Acıyı artırma arayışı

❏

MEBYA-DER Eşbaşkanı Şeyhmus Karadağ, tüm dünya salgına karşı alınması gereken önlemlere yoğunlaşırken AKP-MHP hükümetinin, mezarlara bile saldırarak,  “Ailelerin acısını nasıl artırırım” diye çabaladığını söyledi.

Şehit mezarlarına saldırılar ve ailelerine dönük baskılar devam ediyor. Yakınlarının mezarları tahrip edilen aileler mezar başlarında nöbet tutmaya başlarken, bazı aileler ise olası bir saldırıya karşı mezar ziyaretlerini sıklaştırdı. Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER) Eşbaşkanları, ailelerin yakınlarına ait bir mezar olsun diye, yıllarca mücadele ettiğini hatırlatarak, canı pahasına mezarlara sahip çıkacağını söyledi.

MEBYA-DER Eşbaşkanı Şeyhmus Karadağ, iktidarın,  “Ailelerin acısını nasıl artırırım” diye çabaladığını belirterek, “Hükümet resmen ‘hem öldüreceğim hem de mezarlarını ortadan kaldıracağım’ diyor. Öyle bir politika izliyorlar ki, hiçbir dinde ve anlayışta olmayan bir yaklaşım bu” dedi. AKP hükümetinin, her fırsatta Müslümanlığı, İslamiyet’i öne sürerek propaganda yaptığını dile getiren Karadağ, “Bunlar dindar değil kindardır. Özellikle Kürtler söz konusu olunca kindarlaşıyorlar. Kürt halkının değerlerini ayaklar altına almak istiyorlar” şeklinde konuştu.

 Aileleri yalnız bırakmayacağız

 Ailelerin başvuru yapması durumunda hukuki olarak her türlü girişimde bulunacaklarını ifade eden Karadağ, “Hukuki ve siyasi olarak onları yalnız bırakmayacağız. Şimdiye kadar Silvan’dan dört aile bize başvuru yaptı” diyerek gerekli işlemler için hukukçular ve İnsan Hakları Derneği (İHD) ile irtibat halinde olduklarını belirtti. Ailelere çağrıda bulunan Karadağ, şunları ekledi: “Bu hoyratça saldırılara karşı birlikte direnelim. Birlikte direnerek saldırıları boşa çıkaralım. Kürt halkı hiçbir zaman bu hoyratça saldırılara boyun eğmedi. AKP de bunu bildiği için saldırılarını artırıyor.”

Sadece yöntem değiştiriyor

 İktidarın Kürtlere dönük saldırılarının sadece yöntem değiştirdiğini; kimi zaman mezarların bombalandığını, kimi zaman kazıldığını, kimi zaman da cenazelerin mezarlardan çıkarıldığını hatırlatan MEBYA-DER Eşbaşkanı Yüksel Almas da ailelerin mücadelesinin tüm baskıları boşa çıkardığını kaydetti.

 Ev yıktırmaktan mezara

 1990’lı yıllarda köy baskınlarında askerlerin, köylülerin eline kazma-kürek vererek, kendi evlerini yıkmalarını istediklerini hatırlatan Almas, yaşadığı evin de askerler tarafından ailesine zorla yıktırıldığını söyledi. “Aynı zihniyet devam ediyor” diyen Almas, Kürtlere yıldırma politikasının uygulandığını vurguladı.

 

Mezar olsun diye

 Almas, şunları ifade etti: “Sadece bir kemik, o kemiği sahiplenmek için mücadele eden ailelerimiz var. Bir parça kemik de olsa aileler değerlerini koruyacak ve bu mücadeleyi inatla sürdürecek. Aileler, saldırganları boşa çıkaracak.”

Aynı acıyı bir kez daha

Hakkari’nin Gever ilçesinin Orman Mahallesi’nde 7. kez saldırıya uğrayan mezarlıkta mezarları bulunan 11 yaşındaki Oğuz Güzel’in annesi Keve Güzel ve 14 yaşındaki Doğan Güzel’in annesi Fatma Güzel, saldırıya tepki göstererek, her saldırıyla yeniden aynı acıyı bir kez daha yaşadıklarını söyledi.

 

Devlet geleneğidir

Yaşananların ahlaki ve vicdani hiçbir açıklaması olmadığına vurgu yapan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Üyesi Av. Ramazan Kurt ise Kürt halkının manevi değerlerine saldırı politikasının, iktidar ve rejimler değişse dahi değişmediğine dikkat çekti. Av. Kurt, şöyle konuştu: “Son dönemde de geliştirilen insanlık onurunu rencide edici saldırılar, devletin tüm erklerinin katılımıyla güncellenmiştir. Söz konusu saldırılar, münferit bir durum değildir. Devlet aklının, geleneğinin bir ürünüdür. Saldırıların bu şekilde tanımlanması daha sağlıklı bir mücadeleyi ve insani tepkiyi de beraberinde getirecektir. İnsan onuruna, cenazeye, kötü muamele yasağına bu coğrafyadaki tüm halkların tarihsel, kültürel, manevi değerlerine açıkça aykırı olan bu kötü muamele karşısında sorumlular hakkında hukuki yollara başvuracağımızı ve olayın takipçisi olacağımızı belirtmek isterim.”

AMED/HAKKARİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.