Aferin Hulusi!

14 Şubat 2021 Pazar - 23:39

  • ‘Kandil’e bayrak’ hayaliyle Xakurkê ve Heftanîn’in ardından Garê’ye yoğun hava desteğindeki ‘özel kuvvetler’iyle saldıran Türk ordusu, dört günde bozguna uğradı, üstelik esir MİT elemanları, polis ve askerleri de imha ederek çekilmek zorunda kaldı.

 

Başûrê Kurdistan’ın sınırdan uzak iç alanında bulunan Garê’ye bu mevsimde saldırı yapan Türk ordusu, esir personelini bulunduğu kampı da bombaladı, hepsini öldürdü; Garê’yi işgal edemeden hezimete uğrayıp dün itibarıyla çekildiğini açıklamak zorunda kaldı. Saldırı istediği gibi gitmeyince ve ilk iki günden 30’dan fazla kayıp verince sınır bölgesine gidip bizzat yöneten Türk Savunma Bakan Hulusi Akar, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘müjdeli haber’ de veremedi. HPG, dört günlük gerilla direnişiyle Garê’yi işgal planının sonuçsuz kaldığını; bozguna uğrayıp büyük bir yenilgi yaşayan Türk ordusunun kendi personelinin katliamıyla Garê’den geri çekilmek zorunda kaldığını bildirdi. Merkezi Karargah Komutanlığı da içinde esirlerin olduğu bilgisine rağmen üç günlük ağır bombardıman; içinde ve dışındaki çatışmalardan hiç kimsenin sağ çıkamayacağının bilindiğini belirterek, “Kurtarılmaları değil, imhaları amaçlandı” dedi.

Saldırının ilk iki günüyle ilgili daha önce açıklama yapan HPG Basın İrtibat Merkezi (BİM), dün ve önceki gün yaptığı açıklamalarda, Garê’yi işgal saldırısında yaşananları şöyle paylaştı:

*  Türk ordusu, 12 Şubat günü sabah saatlerinde helikopterlerle Siyanê alanına girmek istedi. Bu helikopterler gerilla tarafından yakın mesafeden hedeflenerek darbelendi. Bunun sonucunda helikopterler alandan uzaklaşmak zorunda kaldı.

*  Garê bölgesinin Siyanê alanına dönük başlatılan operasyon 12 Şubat günü Çêlka, Kani Ohran ve Kafya vadisine doğru genişledi.

Çok yoğun hava saldırıları

*  Karadan ve havadan ilerleyemeyen, aynı zamanda yerdeki askerlerini koruyamayan Türk ordusu Garê alanına dönük çok yoğun hava saldırıları gerçekleştirdi. Sadece 24 saat içerisinde Garê bölgesi savaş uçaklarıyla en az 18 kez bombalandı.

Kaçmak zorunda kaldılar

*  Türk güçleri, 12 Şubat günü akşam saatlerinde Siyanê – Çêlka hattına doğru ilerlemek isteyince gerilla tarafından denetime alınarak vuruldu. Sağ kurtulanlar kaçtı.

7 helikopter de yetmedi

*  Türk ordusu 12 Şubat günü saat 22.20’de 7 helikopterle Siyanê alanına geçmek istedi ama gerillanın müdahalesi sonrasında bu helikopterler alandan uzaklaşmak zorunda kaldı.

Hava güçleri de vurdu

*  İşgalci Türk ordusuna karadan etkili darbeler vuran gerilla, aynı zamanda Şehit Delal Hava Savunma Kuvvetleri öncülüğünde de eylemler gerçekleştirdi. Şehit Delal Hava Savunma Kuvvetleri, 12 Şubat günü saat 14.30’da Siyanê bölgesine yerleşen işgalcileri hava araçlarıyla vurdu. 13 Şubat günü saat 09.45’te ve saat 15.30’da Siyanê bölgesindekileri hedef aldı. Ölü ve yaralı sayası netleştirilemedi.

Yine yoğun bombardımanla

*  Türk ordusu darbe üstüne darbe alınca hava saldırılarını yoğun tutmayı tercih etti. 13 Şubat günü Meyrokê alanına bağlı Sarı Köprü mıntıkasını bombaladı.

*  Siyanê alanının saat 09.30’dan 10.30’a kadar savaş uçaklarıyla en az 5 kez bombaladı.

*  Bergarê alanı, saat 15.40’tan 22.45’e kadar savaş uçaklarıyla sürekli bir biçimde bombalandı.

Kamp da bombalandı

* Siyanê alanındaki kamp kapısı girişinde saat 16.40’ta mermi sesleri geldi, bu seslerden hemen sonra burası savaş uçaklarıyla bombalandı.

* Orta Alan mıntıkası saat 18.00’de savaş uçaklarıyla bombalandı.

