Tüm partiler, aşırı sağcı AfD ile hiçbir hükümet pazarlığı yapmayacağını açıklamasına rağmen, AfD ve CDU ile anlaşıp Thüringen’de başbakan olan FDP’li Thomas Kemmerich, kamuoyunun baskısından ötürü 24 saat sonra istifa etti. Anketler, olası bir erken seçimde, seçmenlerin sağ partileri cezalandıracağını, Sol Parti’nin de oylarını arttıracağını gösteriyor.
Thüringen Eyalet Parlamentosu’nda, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) ve Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) desteği ile sadece 5 vekili bulunan Hür Demokrat Parti’li (FDP) Thomas Kemmerich’in başbakan seçilip, 24 saat sonra da istifa etmesi, Almanya’da bir anda önemli bir kriz haline geldi.
Federal Hükümet’in ortakları Hristiyan Demokrat Birlik (CDU), Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) ve Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) lider kadroları, Berlin’de yaptıkları toplantıda Thüringen Eyalet Parlamentosu’nda başbakanlık seçiminin yenilenmesi ve erken seçim de dahil bir dizi çözüm konusunu ele aldı.
Federal Başbakan Angela Merkel’in başbanlığında parti genel başkanları, federal meclis grup başkanları ve kabine üyelerinin katıldığı Koalisyon Kurulu toplantısında, Thüringen eyaletinde en kısa sürede bir başbakan seçimi yapılması ve bundan bağımsız olarak erken seçimlere gidilmesi çağrısı yapıldı. Eyalet meclisindeki mevcut siyasi dağılım ile istikrarlı bir hükümet kurulamayacağı için erken seçimlerin kaçınılmaz olduğuna da dikkat çekildi.
Merkel’in Berlin’deki toplantıdan önce Federal Hükümet’in Doğu Eyaletleri Sorumlusu Christian Hirte’yi görevden alması da dikkat çekiciydi. Christian Hirte, Thüringen’de aşırı sağcı AfD’nin oyu ile başbakan seçilen FDP’li Kemmerich’i “merkezin adayı” diye nitelemiş, Sol Parti, SPD ve Yeşiller’den oluşan bloku yenilgiye uğrattığı için Twitter üzerinden tebrik etmişti. Merkel böylece, CDU’nun da tıpkı FDP ile bir hükümet seçeneği üzerinde AfD ile anlaştığını yüksek sesle dile getiren ve ortağı SDP’nin tepkisini çeken Hirte’yi, cezalandırmış oldu.
Krizin kısa tarihçesi
Sol Parti’nin (Die Linke) seçimlerde birinci parti olarak çıktığı Thüringen Eyalet’nde aşırı sağcı AfD, Merkel’in partisi CDU ve kıl payı bir oy ile Parlamento’ya girmiş olan Liberal FDP’nin adının karıştığı hükümet krizinin kısa tarihçesi şöyle:
Thüringen’de 27 Ekim 2019’da yapılan eyalet seçiminde önceki dönem başbakanlığını Bodo Ramelow’un yürüttüğü Sol Parti oyların yüzde 31’ini aldı. Sol Parti bu seçimde, 5 yıl öncesine göre oylarını yüzde 2,8 arttırmıştı.
5 yıl önceki seçimlerde yüzde 33.5 ile birinci olan CDU, bu sefer yüzde 11.7 oy kaybıyla ancak yüzde 21.8 oy alabildi. Bu nedenle seçimlerin en fazla kaybeden partisi olmuştu. CDU’nun oy kaybı bütün dengeleri ise dengeleri önemli oranda değiştirdi. Zira, aşırı sağcı ve yabancı düşmanı kimliği ile tanınan AfD, oyların yüzde 21’ini aldı.
2019 Ekim’nin sonunda yapılan seçimlerde SPD bir önceki seçimlere göre yüzde 4,2’lik oy kaybıyla oyların yüzde 8,2, Yeşiller 0,5’lik oy kaybıyla 5,2 dolayında oy almıştı. 2019’da Almanya’da bir çok eyalette yapılan seçimlerde büyük oy patlaması yapan Yeşiller’in Thüringen’de oyları yüzde 5.7’den 5.2’ye düşmüştü. Daha önce Thüringen’de eyalet parlamentosunda üyesi olmayan FDP ise yüzde 5’li barajı kıl payı aşarak 5 milletvekili parlamentoya sokabildi.
Tüm bu tablo seçimlerden birinci olan çıkan Sol Parti’nin işini zorlaştırdı. Zira, Sol Parti, SPD ve Yeşiller’in milletvekili sayısı hükümeti kurmaya yetmiyordu. Hükümetin kurulması için FDP’nin de Sol Parti ile koalisyona yeşil ışık yakması gerekiyordu. Bunun dışında Sol Parti + CDU hükümet alternatifi ise daha başından beri kabul görmüyordu. AfD ile bir hükümete de hiç bir parti yanaşmak istemedi.
