İngiltere Gündemi


Romanya ve Bulgaristan, AB’ye resmen üye olmalarını 2007’de havai fişeklerle kutlamışlardı. O dönem Bulgaristan halkının yüzde 75’i AB üyeliğini onaylamıştı. Öyle ya AB onları yolsuzluktan ve yoksulluktan kurtaracaktı.
Halbuki bu kadar coşku boşunaydı. Bu iki ülkeye AB’nin bir ton şartı vardı. Avrupa ülkelerinde serbest dolaşım sınırlı olacak, sosyal yardım talebinde bulunamayacaklar, Schengen fırsatlarından yararlanamayacaklar gibi bir ton kural. Bunca kural yüzünden bu iki AB üyesi, birçok konuda ikinci sınıf üye muamelesine tabi tutuldular. Aradan 6 sene geçti ve cevap verme zamanı geldi. Evet Romanyalılar ve Bulgarlar ikinci sınıf üye muamelesi gördü. Üyelikle birlikte birçok Romanya ve Bulgaristan vatandaşı Avrupa’nın çeşitli yerlerinde şanslarını denediler. Olmadı. Gittikleri her yerde ikinci sınıf göçmen muamelesinden kurtulamadılar. AB’den Romanyalılara ilk darbe gecikmedi. 19 Milyar Euro tutarındaki yardım bu sene 2 Milyar Euro’ya düştü. Geçtiğimiz Haziran ayında kesilen “Bölgesel kalkınma ve ulaşım” desteğinin ardından Romanya’ya verilen “İnsan kaynakları yardımı” da donduruldu.
Bulgaristan ve Romanya’nın başlangıçta Mart 2011’de Avrupa’da vizesiz seyahat ve çalışma hakkını kazanmaları planlanıyordu. Olmadı.
Daha geçtiğimiz haftalarda Almanya İçişleri Bakanı Friedrich, Romanya ve Bulgaristan’ın Avrupa’da sınır kontrollerinin kaldırıldığı Schengen bölgesine dahil edilmesini gerekirse veto oyu kullanarak engelleyeceklerini açıkladı. Çünkü Almanya, başta Romanlar olmak üzere, Romanyalılar ve Bulgar vatandaşların sosyal yardım almak amacıyla topraklarına akın etmesinden endişeleniyor. Bunun yanı sıra Hollanda ve Finlandiya gibi ülkeler de, ülkelerindeki yolsuzluk yüzünden, katılmaları halinde bölgenin dış hudutlarını dengesiz hale getireceğinden de endişe duyuyor. Peki ya İngiltere? Tamamen paniklemiş durumda. 2013’ün sonunda kısıtlamaların gevşemesiyle ülkeyi olağanüstü bir durumun beklediğine dair analizler yayınlandı. Şimdiden hesaplamışlar. Gelecek seneden itibaren 4.600 Bulgar, 8.155 Romanyalı gelecekmiş. Sevgili vekilimiz Sırrı Süreyya Önder’in deyişiyle ‘Allah başka keder vermesin!’ Halbuki Londra’daki Romanya büyükelçisi, İngiltere’nin Romanyalılar açısından en çok tercih edilen ülkeler arasında olmadığını defalarca tekrarladı. Ama dinleyen kim? Bazı araştırmalara göre Romanyalı ve Bulgarlar kültürel sebeplerden ötürü en çok İtalya ve İspanya’yı tercih ediyorlarmış.
Hükümetin yakında binlerce Romanyalı ve Bulgar İngiltere’ye akın edecek şeklindeki demeçleri ülkede yakında kolera salgını başlayacakmış gibi bir psikoloji yaratıyor. İngiliz yetkililer her an sınırlarda nöbet tutmaya başlayıp Romanyalı ve Bulgar avına çıkabilirler. Peki halihazırda İngiltere topraklarına girme ‘başarısını’ göstermiş Romanyalılar ve Bulgarlar ne yapıyorlar? Kimsenin yapmak istemediği işleri yarı fiyatına yapmakla birlikte ‘Eastern European’ damgası yiyorlar. Evet bugünlerde Doğu Avrupalı olmak HIV virüslü olmak gibi bir şey. Her türlü ayrımcılığa ve ırkçılığa maruz kalıyorlar. Niye? Çünkü ülkeleri fakir. Eskiden siyah olmak dezavantajken şimdi Doğu Avrupalı olmak tam bir talihsizlik. Ne kadar akıllı ya da becerikli olursan ol, Doğu Avrupalı isen şansın yok.
Hükümet ve medya sağ olsun! 2004’de de aynı paniği Polonyalılar için yaşatmışlardı. Neymiş efendim, yabancı göçmenler gelip sosyal yardımları talep edeceklermiş. Halbuki yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre sosyal yardım alanların çok büyük bir çoğunluğu yine Britanya vatandaşlarının kendisi. İngiltere’ye gelen Romanya ve Bulgaristan vatandaşları 18-35 yaşları arası genç nüfusu temsil etmekle birlikte bir çoğu çalışarak hayatlarını kazanıyorlar. Dünya kadar da vergi ödüyorlar. Suç oranları ise çok düşük. Ama bu tarz istatistiksel veriler İngiliz hükümetini pek ilgilendirmiyor. Ortaçağın cadı avı, neo-liberal dönemde göçmen avına dönüştü.