Kobralar da bombaladı

* Siyanê alanı 13 Şubat günü saat 18.30’da Kobra helikopterleriyle 6 kez bombalandı.

Helikopterler girmeye çalıştı

*  Garê’ye saat 22.00’de önce 3 helikopter, sonra 4 helikopter, ardından da 2 helikopter girmeye çalışırken gerilla tarafından hedeflenerek etkili bir şekilde vuruldu. Bu vuruşlar sonucunda 1 Kobra helikopteri darbelendi, diğer helikopterler de alandan uzaklaşmak zorunda kaldı.

*  Şikeftiya köyü çevresi 13 Şubat günü saat 23.30’dan 14 Şubat günü saat 01.00’e kadar 5 kez bombalandı.

*  Şehit Berxwedan Tepesi 14 Şubat günü saat 00.45’ten saat 01.45’e kadar 6 kez bombalandı.

*  Şehit Baran Tepesi 14 Şubat günü saat 01.00’den saat 06.20’ye kadar 6 kez bombalandı.

24 saatte 46 kez bombalandı

*  Son 24 saat içerisinde tespit edildiği kadarıyla Garê bölgesi keşif ve savaş uçakları ile 46 kez bombalanmıştır.

Darbe alıp bozguna uğradı

*  İşgalci Türk ordusunun Garê bölgesine yönelik geliştirmek istediği işgal saldırısı, gerillanın etkili direnişiyle karşılaştı ve işgal planı ilk andan itibaren sonuçsuz kaldı. Türk ordusunun sözde en seçkin birlikleri olan güçler büyük bir darbe aldı ve işgal ordusu bozguna uğradı.

Personelinin kanıyla çekildi

* Bozguna uğrayarak büyük bir yenilgi yaşayan Türk ordusu kendi vatandaşlarının kanları eline bulaşmış şekilde Garê’den geri çekilmek zorunda kaldı.

* Dört gün boyunca Garê’de yaşanan gerilla direnişinin detayları netleştirildiğinde kamuoyu ile paylaşılacak.  BEHDÎNAN

 

Katliamın sorumlusu Hulusi Akar’dır

Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığı, 10 Şubat günü Medya Savunma Alanları’na bağlı Garê bölgesine dönük işgal saldırısı başlatan Türk ordusunun, 14 Şubat günü sabah saatlerine doğru bozguna uğrayarak geri çekildiğini duyurdu.

Kalıcı bir biçimde Garê’ye yerleşmeyi amaçlayan Türk ordusunun, bu alçakça girişimine gerillanın tarihinin en büyük direnişlerinden birini sergileyerek sert bir biçimde yanıt verdiğini belirten Merkezi Karargah Komutanlığı, dünkü yazılı açıklamasında şunları vurguladı:

Esirlerin bulunduğu kamp

İşgal saldırısının yapıldığı alan içinde bulunan ve Türk güçlerin mensup savaş esirlerinin tutulduğu kampa da hunharca bir saldırı gerçekleştirildi. Bu kamp 10 Şubat günü saat 05.00’te önce havadan ağır bombardımana tabi tutuldu, ardından karadan saldırı geliştirilerek her türlü savaş tekniğiyle vuruldu.

Kampa girme girişimi

Bu kampta bulunan gerilla, kendisini ve esirleri korumak için kampa girmek isteyen Türk birliklerine karşı ağır bombardıman altında gerekli cevabı verdi, etkili bir şekilde vurdu.

Esirler olduğunu biliyordu

Darbe yiyerek bir kademe geri çekilen işgalci Türk ordusu, bu kampın içinde esirlerin olduğunu bilmesine rağmen yine savaş uçaklarıyla yoğun bir şekilde bombaladı. Üç gün boyunca gelişen ağır bombardımanlar, kamp dışında ve içinde gelişen yoğun çatışmalar elimizde esir olarak bulunan MİT mensubu, asker ve polislerin bir kısmının yaşamını yitirmesine yol açtı.

Hiç kimse sağ çıkamazdı

Kampa yapılacak bu kadar saldırı sonucunda hiç kimsenin oradan sağ olarak kurtulamayacağı gerçeği, en sıradan askeri bilgiye sahip olanlar tarafından dahi bilinebilecek bir husus. Bu kampa dönük saldırı, hiçbir biçimde onların kurtarılmasına dönük olmayıp tamamen imha edilmeleri amaçlanarak yapıldı.

Hulusi’nin örtbas çabası

Bu insanların katledilmiş olmasının asıl ve tek sorumlusunun, böyle bir saldırıya karar veren ve hiçbir insani duyguya sahip olmayan Hulusi Akar olduğu açıktır. Bu insanlık dışı saldırının, çirkefliğin ve derin başarısızlığın üstünü örtmek için şimdi büyük bir telaşla çarpıtma ve yalanlara başvuruyor. Ne yaparlarsa yapsınlar gerçeklerin üzerini asla örtemeyecekler.

