Perşembe akşamı TRT 1'de Türk cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Kobanê, çözüm süreci, başkanlık sistemi ve paralel yapı gibi konuları değerlendirdi. Erdoğan'ın esas gündemi başkanlık sistemi ve paralel yapıydı. Diğer konuların tali olduğunu çok net gördük. Hele çözüm süreci konusunda bir kaç eski cümle dışında söyleyecek sözü yoktu. Türkiye'nin geleceğini Kürt sorunun çözümü ve Türkiye'nin demokratikleşmesi konularını öncelikli bir sorun gibi gören cumhurbaşkanı yok karşımızda. Sadece kendi iktidarını ve iktidar anlayışını devlet sistemi haline getirmeye çalışan bir Erdoğan var.
Türkiye'nin demokratikleşmesini ve Kürt sorununun çözümünü 'güvenlik paketi'ne hibe etmiş, oy devşirmeye çalışan bir hükümet, saltanatını devam ettirmek isteyen bir Cumhurbaşkanı var karşımızda. HDP dışındaki partilerin ise durumu daha vahim. Kuru muhalefet dışında hiç bir hedefleri yok.
O zaman demokrasi, insan hakları, kadın özgürlüğü, işçi, çocuk, ekoloji, kimlik gibi temel gündemleri olanlara iş düşüyor.
Ocak ayı bitiyor, çözüm süreci içinde geriye sayımın başladı. Gündemlerin değişken, zamanın akışkan olduğu bir dönemden geçiyoruz. Dolayısıyla esası sürekli gözden kaçıran bir durum ortaya çıkıyor.
Aralık ayında Kürt Halk Önderi Öcalan'ın hazırladığı ve KCK yetkililerin kabul ettiği çözüm taslağı kısmi olarak basına yansımıştı. Hükümetin taslak konusunda şimdiye kadar hiç bir açıklaması olmadı. Açıklama yapmadığı gibi taslağın içeriğinin açıklanmasını da istemiyor.
Oysa taslak açıklandığında; hükümet taslağı kabul ederse '4-5 ay içerisinde Kürt sorununun demokratik çözümü gerçekleşir' açıklaması yapılmıştı.
Eğer Türkiye'nin aydınları, demokratları, halkları, inançları gerçekten demokratik bir Türkiye istiyorsa; öncelikli olarak HDP heyetinin başlıklar olarak sunduğu sayın Öcalan'ın taslağının açıklanmasını ve tartışmaya açılmasını istemesi gerekir. Türkiye'nin demokratik sisteme kavuşması, başkanlık sisteminden çok daha önemli ve acil bir sorundur. Bunu hükümetten beklemek nafile bir bekleyiştir. İktidarlar kendi çıkarları söz konusu olunca ancak demokratik sistemlere yanaşabilir. AKP iktidarının böyle bir derdi yok. Olamazda. AKP, kendi iktidar çıkarını demokrasiden yana görmüyor. Baskı rejiminin çocuklara kadar yansıdığı bir zihniyetin demokrasi inşa etmesi beklenemez. Oysa Kürt sorunu, Türkiye'nin demokratikleşmesi sorunudur. O halde HDP heyetinin Aralık ayında basına açıkladıkları aşağıda ki maddeleri tartışmak hem Türkiye'nin demokratik sistemi, hem de Kürt sorununun çözümü için elzemdir. Yine seçim gündemi açısından da oldukça önemli taleplerdir. Ayrıca bu gündemler, çözüm süreci konusunda kimin samimi olup olmadığını test etmesi açısından da turnusol niteliğindedir.
Sayın Öcalan'ın hazırladığı ve HDP heyeti tarafından açıklanan başlıkları hatırlarsak:
* Tarih boyunca Ortadoğu'da Kürt-Türk ilişkilerinin mahiyeti ve günümüzdeki durumu.
* Kürt-Türk ilişkisindeki sorunsallığın esas olarak devletin dönüşümü olması gerçekliği. Güncel iktidarların bu meseleyi iktidarlaşma aracına dönüştürmeleri. Uygulanan kör şiddet ve bunun yarattığı sonuçlar.
* Çözümün sistemsel özelliği ve Ortadoğu'daki kaçınılmaz etkisi,
* Çözümün barış ve evrensel demokrasiyle bağı. Demokratik barışın devlet ve toplum yapısında yol açacağı kaçınılmaz reformlar.
* Sürecin anayasal ve yasal sonuçları,
* Sürecin güvenlik boyutu,
* Sürecin sosyal-kültürel etkileri,
* Sürecin kadın özgürlüğü boyutu ve ekolojik sonuçları,
* Cumhuriyet tarihi boyunca varlıkları yadsınan ve dışlanan tüm unsurların özgürce ve eşitçe tanınması. Bu unsurların, yeni norm sisteminde yer alma biçimleri ve özgünlükleri.
* Yeni, çoğul, demokratik kamu düzeni.
* Demokratik siyasetin doğru tanımlanması ve içeriği.
* Kimlik kavramı, tanımı ve tanınması. Çoğul, demokratik eşit ve yasal güvenceli çözüm.
* Demokratik çözümün ulusal ve bölgesel(yerel) boyutlarının doğru tanımlanması. Anayasal ve yasal karşılıkları.
* Vatandaşlık tanımı. Yasal ve özgür vatandaş,
* Sürecin sosyo-ekonomik sistemle ilişkisi ve yeniden tanımlanması.
* Kültürel çoğulculuk ve özgürlük,
* Yakın tarihle hakikatler temelinde yüzleşme mekanizmaları. TBMM nezdinde oluşturulacak mekanizmalar.