İşte şu ünlü söz ona aittir: “Şu mektepler olmasaydı maarifi ne güzel idare ederdim.” Murat Bardakçı şaka amacıyla söylediğini iddia etse de yukarıda kısaca sıralanan med-i cezirden bunun şaka olmadığı anlaşılacaktır.
Bu sözü Evren ve Özal’dan, Demirel, Sezer ve Gül’den, Akbulut ve Yılmaz’dan, Çiller ve Erbakan’dan, Ecevit ve Erdoğan’dan herbiri bir defa değil onlarca ve yüzlerce kez “şu PKK olmasa Türkiye’yi ne güzel idare ederdim”e dönüştürerek söylemişlerdir.
Benzer bir sözü son otuz yılda yaldızlı apoletli TC savaş tacirlerinden Necdet Üruğ, Necip Torumtay, Doğan Güreş, İsmail Hakkı Karadayı, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hilmi Özkök, Yaşar Büyükanıt, İlker Başbuğ, Işık Koşaner ve Necdet Özel acaba kaç kez söylemişlerdir? Bu zat-ı muhteremler “şu PKK olmasa saltanatımıza diyecek yok” kabilinden kaç kez iç geçirmişlerdir.
Bugün Erdoğan başbakanlık koltuğunda oturuyor ve sadece hükümet değil iktidar da olabilmişse bu aynı zamanda PKK Erdoğan’dan öncekilere “ah” çektirdiği içindir. Hep böyle olmuştur. Biri kahrolurken halefi keyiften mest olmuş, ama fazla sürmeden o da “ah şu PKK olmasa...” diyerek koltuğu boşaltmak, yerini başkasına sunmak zorunda kalmıştır.
Sadece hükümet koltuğunda oturanlar, sadece savaş taciri apoletli subaylar değil, Kemalizmin tornasından çıkmış polisinden bekçisine, profesöründen hamalına, hemşiresinden ev kadınına bir toplumun önemli bir bölümü bu sözü içinde bulunduğu konuma, çektiği sıkıntılara karşılık uyarlamış ve faturayı bir yönüyle PKK’ye ve Kürtlere kesmiştir.
Bu durum medyadan üniversitelere, sendikadan meslek örgütlerine kadar tüm alanlar için geçerlidir. Bu alandan beslenen ve palazlananların sayısı hiç de az değildir. Örneğin PKK olmasaydı, PKK’nin otuz yıllık kesintisiz direnişi olmasaydı Türk medyası her renge giren ve her döneme ayak uydurma becerisi gösteren böylesine köşeli kalemlere de sahip olamazdı. PKK ve kadrolarının Kürt tarihinde eşi-benzeri görülmemiş fedakarlığı olmasaydı Türkiye’de bugün bu kadar “Think Tank” müsvettesi “araştırma” enstitü ve vakfı olmaz, piyasada kuyrukları birbirine değen bu kadar “uzman” dolaşmazdı.
Dedesi ve nenesi kılıçtan geçirilen, ırkı neredeyse tarihten silinen ve en yakın arkadaşı daha beş yıl önce, AKP ve Erdoğan’ın çıraklık ve çaylaklık döneminde değil, ustalık ve küstahlık döneminde ibret-i alem için orta yerde katledilen Etyen Mahcupyan, son yıllarda iflah olmaz ve müzmin bir aşka tutulmuş. Nereye baksa aşkını görüyor, tüm güzelliklerin onun eseri, tüm kötülüklerin ise onun güzelliğini gölgelemek amacıyla yapıldığı vehmine kapılmış. Zat-ı muhterem “Kürt meselesi olmasa veya çözüm yolunda olsa AKP daha iyi işler yapardı. PKK ve Kürt meselesi olmasaydı Hrant Dink davasında daha cesur karar verirdi” diye buyurmuş. Hrant’ın niçin ve kimler tarafından katledildiği, tetikçilerin arkasındaki güce neden dokunulmadığını sorgulamak nedense aklına hiç gelmiyor.
Sadece AKP ve Türk destekçileri değil, Kürt vadisinde dolaştıkları, hatta iz bıraktıkları iddiasında olanlardan kimileri de tüm olumsuzlukların günahı ve vebalini PKK ve onun mücadelesine yükleyerek AKP ve Erdoğan’ı aklama yarışı içindeler.
Örneğin şöyle diyor bunlardan bazıları:
* PKK olmasaydı, TC çoktan demokratikleşir, Kürt sorunu çözüme, Kürt halkı da özgürlüğüne kavuşurdu.
* PKK olmasa, ordu ve generaller siyasete karışmaz, Türkiye sivilleşirdi.
* PKK olmasa, sınır ticaretine karışılmaz, Roboski gibi katliamlar yaşanmazdı.
* PKK olmasa, Erdoğan böyle saldırganlaşmaz, Beşir Atalay ve Naim Şahin dört-dörtlük Kürt dostu olurlardı.
Bir de bu işin, madalyonun diğer yüzü var tabii. PKK olmasa bu muhteremlere selam veren, PKK’ye küfretsin, ona kin ve nefretle saldırsınlar diye ağızlarına mikrofon sokan çıkar mıydı acaba? PKK olmasa Tv Tv, gazete gazete dolaştırılan kafese gönüllü olarak girmiş bu keklikleri adamdan sayan çıkar mıydı?
TC’nin bekası için seferberlik ruhu ile tüm alanlarda saldırıya geçenlerle yaşamlarının sonbaharında dahi bu işten parsa toplamaya çalışan Bekoların ortak noktası 2012 yılında da PKK’ye düşmanlıktır. Bu ortaklık öncekilerine bir şey getirmedi, şimdikilere getireceği ise şüphelidir.