalefet partisi Boyun Eğmeyen Hareketi (France Insoumise-FI), Fransız Komünist Partisi (PCF) ile Bretagne ve Korsikalı milletvekillerinin içinde olduğu LT Grubu üyeleri de bulunuyor. Mektupta imzası bulunan parlamenterler şunlar: Jean-Christophe Lagarde (UDI Meclis Grup Başkanı), Eric Coquerel (FI), Jean-Félix Acquaviva (Korsika-LT), Elsa Faucillon (PCF), Meyer Habib (UDI), Paul Molac (Bretagne-LT), Jean-Paul Lecoq (PCF), François Pupponi (Korsika-LT).

Öcalan’sız çözüm olmaz

   

Öte yandan İsviçre Ulusal Parlamentosu Sosyalist Parti Milletvekili Fabian Molina, Türkiye’de Öcalan’sız hiçbir çözümün mümkün olmayacağını ifade ederek, tecridin kaldırılması gerektiğini söyledi.  Tecride karşı DTK Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven öncülüğünde başlayan açlık grevlerindeki direnişçilerle dayanışma içerisinde olduğunu söyleyen Molina, “Bu eylem her türlü baskıya rağmen Kürt halkının alternatifsiz olmadığının göstergesidir” dedi.

ANF’den Serkan Demirel’in sorularını yanıtlayan Molina kısaca şunları belirtti: “Öncelikle, bütün açlık grevi eylemcileri dayanışma içerisinde olduğumu dile getirmek isterim. Bugün siyasetçiler açlık grevinde çünkü; bu insanlar haklı olarak böyle bir eylemi gerçekleştiriyor. Çünkü bu insanların politik düşüncülerini ve taleplerini dile getirecek hiçbir alternatif alan ve seçenek bırakılmamış. Aynı zamanda bu açlık grevleri, Kürt halkının bütün baskılara rağmen seçeneksiz olmadığının bir göstergesi, stratejik olarak böyle bir eyleme gidilmiş diye düşünüyorum. Açlık grevleri, Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasına yönelik bu zaten başka bir önem taşıyor. Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması gerekir, Öcalan ile görüşülmesi gerekir. Çünkü Öcalan olmadan Türkiye’de uzun vadeli bir çözüm olamaz. Bu da iyi bilindiği için bugün insanlar açlık grevlerinde. Öcalan, Kürt halkının mücadelesi içerisinde kilit bir figür. Aynı zamanda herkes iyi biliyor ki; Kürt sorununun çözümünde Öcalan büyük bir öneme sahip ve bu noktada kilit bir rol oynuyor. Öcalan olmadan Kürt sorununa bir çözüm bulmak çok zor. Bundan kaynaklı ben açlık grevlerini eylemlerinin taleplerini destekliyor ve evrensel temel insan haklarının Öcalan’ı da kapsayacak şekilde herkese eşit bir şekilde uygulanması gerektiğini savunuyorum. Öcalan’ın rolünün önemini göz önüne aldığımızda ailesi, avukatları ve siyasi heyetlerle görüşmesinin engellenmesi kabul edilemez. Öcalan ile görüşmeler yapılarak, yeniden barış görüşmelerine dönülmesi gerekir. Barış sürecinin ardından tekrardan savaşın başlaması ile birlikte Kürt bölgelerinde yaşanan ölümleri ve insan hakları ihlallerini göz önüne aldığımızda, Türkiye’nin acilen yeniden bir barış sürecine dönmesi gerekliliği ortaya çıkıyor. Bu da Öcalan ile görüşülerek yapılır.  Öcalan’ın özgürlüğünü sağlayacak bağımsız yargıdır, bunu da Türkiye’de bulmak zor. Ama durumun politik yanını gözönüne aldığımızda Türkiye’de Öcalan’sız hiçbir çözümün mümkün olmayacağının kesinliği. Bu nedenle Öcalan ile birlikte bir yol bulunması gerekir, Kürtleri tekrardan masaya getirecek olan Öcalan’dır.”

Avrupa Konseyi, CPT’nin üzerine düşen rolü oynaması gerektiğini de sözlerine ekleyen Molina İsviçre Hükümeti’nden ise Türkiye’ye silah satışlarını durdurmasını istedi. Molina, “İsviçre’nin PKK’yi ‘terör örgütü’ olarak görmemesinden gurur duyuyorum” derken, AB’nin PKK’ye ‘terör listesi’nde yer vermesini ise “gülünç” olarak niteledi.

 

ANF/PARİS/BERN

 
 

İsveç’ten Güven’e bir destek daha

   

İsveç Sol Parti’nin Gavle İl Başkanı Tord Fredriksen, tecridin kaldırılması ve açlık grevinde bulunanlarla dayanışma amacıyla görüntülü bir mesaj yayınladı.  Fredriksen, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması için 94 gündür süresiz dönüşümsüz açlık grevinde bulunan DTK Eşbaşkanı ve HDP Milletvekili Leyla Güven’in mücadelesine destek verdiğini açıkladı. Konuşmasını videoya kaydederek ANF’ye gönderen Fredriksen, kardeş partileri HDP’nin açlık grevinde bulunan milletvekili Güven’le dayanışma içinde olduğunu söyledi.

 

ANF/GAVLE