ERGİN ÇAĞLAR / MA/MERSİN
Kadın avukatlar, af tasarısıyla birlikte kadına yönelik şiddet uygulayanların serbest bırakılacağını belirterek, bu durumun kadınlar için tehditlerin devam edeceği anlamına geldiğini söyledi.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) hazırladığı af taslağının Meclise sunulması ardından başlayan tartışmalar gündemdeki yerini koruyor. 162 bin tutuklu ve hükümlünün yararlanabileceği ifade edilen taslakta cezalarda 5 yıllık indirime gidileceği belirtilirken, yasa kapsamında kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet suçlarından tutuklu bulunan erkeklerin bırakılması da gündemde.
Yeni suçlara kapı aralıyor
Avukat Azize Kurnaz, af tasarısı ile tehdit, yaralama, hakaret ve taciz düzeyinde kalmış cinsel saldırı suçlarının af kapsamına alınacağı için kadınlara yönelik tehditlerin de devam edeceğini dile getirdi. Kurnaz, “Tüm kesimleri ve özelde ise kadınları düşünecek olursak, af kanunundan yararlanan adli suçlular genelde cezaevlerinden çıktıktan sonra suç işleyip tekrardan cezaevine giriyor. Bu da toplumsal olarak tehlikeli bir durumdur. Cezaevlerini boşaltma amacıyla girilen bu yolda, yeni suçlar işleneceği için toplumsal huzursuzluklar baş gösterecektir. Kadına yönelik şiddet, tehdit ve cinsel suçlar da bu şekilde devam edecektir” dedi.
Alaattin Çakıcı kanunu
Af tasarısında devlet mantığının etkili olduğunu ve çıkarılacak affın da şahsi af olabileceğini dile getiren Kurnaz, “İktidar söylemlerine bakacak olursak bu affın şahsi af olduğunu söyleyebiliriz. Nasıl ki 14 Kasım 1999 tarihinde yürürlüğe giren bedelli askerliğe ilişkin kanun toplum nezdinde Tarkan Kanunu olarak geçtiyse, bugün de tartışılıp yasallaşması kuvvetle muhtemel olan af kanunu da Alaattin Çakıcı kanunu olarak adlandırılacaktır. Bunun da nedeni iktidarın şu anki ortağından ve istemlerinden kaynaklıdır” diye konuştu. Kurnaz, iktidar ve ortaklarının böyle bir kanunla yapay bir şekilde halkın yanında olduklarını hissettirmeye çalıştığını söyledi.
Kadına yönelik suçlar meşru görülecek
Kadınlara dönük şiddet suçlarından dolayı cezaevlerinde olan erkeklerin af ile dışarı çıkma durumlarının kadınlar için açık bir tehdit olduğunu ortaya koyan Avukat Sebahat Gençtarih de, af tasarısının kadına ve çocuğa yönelik cinsel saldırı suçlarını kapsamasa da, bunun dışında kalan tüm şiddet türlerine dair suçların af kapsamına alındığını dile getirdi. Gençtarih, “Bu durumun kendisi gerek 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, gerekse taraf olunan uluslararası sözleşmelerde belirtilen şiddet ve şiddetin önlenmesine dair tanımlamalarla çelişmektedir. Bunun yanı sıra Ayrıca kadına ve çocuğa yönelik cinsel saldırı suçlarını kadına ve çocuğa yönelik diğer şiddet suçlarından ayrı tutmak, bu şiddet suçlarının meşru görülmesini daha da kolaylaştıracaktır” diye konuştu.
İktidarın amaçlarına hizmet ediyor
Gençtarih, “Tasarıdan propaganda suçunun da çıkarıldığı söyleniyor. Dikkat edilecek olursa kin ve düşünce hürriyetine ilişkin işlenmiş suçlar veya politik suçlar hiçbir şekilde af kapsamına girmiyor ama gaspçı, hırsız, kasten yaralama ve uyuşturucu satıcısı tasarıyı sunanların gözünde topluma daha az zararlı görünüyor anlaşılan. Böylesi bir durum tasarının içeriğini açıkça ortaya koyuyor. Tasarı, iktidarın amaçları doğrultusunda” dedi.