İngiltere Gündemi


İngiltere’de Muhafazakar Partisinin iktidar olması pek çok planları altüst etti. Özellikle gençler için. Nesiller arası Vakfı (Intergenerational Foundation) tarafından Britanya’da yaşayan 30 yaş altı ile 60 yaş üstü kişilerin arasındaki adaletsizliğe dair bu hafta bir rapor yayınlandı. Yaşı geçkin vatandaşlara yönelik iyileştirici politikalar yapmasıyla biliniyor Muhafazakâr Parti. Rapor da bir nevi Muhafazakar partinin bu politikalarının sonuçlarını gözler önüne sermiş. Rapora göre, yaşlılara yönelik artırılan sağlık hizmetlerin ve emekli maaşlarının bedelini gençler ödüyor. 2010’dan beri yani Muhafazakarların iktidara gelmesinden beri gençlerin eğitim, sağlık, gelir ve istihdam gibi konulardaki beklentilerinde yüzde 10’luk bir düşüş gözleniyormuş.

Geçtiğimiz hafta Maliye Bakanı George Osborne’un 18-21 yaş arasındaki gençlerin kira yardımı alma hakkını sona erdirmesi de gençler arasında büyük bir tepkiye neden oldu. Osborne’un yeni değişikliğine göre, kira yardımına başvurmanın yerine ev kirasını ödemekten güçlük çeken öğrenciler devletten borç para alarak kiralarını ödeyebilecekler. 

Yunanistan’ı borca boğdukları yetmezmiş gibi, İngiltere şimdi de kendi halkını borca sokarak bütçe açığını kapatmaya çalışıyor. Gençler zaten üniversite okumak için devletten binlerce sterlin borç para almak zorunda kalıyorlar. Muhafazakar Parti ile birlikte okul harçları ikiye katlandı. Bu yüzden üniversite okuyanların sayısı 2010’dan beri düşüşte. Kiraların çok yüksek olduğu bu ülkede de şimdi kira yardımı alma hakları da olmayacak. Evlerin bedelleri de gittikçe yükseldiği için gençler ev de satın alamıyor. Nerede yaşayacaklar? Aileleriyle mi? Bunun için de ekstra vergi istiyorlar, hatırlatalım. Bir yandan ekonomisiyle gurur duyan İngiltere’de gençler arasında işsizlik oranı, Almanya’ya göre üç katı daha fazla. Öte yandan da yaşlılar için ayrılan sağlık masrafları ve emekli maaşları gittikçe artıyor. Politikalarını da gençler ve yaşlılar diye bu denli ikiye ayırıp nesiller arası bir adaletsizliği yaratan bir hükümet görülmemiştir. 

İşin ironik tarafı, İngiltere’de gençlerin oy kullanmamasıdır. Kimi sistemin değişmeyeceğinden dem vururken, kimi bütün partileri aynı kefeye koyuyor. Böylelikle de sandık başına gitmiyorlar. Sandık başına gitmemeleri Britanyalı gençlerin haklarını aramadıkları anlamına gelmiyor. Geçtiğimiz yıllarda okul harçları yükseltildiğinde Britanyalı gençler sokaklarda büyük bir mücadele vermişlerdi. Zira hükümetin kemer sıkma politikalarına da en çok gençler karşı çıkıyor. Geçtiğimiz Cumartesi günüde bir grup genç aldılar pankartlarını ve çadırlarını ellerine, Parlamento önünde eylem yaptılar. Eylemciler, hükümetin bu son planlarını ‘gençlere yönelik ilan edilmiş bir savaş’ olarak nitelediler. 

Son olarak Bakan Osborne’un yine yeni planına göre, 2020 yılına kadar asgari ücret saati 9 Sterline yükseltilecek ancak bu değişiklik 25 yaşın altındaki gençleri kapsamayacak. Niye öyle? Gencin emeği emek değil mi ki neden daha az değer görüyor? Bu gerçekten de gençlere açılmış bir savaş değil de nedir peki? Durum buysa, başta söylemekte fayda var. Gençlerin bu savaşa karşılık vereceği gün gibi açık.