Hiçbir esire zarar vermedik

Hareket olarak şimdiye kadar elimizde esir bulunan hiç kimseye zarar vermediğimiz kamuoyu tarafından çok iyi biliniyor. Medya Savunma Alanları’na dönük yıllardır gerçekleşen bu kadar ağır bombardıman ve işgalci Türk ordusunun sürekli saldırılarına rağmen elimizdeki esirleri büyük bir titizlikle bugüne kadar korumuş olmamız bunun en büyük kanıtıdır.

Açıkladığımız halde saldırdılar

İşgal saldırısı başladığında kamuoyuna açıklama yaparak elimizdeki esirlerin içinde tutulduğu kamp da dahil olmak üzere Garê alanının yoğun bombardıman ve ağır saldırılara maruz kaldığını belirttik. Esir aileleri de Türk devletine çağrı yapıp bu tehlikeli saldırı girişiminden vazgeçmesini istemesine rağmen saldırılar ısrarla devam ettirildi.

Gerçek yüzleri budur

İnsanlıktan nasibini almamış, vicdansız ve kendi insanlarını bile gözünü kırpmadan harcayan, katletmekten çekinmeyen faşist Türk devletinin gerçek yüzü bir kez daha ortaya çıktı. İnsanlık dışı faşist zihniyet sahipleri, tarih önünde Türkiye halklarına mutlaka hesap verecek.

 

Açıklama Malatya Valisi’ne kaldı

Malatya Valisi Aydın Baruş, Garê’de öldürülen asker ve polislerin bulunduğu 10 kişinin kimliklerini açıkladı. Yapılan otopsi işlemleri sonrası 10 kişinin kimlik bilgilerini açıklayan Baruş, 3 kişinin otopsi işlemlerinin devam ettiğini söyledi. 

Vali’nin açıklamasına göre isimler şöyle:

*  13 Ağustos’ta Diyarbakır-Bingöl karayolunda Uzman Çavuş Hüseyin Sarı,

* 28 Temmuz 2015’te Urfa İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis Sedat Yabalak,

*  18 Eylül’de Tunceli-Erzincan yolunda alıkonulan Astsubay Çavuş Semih Özbey,

* 2 Ekim 2015 tarihinde Ağrı’daki birliğine katılmak için yola çıkan er ve Tunceli Pülümür karayolunda alıkonulan Osmaniye nüfusuna kayıtlı tankçı er Adil Kabaklı,

* 24 Temmuz 2016’da Diyarbakır Lice’de alıkonulan Mardin nüfusuna kayıtlı İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Vedat Kaya,

* 15 Ağustos 2015 tarihinde Diyarbakır karayolunda alıkonulan Jandarma Er Süleyman Sungur,

* 21 Eylül 2016’da Hakkari’de alıkonulan Uzman Erbaş Mevlüt Kahveci,

* 2 Ekim 2015’te Tunceli’de alıkonulan topçu er Müslim Altıntaş,

* Adıyaman nüfusuna kayıtlı Aydın Köse,

* Samsun nüfusuna kayıtlı Muhammet Salih Kanca.

 

2 MİT yöneticisi, 9 da polis ve asker

‘Diyalog süreci’nin sona ermesi akabinde yeniden başlayan çatışma döneminde MİT’in Yurtdışı Etnik Bölücü Faaliyetler Başkanı Erhan Pekçetin ile MİT İnsan Kaynakları Yöneticisi Aydın Günel, 4 Ağustos 2017’de Süleymaniye’nin Dokan kasabasında alıkonulmuştu. İki MİT mensubunun dışında alıkonulan Sedat Sorgun, Ümit Gıcır, Semih Özbey, Adil Kabaklı, Müslüm Altıntaş, Mevlut Kahveci, Sedat Yabalak, Süleyman Sungur ve Hüseyin Sarı isimli 9 asker ve polis vardı. 

HPG Komutanlarından Mahir Deniz, 17 Eylül 2019’deki açıklamasında Türk devlet yetkililerinin ellerindeki esir polis, asker ve MİT’çilerin yerlerini tespit etmeye çalışarak hava saldırılarıyla bu personellerini öldürmek istediğini ifade etmişti. HPG yöneticisi, neden böylesi bir adım izlendiğini ise şu sözlerle açıklamıştı: “Açıkça belirtiyoruz: Eğer bu tutukluların başına herhangi bir şey gelirse sorumlusu Erdoğan ve AKP-MHP rejimidir. Bu aileler, her şeyden önce AKP-MHP’ye, Erdoğan’a ‘çocuklarımızı öldürmeyin, onları niçin öldürmek istiyorsunuz’ demeli. Çünkü onların canına kast eden bir rejimle karşı karşıyayız. AKP-MHP rejiminin şu anda yaptığı şey; tıpkı çocuklarını savaşa sürüp kullandıktan sonra şimdi öldürmek istediği gibi, bu aileleri de çıkarları uğruna kullanmaktır. Polis ve asker aileleri bu gerçeği bilmeli ve kirli politikalara alet olmamalıdırlar.”

