Kürtler açlık grevi eylemleri ile yirminci yüzyılın son çeyreğinde tanıştı. Aradan otuz iki yıl geçti ve Kürtlerin Kürdistan’da ve Avrupa’daki ölüm orucu eylemleri halen devam ediyor.
Ölüm oruçları ve açlık grevleri dünya siyasal ve toplumsal mücadeleleri tarihinde birçok ulusal ve sınıf siyasetçisi tarafından bir hakkın kabulü, bir haksızlığın dile getirilmesi için yürütülmüş pasif, şiddet içermeyen bir direniş yöntemidir. Bu direniş yöntemini 1921 yılında Tanganika (Rusya) cezaevinde hiç bir gerekçe gösterilmeden tutuklu bulunan Fanyo Baron, Lev Tcerhny gibi insanların da aralarında bulunduğu onüç tutuklu başlattılar. Bunların hepsi daha sonra Çeka tarafından öldürüldüler.
İrlandalı Cumhuriyetçiler 1923 yılında iç savaşın sonlanmasından sonra Bağımsız İrlanda Cumhuriyeti tarafından yürütülen gözaltına alınma operasyonunu protesto etmek için 8000 tutsak açlık grevine başladı. Deny Bery ve Andrew Sulliven’in ölümünden sonra eylem daha fazla ölüm olayının yaşanmaması için sona erdirildi. İRA üyesi siyasi tutuklular 1981 yılında açlık grevine başladılar. Grev sırasında Boby Sanders’in de aralarında bulunduğu 10 İRA üyesi yaşamını kaybetti. Pasif direnişin önde gelen isimlerinden Mohatma Gandi 1922, 1930, 1933 ve 1942 yıllarında İngiliz hükümeti tarafından tutuklandı. Gandi bu tutuklanmaları sırasında açlık grevine girdi. Gandi ile birlikte Jatin Das ve Bahagat Sıngh de açlık grevine girdiler. Hindistan bağımsızlığını kazandıktan sonra Potti Sreeremlu Telegu dilini konuşan insanlar için ayrı bir devlet kurulması için açlık grevine başladı. Dünyanın birçok diğer ülkesinde de açlık grevleri pasif bir direniş olarak siyasal ve toplumsal mücadelelerin tarihinde yerini almıştır.
Diyarbekir Cezaevi’nde 1981-1988 yılları arasında teslimiyet ve yasa dışı uygulamaları protesto etmek için sürdürülen açlık grevleri ve ölüm oruçlarında M.Hayri Durmuş, Kemal Pir, Akif Yılmaz, Ali Çiçek, M.Emin Yavuz gibi tutsaklar yaşamlarını yitirirken, başta Recep Maraşlı olmak üzere birçok tutsak da sağlık sorunları yaşadılar, halen bu sağlık sorunları ile yaşamayı sürdürüyorlar.
Açlık grevlerinde 24 saat sonra karaciğerde glikoz eksilmesi başlaması ile sağlık sorunları baş göstermeye başlar. Sıvı alınıyorsa açlık grevi süresi bir veya iki ay sürebilir. Ancak ölüm oruçların da bu süre daha azdır. İnsanlar keyfi olarak kendilerini aç bırakmazlar. Kendilerini açlığa yatırmanın mutlaka bir siyasal nedeni vardır. Bu nedenler bazen cezaevlerinde yürütülen yasa dışı uygulamaları sona erdirmek içindir. Bazen bir yasa maddesinin değiştirilmesi, tecrit koşullarının kaldırılması, siyasi bir statünün tanınması içindir. Kendisini bu tür eylemliklere katanlar için önemli olan haklı taleplerinin dünya ve kendi kamuoyunda ses getirmesi uygulanan haksızlıkların ortadan kaldırılmasıdır. Dünya ve Türkiye kamuoyu Kürtlere yapılan haksızlıklara, Öcalan’a uygulanan tecride, Kürtlere statü tanınması konusunda üç maymunları oynuyorlar. Biz görmedik, duymadık, işitmedik diyorlar. Nasırlaşmış vicdanların, kör olmuş gözlerin, işitmeyen kulakların Kürtlerin haklı taleplerine karşı duyarsız yaklaşmaları anlaşılırdır.
Mademki dünya kamuoyu, demokratik kurum ve kuruluşlar Kürtlerin haklı taleplerine karşı üç maymunları oynuyorlar, Kürtlerinde bu duyarsız kamuoyunu, kurum ve kuruluşları gaflet uykusundan uyandırmak için başka demokratik yöntemleri bulmaları gerekiyor dur diye düşünüyor, Kürtlerin bu güncelliğini yitirmiş eylemliliklere son vermesini diliyorum.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* PKK MK üyesi Mehmet Sevgat 8 Nisan 1987 tarihinde Herekol dağında TSK ile giriştiği çatışmada şehit düştü.
* Bitlis Kürt Hareketinin öncüsü Mela Selim Efendi 9 Nisan 1914 tarihinde Bedlis’te idam edildi.
* İlk Kürtçe mizah dergisi TEWLO 10 Nisan 1992 tarihinde Serhat Bucak’ın imtiyaz sahipliğinde, Tarık Tolunay’ın yazı işleri müdürlüğünde İstanbul’da yayınlanmaya başlandı.
* 10 Nisan 1930 tarihinde Irak hükümeti Kürdistan’ın güneyinde Kürtçe’yi resmi dil olarak kabul etti.
* 10 Nisan 1991 tarihinde BM aldığı karar gereğince Güney Kürdistanlılar çekiç güç’ün denetiminde topraklarına geri döndüler.
* 12 Nisan 1995 tarihinde Hollanda’nın Lahey kentinde PKDW (Kürdistan Sürgün Parlamentosu) ilk toplantısını üyelerinin yemin etmesi ile tamamladı. PKDW daha sonra sırası ile Viyana, Moskova, Kopenhagen, Oslo, Roma, Brüksel ve Roma’da toplantılarını gerçekleştirdi. PKDW tüzüğü gereği KNK’nin kuruluşu ile kendisini fesh etti.
* 14 Nisan 1925 tarihinde Azadî örgütünün kurcularından ilk G.Başkanı Cibranlı Halit Bey, Bitlis eski milletvekili Yusuf Ziya Bey, Teğmen A.Rıza, Y.Ziya Bey’in damadı Faik ve Mela A.Rahman Bedlis’te idam edildiler.
* 14 Nisan 1959 tarihinde Kürtlere karşı Kerkük olayları nedeni ile misilleme yapılmasını isteyen CHP Niğde milletvekili Asım Eren İstanbul Üniversitesinde okuyan 105 Kürt tarafından protesto edildi.
* 15 Nisan 1925 tarihinde Binbaşı Kasım’ın ihbarı sonucu Şeyh Seid ve arkadaşları Varto yakınındaki Abdurrahman Paşa köprüsünde TSK’lerine esir düştüler.
Açlık grevleri