Fransa’nın Strasbourg kentinde bulunan Avrupa Konseyi önünde Abdullah Öcalan’a Özgürlük Kürt Halkına Statü İnsiyatifi’nin 16 kişi ile başlattığı 5 günlük uyarı açlık grevi eylemi, 4. gününde

Abdullah Öcalan’a Özgürlük Kürt Halkına Statü İnsiyatifi, 13 Şubat 2015 tarihinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’nın özgürlüğü için Avrupa Konseyi’ne teslim ettiği 10 milyon 300 bin imzanın gereğini sorgulamak ve Öcalan üzerindeki tecride dikkat çekmek için Kürt kurum temsilcileriyle birlikte uyarı eylemi yapıyor. 

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) temsilcileri eylemcileri ziyaret etti. AKPM Almanya Dışişleri Komisyon üyesi Andreas Hunko, İzlanda eski İçişleri Bakanı ve Avrupa Konseyi Parlamento Üyesi Ogmundur Jonasson, AKPM üyesi İsviçreli Andreas Gross, zuyaret sırasında yaptıkları açıklamada, Öcalan üzerindeki tecridi yakından takip ettiklerini, özellikle de Türk devletinin Medya Savunma Alanları’nı bombalanması gündeme getirdiklerini söyledi. 

KONGRA GEL Eşbakanı Eşbaşkanı Remzi Kartal, Öcalan’ın tecrit altında tutulmasını kabul etmediklerini ve kaldırılması gerektiğini söyledi.

Uyarı amaçlı açlık grevi yarın kitlesel bir basın açıklamasıyla sonuçlandırılacak. Basın açıklamasından sonra yaklaşık 30 Kürdistanlı genç bisikletleriyle Cenevre’deki BM binası önüne gidecek. Bisiklet turunun 7 gün süreceği bildirildi.


Temaslar da eşlik etti

KONGRA GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal gazetemize yaptığı açıklamada, açlık grevi eylemi ile eş zamanla Avrupa Konseyi’nin oturumları olduğunu hatırlattı.

Açlık grevini yürütenler adına bir heyetin oluşturulduğunu aktaran Kartal, 5 günlük açlık grevi boyunca Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği, Asamle başkanları, grup başkanları, ülke milletvekilleri ve komisyonlarla görüşmek için yoğun bir çaba içinde olduklarını dile getirdi. Kartal, “İşkenceyi Önleme Örgütü (CPT) ve Avrupa Konseyi ile geçmiş dönemlerde bazı inisiyatifler oluşturarak görüşmeler yapılmıştı. Bu görüşmelerde Önder Apo’nun özgürlüğüne ilişkin bazı talepler olmuştu. Bizlere bunların takip edileceğine dair söz verilmişti. Şimdi verilen sözü hatırlatıyoruz. Ülkede gelişen topyekün savaşı ve Önder Apo üzerindeki tecriti ve kendisinin özgürlüğü, ülkedeki barışa ve huzura sunacağı katkıyı anlatıp süreç ile ilgili dosyalarımızı sunuyoruz” dedi.


Sadece dışarıya değil

Açlık grevi eylemine ilginin yoğun olduğunu belirten Kartal, “Bu eylem ve etkinlikler ilgiyi daha da arttırıyor. Şunu da belirtmem gerekiyor; bu tür eylemler sadece dışarıya yönelik değil, kendi halkımızı ayağa kaldırma amacı da var. Duyarlılık yaratmak istiyoruz” diye konuştu.

Sadece Avrupa Konseyi’nin önünde bir eylem yaparak değil, tüm Avrupa’da geliştirilecek halk diploması ve tüm Kürt kurum ve kuruluşların da etkinlikleriyle halkın duyarlı kılabilineceğine dikkat çeken Kartal, şunları söyledi: “Daha önce de Cenevre’den Strasbourg’a uzun yürüyüş, 52 günlük açlık grevi, daha sonra Lüksemburg, Almanya ve İsviçre’den Strasbourg’a yürüyüşler yapıldı. Ayrıca Önder Apo’nun özgürlüğü için yığınla eylemlikler gerçekleştirdik. Şimdiki açlık grevi de, geçmişteki eylemlerin devamı olan bir uyarı eylemidir.”


Tecrit sürdükçe eylemler sürecek

Kartal, Öcalan’ın özgürlüğünün Kürt mücadelesi, Kürtler ve dostları için olmazsa olmaz bir konu olduğunu vurgulaayar, şunları ekledi: “Çünkü Önder Apo’nun özgürlüğü, Kürt sorunun çözümüdür, bölgede barış ve demokrasinin kurumsallaşmasıdır, sorunların çözümü ve zemidir. Bu eylem sonucunda doyurucu bir sonuç alınmazsa, Önder Apo’nun özgürlüğüne dek bu eylem ve etkinlikler devam edecektir.” 


Bu haksızlık tüm Kürtlere

Avustralya’dan açlık grevine katılan Yusuf Bêmal, “Bu haksızlık başkanın şahsında tüm Kürtlere, hatta ilerici insanlığa yapılmıştır” dedi. Bêmal, Rojava Devrimi ile birlikte Avustralya halkının Kürtleri daha yakından tanımaya başladığını dile getirdi.

Avustralya’nın Sidney kentinden açlık grevi için gelen İsmet Taşdan ise şunları kaydetti: “Binlerce kilometre uzaklıkta yaşasak da, yüreğimiz hep ülkede ve Kürt Özgürlük Hareketi ile artıyor. Kürdistan’daki acıları yüreğimizin derinliklerinde hissediyoruz. Sevinçlerine ortak oluyoruz. Bugün burada Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan‘ın özgürlüğü için 5 günlük bir açlık grevi gerçekleşiyor. Bu eylemde bulunmaktan büyük onur ve gurur duyuyorum. Kendim için şerefli bir görev olarak görüyorum. Haksızlığı ortadan kaldırmak ve sesimizi dünyaya duyurmak için buradayız.”

Açlık grevi eylemcilerinden Delal Rubar da “Tecrit, çözüm sürecinin, AKP ve Erdoğan tarafından kabul edilmediğinin göstergesidir” dedi. 

2012’deki açlık grevini hatırlatan Rubar, CPT’nin görevlerini yerine getirmediğini söyledi. Rubar, “Eğer bugün süreç bu kadar tıkanmışsa tecritten kaynaklanmaktadır. 5 günlük açlık greviyle önderliğimizi kurtaramayacağımızı biliyoruz ama bu tecridi gündemleştirip kamuoyu oluşturmaya çalışıyoruz” dedi.

Gençlik çalışmalarında yer alan Çekdar Botan da Öcalan için yapılan tüm etkinliklere gençliğin daha fazla katılması gerektiğini belirtti.


ALİ ONGAN/ERKAN GÜLBAHÇE/STRASBOURG