 

Sınıra gitti, yönetti ve yenildi

Saldırının ilk gününde gerilla direnişe çarpınca hesapları bozulan Türk Savunma Bakanı Akar, beraberindeki Türk Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler ve komuta kadamesiyle sınır hattına giderek bizzat yöneti. Dört günün sonunda havlu atan Akar, “Operasyon tamamlandı. Kara ve hava unsurlarımız üslerine, kışlalarına güvenle döndü” dedi ve Türk kamuoyuna “Pençe Kartal-2 Harekat bölgesinde faaliyetlerimiz devam ederken, yoğun çatışmaları müteakip kontrol altına alınan mağarada yapılan aramalarda alıkonulan 13 vatandaşımızın naaşlarına ulaşılmıştır” yalanını sundu.

Türk Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal, önceki gün Şırnak’a gitti. Akar ve beraberindeki komuta kademesi sınır hattına, işgal saldırısının harekat merkezine geçti. Gün boyunca saldırı ve geri çekilmeyi yöneten Akar, açıklama yapmayı da ihmal etmedi. Akar, saldırı boyunca sadece 3 askerlerinin öldüğünü, 3’nün de yaralandığını ileri sürdü. Akar, gerilla kaybını da 50 olarak iddia etti.

“Yoğun çatışmaları müteakip kontrol altına alınan mağarada yapılan aramalarda alıkonulan 13 vatandaşımızın naaşlarına ulaşılmıştır. Yapılan ilk incelemede masum ve silahsız vatandaşlarımızdan birinin omuzundan, diğer 12 vatandaşımızın başlarından vurularak şehit edildikleri tespit edilmiştir” diyebilen Akar, operasyonların tamamlandığını, “kara ve hava unsurlarının üslerine, kışlalarına güvenle döndüğünü” ekledi.

Açıklamasını hamasetle sürdüren Akar, şunu eklemeyi de ihmal etmedi: “Keşke 13 vatandaşımızı oradan sağ salim çıkarabilseydik.”

Akar, sözlerinin sonunda Güler ve sıralı komutanları tebrik bile etti. Orgeneral Güler de teknik detaylardan sonra görev alan tüm personeli tebrik etti.

 

Hiç kurtarmak istemediler

İHD Amed Şubesi’nin verilerine göre; 1990-2012 arasında 110 farklı eylemde 67’si polis, 32’si korucu, 145’i devlet memuru, 15’si siyasetçi, 38’i turist, 2’si gazeteci ve 36’sı sivil toplam 335 kişi alıkonuldu. Bu kişilerin tamamı Meclis, uluslararası insan hakları kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının araya girmesiyle serbest bırakıldı. Türk devletinin yaklaşımı ise hep farklı oldu. 22 Ekim 2007’de Hakkari’nin Gever ilçesine bağlı Oremar’daki bir eylemde alıkonulan 8 asker, 4 Kasım’da siyasetçi ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir heyete teslim edildi. Serbest bırakılan askerlere soruşturma açılırken, dönemin Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin, askerler için “Keşke ölselerdi de esir düşmeselerdi” açıklaması yapmıştı.

 

Yakınları ‘durdurun’ dedi

Esir skerlerden Semih Özbey’in babası Gürsel Özbey, Garê’ye yönelik operasyonda vurulan kamp için “Orada canlarımız var, operasyonun bir an önce durdurulmasını istiyorum” dedi.

Oğlu Semih Özbey’in 18 Eylül 2015’ten beri alıkonulduğunu belirten Gürsel Özbey, “Bizim çocuklarımızın o bölgede olması, oraya yapılabilecek en ufak bir şeyde biz tabi ki etkileneceğiz. Biz tabi ki üzüleceğiz. Orada bizim canlarımız var. Ben bu operasyonlara elbette karşıyım. Çocuklarımızın olduğu yerlerde operasyon yapılıyorsa bir an önce durdurulmasını istiyorum. Bir baba ve aile olarak” çağrısında bulundu. Operasyondan tedirgin olduklarını belirten Musa Gıcır da “Elimizden bir şey gelmiyor.  Kime derdimizi anlatırız, kime söyleriz, elimiz kolumuz bağlı. Oğlum 53 aydır örgütün elinde. Neden bırakılmıyor bilmiyoruz. Tedirginlikle bekliyoruz. Başka da bir şey yapamıyoruz. Devlet askerinin ya da polisinin olduğu yeri bombalar mı? Bombalamaz bana göre ama bilemiyorum” diye konuştu.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.