
Almanya’da aşırı sağcı parti AfD’nin (Almanya için Alternatif Partisi) yükselişi ülkede ciddi tartışmalara neden oluyor.
Yabancı düşmanlığını körükleyen AfD’nin Almanya’da 16 eyaleti meclisinin 9’unda grubu bulunuyor. Ayrıca Avrupa Parlamentosu’nda da 2 milletvekiliyle temsil ediliyor. Aşırı sağcı partinin eyalet meclislerinde toplam 104 milletvekili, belediye meclislerinde 700 dolayında üyesi bulunuyor.
AfD, eyalet seçimlerinde Sol Parti de dahil olmak üzere bütün siyasi partilerin seçmenlerini de yanına çekebiliyor.
AfD her yaş grubundan destek alıyor. Bunlar arasında gençler de var. Doğu Almanya’nın bazı bölgelerinde her üç gençten biri AfD’ye ya da sağcı parti NPD’ye (Almanya Nasyonal Demokrat Partisi) oyunu veriyor.
AfD’ye karşı kurulan Irkçılığa Karşı Ayağa Kalk Hareketi sözcülerinden Christine Buchholz, Nordrhein Westfalen Eyaleti (NRW) Sol Parti Eşbaşkanı Özlem Alev Demirel, Almanya Uyum Meclisleri Komisyonu Başkanı avukat Memet Kılıç, AfD’nin yükselişini ve ırkçılığa karşı mücadeleyi gazetemize değerlendi.
‘AfD sıradan bir parti değil’
AfD’ye karşı ilk baharda kurulan Irkçılığa Karşı Ayağa Kalk Hareketi’nin Almanya sözcüsü Christine Buchholz, sağcılara karşı birlikte mücadeleyle sonuç alınacağını söylüyor. Daha çok sivil toplum örgütleri, siyasi parti ve bağımsız şahsiyetlerden oluşan Hareket, hakkında Buchholz, gazetemize şunları anlattı:“En büyük çalışmamız kamuoyunu bilgilendirme çalışmalarıdır. AfD’nin diğer sağcı partiler gibi sıradan bir parti olmadığını anlatmaya çalışıyoruz. Örneğin Berlin’de bu ırkçı partiyi seçim çalışmalarında rahatsız etmeye çalıştık. Büyük çöp poşetleriyle AfD’nin seçim bilgilendirme stantlarının yanına dikilerek onlardan bilgilendirme afişleri alanlara, ırkçı propagandayı çöpe atabilmeleri için imkan sunduk. Aynı zamanda farklı eylem tarzlarını da başvurduk. Tren istasyonlarına gidip trenin içinde oturan insanlara çağrı yaparak ırkçılara oy vermemelerini rica ettik. Soru soran insanların arasında ırkçılarla ilgili kafalarında birçok soru işareti olan ve henüz seçime gidip, gitmeme ve ırkçılara oy verip vermeme konusunda kararları net olmayan birçok insanla da konuştuk. Halkın arasına girip ırkçılar konusunda gündem yarattığımız için bir çok vatandaş memnuniyet duyarak bizimle dayanışma da bulundu. Bir çoğu teşekkür etti.”
‘Barışın önündeki engel ırkçılardır’
AfD’nin başarısının, Almanya Federal Hükümeti’nin yürüttüğü politikalardan kaynaklandığını belirten NRW Eyaleti Sol Parti Eşbaşkanı Özlem Alev Demirel “Merkel, bir taraftan kendini sosyalmiş gibi yansıtırken, diğer taraftan vatandaşların sosyal konumlarını bir kenara bıraktı. ‘Başaracağız’ cümlesiyle kendi politikasını safdışı bıraktı” dedi. Kirasını ödeyemeyen insanların ve yoksulluğun artması, işçi ücretlerinin düşmesine karşı Federal Hükümet Başbakanı Angela Merkel’in hiçbir girişimde bulunmadığnı ifade eden Demirel “Almanya Hükümetin bunları çözmesi gerekir. AfD, var olan sosyal çarpıklıkları kullanarak bunu buraya gelen mültecilere yansıtıyor. Sanki mültecilerden dolayı kiralar ödenmiyor, işsizlik çoğalıyormuş gibi…” dedi.
Sağda oluşan boşluğu AfD dolduruyor
AfD’nin yükselmesinde çok sayıda mültecinin Almanya’ya gelişi ve İslam karşıtı ortamın oluşmasının belirleyici olduğunu söyleyen Almanya Uyum Meclisleri Komisyonu Başkanı avukat Memet Kılıç ise çetelerin Almanya’da İslamı kullanarak eylemlere giriştiğini hatırlattı. Halkın bundan rahatsız olduğunu söyleyen Kılıç devamla Merkel Hükümeti’ni eleştirdi: “Almanya Başbakanı Merkel, çok pragmatik bir politika izledi. Sola kaydı, sağda bir boşluk oluştu. O boşluğu insanların korkularını değerlendiren, AfD’yi kullanıyor ve korkarım daha uzun süre bizi meşgul edecek. Çünkü bütün Avrupa’da böyle bir radikal sağa, popülist sağa bir kayış var.”
AfD Almanya Meclisine girecek
Kamuoyu yoklamaları AfD’nin NRW Eyalet Meclisi ve Federal Meclis’e gireceğini gösteriyor. Konu ile ilgili görüşlerini sorduğumuz Kılıç, “Federal seçimlere daha bir yıl var. Herşey böyle kalırsa korkarım AfD, Federal Parlamento’ya girecek. FDP (Almanya Hür Demokrat Partisi) de girecek. 6 partinin olduğu bir federal meclis olacak” diye konuştu.
Kılıç, Avrupa’da popülist sağın şahlanışının önüne geçilebileceğini ama partilerin bu konuda çok çekingen davrandığını belirtti ve ekledi: “Avrupa’da İslam’ı politik olarak kullanan İslamistlere karşı kararlı bir duruş yok. Ne politik partilerde, ne de medyalarda. Herkes çekiniyor. Bir de bazı İslamistlerle işbirliği yapıyorlar. Tayyip Erdoğan gibi…”
Kılıç Merkel’in Türkiye politikasını iki noktadan eleştirdi: “Birincisi, Merkel Türkiye’deki seçimlerde Tayyip Erdoğan’a destek verdi. Halbuki insanların mülteci olmasına neden olan kişi Erdoğan. İnsanların yerini yurdunu terk etmesine yol açan kişi kim? Erdoğan. Bu bir hataydı ve kendi tabanı da bunu bir hata olarak görüyor. İkincisi ise birçok konuda ortaya, hatta ortanın soluna kaydı. Örneğin askerlik sorununun ortadan kaldırılması, atom santrallerinden vazgeçilmesi, çevre konusunu üstlenerek partisini güçlendireceğini sandı. Sağda boşluk bıraktı” diye konuştu.
ERDAL ALIÇPINAR / KÖLN