Raporda, saldırının, nefret suçunun tipik bir örneği olduğuna dikkat çekilirken, saldırganların da "halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek" suçundan yargılanması istendi.

İHD Genel Merkezi'nin oluşturduğu heyette, Genel Sekreter İsmail Boyraz, Genel Başkan Yardımcısı Hasan Erdoğan ve Şube Başkanı Halil İbrahim Vargün yer aldı. Heyet, Sultandağı'nda ilk olarak mağdurlardan Bitlisli Kıran Ailesi ile görüştü. Çavuş Mahallesi'nde 7 mağdurla görüşen İHD Heyeti, daha sonra Kaymakam Vekili Mevlüt Şekerci ve Emniyet Müdürü ile kaymakamlıkta bir görüşme gerçekleştirdi.

Belediye Başkanı: Gitsinler

Heyet, uzun uğraşlarının sonunda Belediye Başkanı Osman Acar'la da görüştü. Acar, Kürt aileler ilçeden giderse sorunun çözüleceğini söyledi.

Rapordaki tespitler
Heyet, basit bir kavganın Kürtlere yönelik saldırıya dönüşmesinin tesadüf olmadığını belirterek, "Beş bin civarında nüfusu olan bir ilçede, bir anda büyük bir kalabalığın toplanmasının mümkün olmadığını düşünmekteyiz" dedi. Saldırı sırasında ilçe dışından çok sayıda kişinin geldiğine dikkat çekilen raporda, "Kıran ailesiyle yapılan kavga sonucu diğer mahallelere saldırıda bulunanların, o mahallelerde Kürtlerin evlerini nasıl tespit ettiklerinin araştırılması gerekmektedir. Ya da bazı kişi ve grupların Çavuş Mahallesi'nden kimi Kürt yurttaşların anlattığı gibi olay öncesi bayrak dağıtılması ve evlere asılmasının istenilmesi ile Kürtlerin evlerini önceden belirlediklerini göstermektedir" diye belirtti.
İHD, raporunda bu konuda şu değerlendirmelere yer verdi: "Biz ailelerle görüşüp arabaların, evlerin camlarının kırık olduğunu görüp tespit ettik, fotoğrafladık. Belediye Başkanı ise saldırı falan olmamıştır, iddiasında bulundu! Belediye Başkanı'nın olaylardan habersizmiş gibi davranmasının cenazenin defni akabinde Kıran ailesinin evine sloganlarla yürüyen grubu 'haklı' görmesinin problemli olduğunu düşünüyoruz. Osman Bey ne Kıran ailesini ne de Çavuş Mahallesi'nde saldırıya uğrayanları ziyaret etmediğini söyledi. Saldırıya uğrayanların ekmeklerini bile bir haftadır polislerin getirmesinden habersiz olması, çocukların okula gidip gitmediğini dahi bilmemesi düşündürücüdür. Halkın oylarıyla seçilen bir kişinin kamu görevlilerinden bile daha duyarsız olması kabul edilemez bir durumdur."
"Heyetimiz, Kürtlerin ev ve işyerlerine saldıranların bilinçli olarak bir etnik gruba karşı saldırı düzenlendiğini düşünmektedirler" denilen raporda, saldırının nefret suçunun tipik bir örneği olduğu belirtildi.
Raporda, "Mağdurlar sadece ortak bir etnik kimliğe sahip olmalarından (Kürt olmalarından) dolayı her ne kadar pozitif hukukumuzda düzenlenmese de dünyanın birçok ülkesinde kabul edilen nefret suçunun ve nefret söyleminin mağduru olmuşlardır" denildi.

İHD'nin önerileri
İHD'nin raporunda yer alan bazı öneriler şöyle:
- Saldırıları organize edenler derhal ortaya çıkarılarak halkı kin ve düşmanlığa sevk etmekten yargılanmalıdır.
- Zarar gören halkın tüm zararları karşılanmalıdır.
- Esnafın Kürtlere yönelik ayrımcı politikasının önüne geçilmeli, yaptıklarının nefret suçu olduğu esnafa açıklanmalı ve gerekirse dava açılmalıdır.
- İlçe dışından ilçeye gelip saldırıya katılanların kim olduğu ve kimler tarafından çağırıldığı tespit edilmelidir.
- Çocukların okullarına güven içinde gitmesi sağlanmalıdır. Ayrımcılık yapan kişiler ve memurlar tespit edilmeli, haklarından işlem yapılmalıdır.

ANKARA