Yaklaşık 1,73 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu Doğu Almanya eyaletlerinden olan Thüringen’deki Ekim 2019 seçiminin en önemli özelliği, Sol Parti’nin Almanya’da ilk kez bir eyalette birinci olmasına rağmen daha önceki ortakları Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller’in oy kaybı, dolayısıyla da çoğunluğu kaybetmesinden dolayı hükümeti kuramaması oldu. 90 sandalyeli eyalet parlamentosunda Sol Parti 29, AfD 22, CDU 21, SPD 8, Yeşiller 5 ve FDP 5 sandalye kazanmıştı.
24 saatlik başbakan olarak adını tarihe yazdırdı
Seçim sonuçları böyleyken ve Sol Parti’nin mevcut Eyalet Başbakanı Bodo Ramelow’un Yeşiller ve SPD ile azınlık bir hükümet kurması beklenirken, Parlanemto’da sadece 5 milletvekili bulunan FDP’li Thomas Kemmerich bir hamle yaptı, AfD’nin desteği ile 90 milletvekilinden 45’inin oyunu alarak başbakan seçildi. Merkel’in müdahalesine kadar varan bu sonuç, sürpriz bir gelişme olarak değerlendirilmiyor.
Ancak Thomas Kemmerich, büyük bir kamuoyu baskısı nedeniyle 24 saat sonra yani Cumartesi günü istifasını sundu. Kemmerich’e dönük kamuoyunun baskısı iki nedenleydi. Birincisi, FDP’nin en küçük parti olarak hükümet kurmada yaşanan krizi bir fırsata çeviremesi. İkinci neden de Thomas Kemmerich’in AfD ile ile anlaşmasıydı. Kemmerich, bu tavrıyla kendi partisi de dahil bütün partilerin “AfD ile bir hükümet kurmayacağız, AfD’li bir hükümet seçeneğinin içinde olmayacağız” sözünü çiğnemiş oldu.
Kemmerich, Thüringen Eyalet Parlamentosu’nda üçüncü turdaki seçimde 1 oy farkla başbakan olarak seçilmişti.
Çiçeği yere attı
Thomas Kemmerich’i kamuoyu nezdinde zor duruma düşüren bir diğer neden de Sol Parti Eyalet Teşkilatı Başkanı Susanne Hennig-Wellsow’un tavrıydı. Hennig-Wellsow, Parlamento’da yapılan ve Thomas Kemmerich’in seçilmesiyle sonuçlanan seçimden sonra bir buket çiçeği Kemmerich’in aykalarının dibine atarak FDP’nin etik olmayan tavrını protesto etmişti.
Sol Parti oylarını arttıracak
Bodo Ramelow, son 5 yılda Sol Partili başbakan olarak Thüringen’de büyük bir sempati topladı. Bu sempati, iktidarda olmasına rağmen yüzde 3’e yakın bir oy artışında da belli oluyor. Bodo Ramelow aynı zamanda bir Kürt dostuydu. Bodo Ramelow, Kürt halkının özgürlük mücadelesine destek açıklamalarıyla zaman zaman gündeme gelmişti.
Thüringen’de hükümet kurulmamasıyla birlikte gelen krize çözüm olarak düşünülen bir erken seçimde Sol Parti’nin oylarını çok fazla arttıracağı, buna karşın CDU ve FDP’nin de büyük bir oy erozyonuna uğrayacağı dile getiriliyor.
Angela Merkel’nin ard arda açıklama yaparak Thüringen’de AfD ile bir ortaklık yapmadıklarını ispatlamaya çalışması ve erken seçime gitmeden Eyalet Parlamentosu’nda başbakanlık seçiminin yenilenmesini istemesi, olası bir erken seçimde yaşayacağı büyük bir oy kaybı ile doğrudan bağlantılı.
Öte yandan anketler de seçmenin olası bir erken seçimde sağ partileri cezalandıracağını gösteriyor.
RTL/ntv-Trendbarometer tarafından Forsa şirketine yaptırılan ankete göre Sol Parti (Die Linke) bugün seçim olması halinde yüzde 31 olan oy oranını yüzde 37’ye çıkartacak. Irkçı AfD’nin seçmen kitlesini koruyacağı ve sadece 0,6 puanlık bir artışla yüzde 24 oy olacak.
Eyalet başbakanlığına ikinci parti olmasına rağmen yüzde 5 oy alan FDP’nin adayını destekleyen CDU ise 10 puan kayıpla yüzde 12’ye kadar gerileyecek. Başbakanlık oylaması için AfD ile gizli pazarlıklar yaptığından şüphelenilen FDP’nin ise yüzde 4 ile yüzde 5 barajının altında kalacağı öngörülüyor.
Ankete göre, Sol Parti’nin 2014-2019 arasında kırmızı-kızıl-yeşil koalisyonda ortaklık kurduğu Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller ise kısmi oy arttırabilecek. SPD 0,8 puan artışla yüzde 9; Yeşiller ise 1,8 puanlık artışla yüzde 7 oy oranına ulaşacak. Böylelikle toplamda yüzde 53 oy oranına gelecek üç partinin Thüringen’de yeniden çoğunluğu yakalayabilecek.
HABER MERKEZİ