Ağrı Valiliği, 15 günde bir ilan ettiği eylem etkinlik yasağı kararını polis aracılığıyla sadece HDP İl Örgütü'ne bildiriyor.

DİNDAR KARATAŞ / MA/AĞRI

HDP İl Eşbaşkanı Melik Özmüş, Ağrı Valiliğinin kentteki yasak ilanı kararını kamuoyuna açıklamak yerine bir tek partilerine tebliğ ettiğini belirterek, bu durumun da yasağın partileri için alındığını gösterdiğini söyledi.

Olağanüstü Hal (OHAL) kaldırılmış olmasına rağmen bazı kentlerde 2016’dan beridir 15 günde bir ilan edilmeye devam edilen “eylem ve etkinlik yasakları” ile fiili olarak hala devrede. Bu kentlerden biri olan Ağrı’da yasak kararlarını kamuoyuna duyurmayan Ağrı Valiliği, sadece Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Örgütü'ne bildiriyor.

Her yasak kararının polis aracılığıyla kendilerine tebliğ edildiğini belirten HDP Ağrı İl Eşbaşkanı Melik Özmüş, "Güvence altına alınmış propaganda hakkımız bile yasaklanıyor. Hakimler, savcılar, valiler ve kolluk güçleri ile ‘AKP’nin Türkiye’si’ haline gelen bir ülkeden bahsediyoruz" dedi.

Yasak sadece bizim için

 Ağrı Valiliği'nin, çevre illerde ilan edilen yasakları kent için de gerekçe yaptığını söyleyen Özmüş, şunları ifade etti: "Haziran ayından bu yana rutin şekilde 15 günde bir il örgütümüze elden teslim edilen yasaklama tebligatı var. Özellikle bu yasaklama tebligatının sadece bize yapılıyor olması yasağın sadece bizim için konulduğu, politik bir yasak olduğunu açıkça gösteriyor. Ağrı’da HDP dışında birçok STÖ ve siyasi parti olmasına rağmen hiçbirine tebliğ edilmemesi ve yerel basında yer alan ‘yasak kararı HDP’ye iletildi’ gibi haberlerin çıkması zaten bu yasağın gerekçesini ortaya koyuyor. Ağrı’da, AKP il yönetiminin kendi eylem ve etkinliklerini rahat bir şekilde yapıyor olabilmesi başlı başına bir çelişki noktasıdır."

HDP olarak halkın acı ve sevinçli günlerinde yanlarında bulunmaya çalıştıklarını dile getiren Özmüş, ancak yasak nedeniyle taziyelere dahi gitmelerinin engellendiğini söyledi. Özmüş, şöyle konuştu: "Biz bu baskı politikalarına boyun eğecek değiliz. Her gün HDP’li üyelere dönük siyasi operasyonlar yapılıyor. Onlarca arkadaşımız gözaltına alınıp tutuklanıyor. HDP’li belediyelere kayyum atanmasının hukuki bir zemini olmadığı gibi bu tutuklama ve yasakların da hiçbir hukuki zemini bulunmuyor. Hakimler, savcılar, valiler ve kolluk güçleri ile ‘AKP’nin Türkiye’si’ haline gelen bir ülkeden bahsediyoruz."