
Üçüncü vahşet bodrumunda katledilen Nursel Dalmış, "Ben şehit olarak
ölmek istiyorum. Bu mücadele için şehit olmak istiyorum" sözlerini
bıraktı ardında... Henüz 18 yaşında olan Nursel, küçük yaşına büyük
direnişler sığdırdı. Sokağa çıkma yasağının sona ermesi ile birlikte
ilçeye gelen Nursel'in ailesiyse şimdi onun eşyalarını kokluyor.
'Kalemle sırdaş olduk'
Nursel geriye sazını, gitarını, kıyafetlerini ve anı defterini bıraktı. Nursel'in Mem u Zin Kültür Merkezi'nde müzik derslerine gitmesi nedeniyle evde sürekli müzik aletlerini çalmayı çabaladığını anlatıyor ailesi. Dünyanın dört bir tarafından devrim marşlarının yazıldığı defterleri, "Kalemle kağıtla sırdaş olduk" sözleri ile başlıyor.
'Sen kalbimdesin'
Özgürlük mücadelesine katılan ağabeyi Engin Dalmış için yazdığı "Abim anlattı sıra bende, bırak çalayım ben hayalinde" yazısı var. Yine ağabeyi için "Seni asla unutmayacağım" yazısını kaleme alan Nursel, "Sen kalbimdesin" diye yazmış. Ağabeyinin özgürlük mücadelesine katıldığı gün yani 9 Nisan 2012 yılının takvim yaprağını saklamış.
'Kürdistan'ın asi çocuğuyum'
Sayfalar ilerledikçe yazılar dökülüyor satırlara bir bir…
Nursel'in sorduğu bir soru var defterinde, tüm yaşananlara cevap niteliğinde, "Ağıtlar Kürtçe olunca neden kulaklar sağır oluyor?"
Nursel'in defterinde yazdığı yazılar şu şekilde: "Diren Kobenê dualarımız seninle. Allah'ım sen haksızlık karşısında sessiz kalanları bildiğin gibi yap. Zalimin zulmü bitene kadar, mazlumun ahı bitene kadar kadar, bastığımız toprağa girene kadar mücadele etmeye ant olsun. Güzel olacak dediğimiz kaçıncı yarın bu gün. Özgürlük çocuğuyum. Dağları çığlığı, Kürdistan'ın asi çocuğuyum. Dilim namustur, tek doğrum mücadelemdir."
Defterlerinin arasında gülleri de biriktiren Nursel, sayfalara usulca böyle fısıldamış.
JINHA