Fransa’nın Calais liman kentinde bulunan sığınmacı kampının yıkımı sırasında, çadırlarını bırakmak istemeyenlere polis, biber gazı ve tazyikli su ile müdahale etti. Yıkım geçici olarak durdurulurken gönüllülerin de buraya yönelik çalışmalarına aralıksız devam ediyor. 

Britanya ile Fransa arasındaki mülteci krizi, Calais liman kentindeki kamp nüfusunun giderek artması ile git gide çıkmaza giriyor. Geçtiğimiz haftalarda İngiliz mahkemesinde alınan kararlar, Fransız hükümetinin kampı kaldırmaya yönelik çalışmaları, yine Fransız mahkemesinin kamp ile ilgili kararının yanı sıra ‘The jungle’da yaşanan insanlık dramı ile gündemden düşmeyen kamp, ayrıca İngiliz yardım kurumları ve gönüllüleri ile uzun süre Avrupa’nın ortasındaki ‘insanlık ayıbı’ olarak kalacağa benziyor. 

Özellikle son 1 yıl içerisinde çok önemli gelişmelerin yanında, sayısız ölüm, polis saldırısı ve insan hakları boyutuyla sık sık başlıklara taşınan ‘The Jugle’ son olarak İngiliz İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn’in ziyareti ile gündeme gelmişti. Corbyn’in ziyareti ile İngiltere’ye geçme umutları ikiye katlanan mülteciler son günlerde ise Fransız hükümetinin ve polisinin baskıları karşısında direniyor.


The Jungle’da yıkım başladı

İngiltere ve Fransa mahkemelerinin kamp üzerinde aldığı kararlar mülteci krizini giderek büyütüyor.

Fransa’da uzun süredir tartışmaya neden olan Calais Mülteci Kampı’nın güney tarafı boşaltılmaya başlandı. Valiliğin hijyen gerekçesi ile kapatılmasına karar verdiği kampta 26 Şubat tarihli mahkeme kararı ile kampın sadece güney bölümündeki ‘Planlı yıkım’ işlemleri önceki gün hızlandırıldı.

İngiltere’de de yıkıma tepkiler yükseliyor. Yıkım işlemlerinin başlaması ile Londra’da bulunan aktivistler başbakanlık önünde büyük bir eyleme hazırlanıyor.


Yardım kampanyaları sürüyor

Oluşturduğu Calais Dayanışma Komitesi ile delegasyonlar hazırlayarak üçüncü kere Calais’i ziyarete giderek yardım götüren Britanya Kürt ve Türk Toplum Merkezi (Day-Mer), belediye meclis üyeleri, kurum ve kuruluş yöneticilerinin yanı sıra parlamentoda milletvekillerine yönelik bilgilendirme toplantıları ile özel yazışmalarıyla da lobi çalışmalarını sürdürüyor.


2 bin 500 sterlin yardım

Geçtiğimiz hafta yardım kampanyasını düzenlediği fotoğraf sergisi ile hızlandıran Day-Mer komisyon yetkilileri, sergiden elde edilen yaklaşık 2 Bin 500 Sterlin’e ek olarak yaklaşık 4 tonluk gıda ve giyecek eşyaları ile toplanan bağışlarla da birlikte 1700 Sterlin nakit yardımı bölgeye ulaştırdı. Jungle’da yasal çalışmalar yürüten Care4Calais gönüllüler kurumuna bin 700 sterlinlik yardım verilirken, yine Care4Calais’in sorumluluğundaki yardım deposuna da 2 araç ve 1 otobüs bagajı dolusu yardım da teslim edildi. 


DİDF’ten kampanya

15 kişilik bir kadro ile bölgeye dayanışma amaçlı desteğe gelen Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) yetkilileri de bölgedeki çalışmalara katılarak, daha fazla duyarlılık yaratmaya yönelik çalışma yapacaklarını kaydetti. 

Day-Mer’in kardeş kuruluşu DİDF ile beraber bölgeye hafta sonu ulaştırdığı yardımlarda battaniye, yorgan, mont, yünlü kıyafetler, ayakkabılar, çizmeler, çadır ve çadır yapımında kullanılacak malzemeler, hijyen malzemeleri ile kuru yiyeceklerin yanısıra yüzlerce kutu hazır yemek de depoya teslim edildi. 

Kamptaki aşırı soğuk ve yağmur nedeniyle en çok gerekli malzemeler listesinin başında kıyafetler ve yine yardımların azlığı nedeniyle yemek ihtiyacına büyük katkıda bulunan Day-Mer, kış dönemindeki çalışmalarını kamptaki ihtiyaçlara yönelik hazırladı.


Halkların ortak acıları ve ortak umutları 

Calais Afganistanlı, Iraklı, Kürdistanlı, Filistinli, Nijeryalı gibi birçok halktan insanın savaştan kaynaklı ülkelerini terk etmesi ile Britanya’ya geçme umudunun kesiştiği nokta. Calais’taki mülteci kampında, açlık, susuzluk ve soğuk ile boğuşan mülteciler ölüm olayları ve Fransız polisinin insanlık dışı uygulamalarıylada karşı karşıya. 

Fransa hükümetinin Calais Mülteci Kampı’nda önceki gün yıkım başlatması üzerine, mülteciler direnişe geçti. Yıkımı sırasında çatışma çıktı ve dört kişi gözaltına alındı. 150 kadar gösterici İngiltere-Fransa arasındaki otobanı trafiğe kapattı. Gerginlikten dolayı, yıkım ertelendi. Fransız yetkililer, mültecilerin Manş tünelini kullanarak İngiltere’ya geçmesine engel olmayı amaçlıyorlar.

Herşeye rağmen daha güzel yarınlar, iş ve ekonomik gelir umuduyla birçok dilden, din ve ırktan insanın buluşma yeri Calais, tarihte Avrupanın kanayan yarası olarak şimdiden yerini aldı. 



EREM KANSOY/CALAİS