HPG Basın İrtibat Merkezi (BİM), Adaklı’da 17 Ağustos günü aralarında YJA Star komutanlarından Dicle Zafer’in de yer aldığı 5 gerillanın şehit düştüğünü duyurdu.

Türk ordusu 16 Ağustos günü Bingöl’ün Adaklı ilçesine bağlı Şehit Xebat alanında geniş kapsamlı bir operasyon başlatmıştı. 17 Ağustos günü çatışmalar yaşanmıştı. BİM, bu çatışmada, Dicle Zafer (Raife Yılmaz / Mardin / Leman - Hasan), Ferhat Rodi (Saygı Aydın / Muş / Haylu - Said), Reşit Çewlik (Veysel Alparslan / Bingöl / Fevziye - Kemal), Yona Dersim (Erol Uluca / Dersim / Saime - Mustafa) ve Zin Xweza (Suna Acu / Şırnak / Ayşe - Yusuf) şehit düştü.

   

YJA Star Merkez Karargah Komutanlığı da yazılı bir mesajla, hayatını kaybeden gerillaları andı ve başsağlığı dileğinde bulundu. Açıklamada devamla şunlar yer aldı: “YJA Star komutanlarımızdan Dicle Zafer yoldaş 20 yıllık mücadele hayatında Medya Savunma Alanları’nda bir çok çalışmanın sorumluluğunu üstlenmiştir. Botan, Amed, Garzan, Erzurum eyaletlerinde pratik yürütmüş, emek vermiş ve komutanlık yapmıştır. Devrimci kişiliğinde sadeliğin, emeğin sembolü olduğu kadar komutanlığında cesaretin ve başarı tarzının da örneği olmuştur.

Zîn Xweza arkadaş da Kürdistan’da direnişin kalelerinden Cizre’de yurtsever bir aile kültürü ile yetişmiş ve mücadele saflarına katılmıştır. Bu özün gücü ile hızlı gelişen bir yoldaşımız olmuştur. Erzurum eyaletinde pratik yürütmüş. Canlı ve dinamik kişiliği ile zorlukların üstesinden gelen ve gelişim iddiasını büyüten bir yoldaş olmuştur. Başarıya odaklanan savaşçı ve cesur kişiliği ile yoldaşlarının yüreğinde iz bırakmıştır.

Ferhat Rodi, Reşit Çewlik ve Yona Dersim yoldaşlarımız Türk devlet faşizminin halkımıza ve değerlerimize hunharca saldırdığı dönemlerde gerilla saflarına katılarak Özgürlük Mücadelesi içerisindeki yerlerini almışlardır.

17 Ağustos Adaklı şehitlerimiz, her daim hatırlanacak ve hiçbir zaman unutulmayacak bir destanın yaratıcısıdırlar.”

 

ANF/BEHDİNAN

 
 

Hepsinin sağ bilekleri kırılmış

   

Farklı tarihlerde yaşanan çatışmalarda ve hava saldırılarından şehit düşen birçok HPG’linin cenazesi, kimlik tespiti için götürüldüğü Malatya Adli Tıp Kurumu (ATK) Morgu’nda bekletiliyor. Yakınlarına teslim edilmesi beklenilen cenazelerin birçoğu, aileler tarafından teşhis edilmesine rağmen DNA eşleşmesi geciktiği için önce kimsesizler mezarlığına defnediliyor. Çocuklarının cenazelerini teşhis için giden aileler ayrıca, ATK morgunda bekletilen cenazelere de tek tek bakmak zorunda kalıyor. Morgda cenaze torbaları içinde yere serilen cenazeler arasından yakınlarını teşhis etmeye çalışan ailelerden bazıları, vücut bütünlüğü olmayanları teşhis etmekte zorlanıyor.

Türk ordusunun Ağustos’taki bir hava saldırısında kardeşini kaybeden A.A. Emniyet tarafından cenazeyi alabileceklerinin söylenmesi üzerine Malatya’ya gidenlerden. A.A., morgda karşılaştıkları hakkında şunları aktardı: “Cenazeyi teşhis etmek için morga girdik. Yerde 30 kadar cenaze vardı. 3 tanesi kadın cenazesiydi. Bizim cenazemizle birlikte 7 cenaze, ayrı yerlerden getirilmişti. 4’ü ailelerine teslim edilmiş, 3’ü kalmıştı. Ancak onları da 30 cenaze ile bir araya koydukları için hepsine tek tek bakmak zorunda kaldık. Ama cenazemizi teşhis edemedik. 30 cenazeye de baktım, 7’si dışında teşhis edilebilecek cenaze yoktu.”

Hepsi parçalanmıştı

 “Bütün cenazelerin durumu çok kötüydü” diyen A.A., tüm cenazelerin parçalandığını ve bir tanesinin sadece sağ koldan ibaret olduğunu kaydetti. “Cenazelerden 3’ünün kafası yoktu” iddiasında bulunan A.A., şunları söyledi: “Cenazeler, nasıl bu hale getirilmiş olabilir anlayamadım. Yapılan otopsi işlemleri nedeniyle cenazelerde dikiş izleri duruyordu. Ama cenazelerde dikkatimi çeken bir şey vardı. Baktığım tüm cenazelerde sağ el bilekleri kırılmıştı. Elin kolla birleştiği noktadan ayrılmış gibi boşta duruyor ve hepsinin de sağ el bilekleri bantlıydı. Bilinçli olarak kırılmış gibiydiler. Hepsinin sağ elinin bu şekilde olması da tesadüf değil. Sanki, ‘Türk’e silah sıkan eli kırarız’ mesajı vermek istemişler. Bu nedenle cenazelere işkence yapılmış gibiydi.”

Cenazeyi teşhis edemediler

 Kardeşinin cenazesinin tanınacak durumda olduğunun kendisine aktarıldığını; ancak buna rağmen teşhis yapamadıklarını aktaran A.A., şöyle devam etti: “Malatya’da savcılık kalemi, üstüne basa basa cenazemizin tanınacak durumda olduğunu söyledi. Ancak biz cenazemizi teşhis edemedik. Tekrar savcılık kalemine çıktık. Bize yine ‘tanımış olmanız lazım’ denildi. Tanınmadığımızı söyledik. DNA örneği verdik ve cenazemizin teşhis edilmesini bekliyoruz. Cenazemize ne olduğunu bilmiyoruz. Başka bir cenaze diye ya kimsesizler mezarlığına defnedildi, ya da sağlam alındıktan sonra tahrip edildiğini düşünüyoruz. Morgda bekletilen cenazelere ve ailelerine de açıkça bir zulüm yapılıyor.”

 

MA/MALATYA