***
Bugün en vahşi çete saldırılarına karşı direniş denilebilir ki kadınların öncülüğünde gerçekleşiyor. Dünyada eşi benzeri çok az görülmüş bir dirençle, bütün bu şiddet kuşatması içinde Kobanê’de insanlık düşmanı çetelere karşı kadınların verdiği mücadele, bir anlamda eşit yaşayacağı ve ezilmeyeceği bir toplum için mücadele anlamına da geliyor.
Kadın öz savunma güçleri toplumun hem de özellikle kadınların öz savunma mücadelesini yükseltmiş ve kadının özgür yaşamının teminatı olduğunu ortaya koymuştur ama bunu sosyal yaşam alanlarına taşıyacak onu değiştirip dönüştürecek kurumlar ya da tek tek bireyler yeterince etkili olamamışlardır ne yazık ki. Günümüzde konu kadınlar olunca tema konusunda bir sıkıntı yaşanmaz. Taciz, tecavüz, tehdit, şiddet, ayırımcılık, sömürü ve hatta cinayete kadar birçok şeyi toplumsal bir boyutta konu başlığı yapmak mümkün ne yazık ki.
***
Evet. Devlet bu konuda yetersiz. Caydırıcı yaptırımlar uygulamıyor. Medya ise kadına yönelik şiddeti kışkırtıcı ve teşhirci bir yaklaşımla veriyor. Bu konudaki eleştiriler kitaplara sığmaz bir büyüklükte. Bunların ötesinde çuvaldızı kendimize yöneltmeye çalışalım. Erkek dünyası olarak birçoğumuz yaşanan vahşetlerin birer failleriyiz bir bakıma. O tokatta ya da o tetikte bizim de parmak izimiz var demektir. Düzeni, sistemi değiştirmeye çalışıyoruz, ama kendimiz değişmiyoruz, değişmeye çalışmıyoruz. Böyle olmayanları tenzih ederek söylüyorum ki: Kadın-erkek söz konusu olduğunda mangalda kül bırakmıyoruz ama bu argümanları reel yaşama ikame etmiyoruz. Eşimize, kızımıza, kardeşimize ya da sevgilimize uygulamıyoruz. Sokakta, dernekte, partide demokratız; ama evlerimizde, özelimizde birer despotuz.
Kadınlarının dağda, cephede savaşan bir halkın, kimi sosyal yaşam alanlarında hala kadın üzerine baskı kurması, şiddet kullanması, çocuk gelinler ya da töre cinayetleriyle gündeme gelmesi kendine ve bedel ödemiş evlatlarına yapabileceği en büyük kötülüktür. Her türlü eğemen sisteme karşı verdikleri mücadele sonunda canını feda eden Beritan’lar, Sema’lar, Bese’ler, Sakine’lerin…Yakın zamanda Kobanê’deki Arîn, Nevin, Günay, Aynur ve Kader’lerin ve daha nicelerinin anısına sahip çıkmanın anlamı; hayatın her alanında kadın konusunda da eşit, adil ve özgür bir toplum yaratmak olacaktır. Aksi bize bırakılan bu görkemli mirasa ihanet anlamı taşıyacaktır.