
ANF’ye konuşan KCK Yürütme Konseyi Üyesi Sabri Ok, tutsakların insanca yaşam haklarının daraltıldığını, giderek en temel bazı insani hakların bile ortadan kaldırıldığını hatırlattı. Ok, “Bu onurlu bir direniştir. Bize gelen bilgiler mesela devrimci arkadaşların bulunduğu koğuşlara eroin kullanan insanlar konuluyormuş, adli tutuklular, hırsızlar konuluyormuş, bu kendi başına bir sorundur. Siyasi ulusal iddiaları olan devrimciler en onurlu insanlardır” dedi.
İran yeni perspektife kavuşmalı
Son DAİŞ saldırıları ardından İran’ın Ortadoğu’daki gelişmeleri daha iyi analiz etmesi gereken bir konumda olduğunu belirten Ok, Ortadoğu’da önemli gelişmelerin yaşandığı bir süreçte doğru olanın, Kürtlerle sorunlarını müzakere yoluyla çözmesi olduğuna işaret etti. “Doğru olan bölge ve dünyadaki gelişmelerle beraber, İran devletinin de kendisini reforme etmesi, demokrasiye duyarlı hale getirmesi, daha demokratik ve özgürce bir arada yaşamanın perspektifini oluşturması lazım” diyen Ok, Türkiye’de olduğu gibi İran’da da meselenin Kürt sorununun çözümsüzlüğünden kaynaklandığına işaret etti. Sabri Ok, Tahran yönetiminin Kürt sorunu karşısında politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini belirtti. Ok sözlerini şöyle sürdürdü: “İran için Kürtlerle karşıtlaşmanın bir yararı yoktur. Aksine Kürtlerle kendi halklarını demokratik ve özgürce bir arada yaşama çabası hem İran’ın lehinedir, hem de Kürt halkı bundan memnun olur. Böylesi bir süreçte zindanlara yönelerek, hak kısıtlamalarına gitmek, baskı yapmak, insanları fiziki ve psikolojik olarak zorlamaya çalışmak doğrusu kabul edilecek bir durum değildir. Umarım bu politikalar yerel yöneticilerin, idarecilerin yaklaşımları sonucunda gelişmiş olsun. Eğer böyleyse bunun hızla düzeltmelerinde büyük yarar vardır. Hareket olarak böyle bir beklenti içerisindeyiz. Halkımız da böyle bir beklenti içerisindedir.”
Vakit geçirmeden çözün
İran devletine, yakın geçmişte Kürt tutsakların idamı sonrası gelişen tepkileri de hatırlatan Sabri Ok, “Açlık grevi sürdükçe Kürdistan’ın diğer parçalarında da gelişecektir, Avrupa’da gelişecektir. Böyle büyük tepkileri göze alacağına, zorlanacağına, daha akılcı, daha pratik bir temelde bu sorunları çözmesi daha doğrudur. Bizim çağrımız bu sorunların hemen hiç vakit geçirmeden mutlaka çözülmesidir” dedi.
Direnişçilere sahip çıkın
Sabri Ok, Kürt halkı ve demokratik çevrelere de İran’daki zulüm politikalarına karşı seslerini yükseltmeleri çağrısında bulundu: “Bu tür direnişlere, Kürtlerle beraber aslında toplum vicdanı taşıyan herkes duyarlı olmalıdır. Çünkü bu bir insanlık sorunudur. Kürt halkının kendi çocuklarına, bu halkın onurunu temsil eden devrimcilere, direnişçilere sahip çıkması gerekiyor. Kürt halkının bulundukları her yerde meşru ve demokratik temelde mücadeleyi yükseltmeleri ve toplumu buna karşı duyarlı hale getirmeleri gerekiyor. Yine vicdan sahibi her insanın bu mücadeleye katılması gerekiyor.”
İdam tehdidi altındalar
Adli tutuklular ile aynı koğuşlara konulmaları ve cezaevlerindeki baskılara karşı Urmiye Cezaevi’ndeki 29 PKK, PJAK ve PDK-İ üyesi Kürt siyasi tutsak, 19 Kasım’da açlık grevine başladı. Açlık grevi ardından psikolojik baskı, sürgün, işkence gibi yöntemler devreye koyuldu; açlık grevindeki bazı tutsaklar hakkında “idam” hükmü çıkarıldı. Buna karşın Urmiye’deki direniş diğer cezaevlerine de yansıdı. Recayi Şehr, Zahidan, Sine, Bender Lenge ve Zahidan cezaevlerindeki Kürt siyasi tutsakların da destek için açlık grevine başladığı öğrenildi. Açlık grevindeki siyasi tutsakların isimleri ise şöyle: Eli, Weli ve Cafer Efşari (üç kardeş), Şerko Hesenpur, Mıhemed Hesenpur, Ebdullahi Hesenpur, Xızır Resul Mirwed, Saman Nesim, Emir Meladost, Şirwan Nıjawi, Cafer Mirzayi, İbrahim İsapur, Ebdullah Efxeri, Ebdurheman Sıleman, Ebdıllah Omeri, Seyd Sami Hıseni, Ebdulla Hemudi, Ehmed Temuyi, Osman Mıstefapur, Behruz Alxani, Mıstefa Eli Ehmed, Yusıf Kakememi, Seyd Cemal Mıhemedi, Erefat Aşgari, Keyhan Derwişi, Mansur Arvend, Eli Reza Resuli, Şoreş Efşari ve Mıstefa Dawudi.
ANF/BEHDİNAN