Düzce T Tipi Cezaevi’nde 5 Ocak’tan beri süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eyleminde olan Ahmet Akbalık, ailesiyle görüşerek kendilerine yönelik işkence uygulandığı ve bu konu hakkında suç duyurusunda bulunmalarını istedi.
Oğlu Ahmet Akbalık’ın eylemi hakkında ANF’ye bilgi veren Mehmet Selim Akbalık, oğlunun ilk başta süresiz-dönüşümlü açlık grevine girdiğini ama 5 Ocak tarihinden itibaren süresiz-dönüşümsüze başladığını söyledi.
Oğlu ile konuştuklarında kendilerine uygulanan işkence ve kötü muamele hakkında bilgi verdiğini belirten baba Akbalık, şunları kaydetti: “Açık görüşe gittiğimizde de kendilerine yapılan işkencenin izlerini gördük. Süresiz-dönüşümlü açlık grevinde iken onlara işkence etmişler.
Ahmet’in kulağı sargılıydı. Başka bir arkadaşının kolu sargıdaydı. Tüm bunlardan dolayı Ahmetlerin bulunduğu suç duyurusu kabul edilmemiş, üstelik cezaevi idaresi tutsaklar hakkında suç duyurusunda bulunmuş. Zaten onları tutsak etmişler bir de işkence yapıyorlar. Onların üzerindeki bu işkencenin kalkmasını istiyoruz.”
Eylemlerine devam edecekler
Tek dileğinin kendine ‘insanım ve vicdan sahibiyim’ diyenlerin açlık grevi eylemlerine destek vermesi olduğunu dile getiren baba Akbalık, “Eğer bizler de birbirimize destek vermezsek, zindanlarda katlediliriz. Grevde olanların kararlarına da saygılı olduğumu söylemek istiyorum. Mehmet Öcalan’ın İmralı’daki görüşmesinden çıkan sonuç eylemde olanları tatmin etmemiş olmalı ki eylemlerine devam edeceklerini açıkladılar. Bu zalimlik artık bitsin istiyorum” diye konuştu.
Hücre cezası
Kardeşi Ahmet ile telefon görüşmesi yaptığını söyleyen abla Dilek Akbalık ise, şunları aktardı: “Kardeşime açlık grevinde olduğunuz için ihtiyaçlarınızı karşılıyorlar mı diye sordum. Kısmen karşıladıklarını yanıtını verdi. 4 kişi açlık grevinde olduklarını söyledi. Zaten onları birbirlerinden ayırmışlar. Ağırlaştırılmış müebbetli olan bir arkadaşlarını hücreye atmışlar. Eyleminin 5’inci gününde yaptığımız telefon görüşmesinde, bir buçuk kilo kaybettiğini söylemişti. Bu zulmün bitmesini istiyor ve ‘Artık yeter’ diyorum.”
ANKARA