
Soykırım saldırılarını sürdüren Türk devleti, nüfus yapısını değiştirmek için başlattığı Türkleri yerleştirme planını da uyguluyor. Bu kapsamda Bursa’da yaşayan Ahıska Türklerinden 30 aile daha Bedlîs’in(Bitlis) Xelat (Ahlat) ilçesine yerleştirildi.
Kürdistan’ın farklı merkezlerinde iskan politikasıyla demografik yapıyı değiştirmeye çalışan Türk devleti, Bitlis’in Ahlat ilçesinde de bu planı devreye soktu. Toplam 105 kişiden oluşan 30 Ahıskalı aile, devlet tarafından ilçeye yaptırılan TOKİ evlerine yerleştirilmek üzere dün Bursa’dan yola çıkarıldı. Devlet tarafından TOKİ konutlarına yerleştirilerek ev sahibi yapılan bu ailelerin “bölgede terörden dolayı boş kalan köylerde çiftçilik yaparak ekonomiye katkı sağlayacağı” ileri sürüldü.
‘Cumhurbaşkanımızın talimatıyla’
Dünya Ahıska Türkleri Birliği Bursa Şubesi Başkanı Paşa Alihan, ailelerin yola çıkması öncesi yaptığı açıklamada, bu politikanın bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı ile devreye konulduğunu da ortaya koydu. Paşa Alihan yaptığı açıklamada, “Bugün Ahıska Türkleri Bitlis’in Ahlat ilçesine göç ediyor. Çalışmaya, çiftçilik yapmaya gidiyorlar. O topraklara bereket getirmeye gidiyorlar. Devletimizin politikasını yüzde 100 destekleyerek Ahlat ilçesine gidiyoruz. Bursa’dan bugün 105 kişi Ahlat’a yola çıkıyor. Ahıskalılar terörden dolayı boşalan köylerde çiftçilik yapacak. Biz terörden korkmuyoruz. Biz oraya sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla gidiyoruz” dedi.
Sayı artacak
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Ahlat İlçe Eşbaşkanı Mehmet Nuri Oruç’un verdiği bilgiye göre; ilçeye Kafkasya kökenli Ahıska Türklerinden 268 kişilik 74 ailenin yerleştirilmesi planlanıyor. Oruç, ilçede Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı mahallede konut yapıldığını; Ahlat Kaymakamlığı’nın da evlerin ihtiyaçları için 2,5 milyon TL değerinde bir ihale açtığını söyledi. Oruç, “İhale bütçesi ise hukuksuz bir şekilde İl Özel İdaresi’nin köy hizmetlerinde kullanmak üzere ayırdığı paradan alındı. Yaptığımız itiraz sonrasında Kaymakamlık, bütçenin özel bir ödenekle karşılanmasına karar verdi” dedi.
‘Türk diyarı’ oyunu
Oruç, şunları söyledi: “7 Haziran Genel Seçimleri’nde Kürdistan’ın her yerinde olduğu gibi Ahlat’ta da AKP büyük bir hezimete uğradı. Partimizin de desteklediği HDP, yüzde 62 oy aldı. Bunun ardından ilçemize ciddi bir yönelim oldu. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Türk devletinin üst düzey yöneticileri farklı zamanlarda ilçemizi ziyaret edip bir takım etkinlikler, açılışlar yaptılar. Her gelen, ilçemizi Türk diyarı diye tanımladı. Buradan da anlaşıldığı üzere ilçemiz devletin kirli oyunlarına alet ediliyor. Biz Ahlat halkı olarak bu kirli oyun karşısında duracağız. Mahkemelere de gerekli itirazlarda bulunup halkımızla beraber direneceğiz.”
Daha önce de bin 206 Ahıska Türk’ü Erzincan’ın Üzümlü ilçesine yerleştirilmişti.
Geleneksel politika
Türk devlet geleneğinde, özellikle Osmanlılar döneminde fethedilen yerlerin İslamlaşması amacıyla başvurulan bir politik yöntem olan iskan politikası, 20. yüzyıl Türkiye’sinde ise daha çok Kürtlerin toplumsal yapısını bozmak için devreye konuldu. Osmanlı’dan devralınan bu gelenek, Cumhuriyet döneminde Şark Islahat Planı‘yla güncellendi; Kürdistan’ın çeşitli bölgelerine yüzlerce hatta binlerce kilometre öteden gelen insanlar yerleştirildi. Bu göçmenlere, Kürt’ün toprağı, evi, malı mülkü peşkeş çekildi; Kürt’ten sakınılan bütün devlet olanakları, ayaklarına serildi. Niyet açıktı: Asimilasyon. Fakat o niyet, Kürt direnişinin temposu sayesinde başarılı olamadı; hatta birçok kentte, asimile etmek için gönderilen topluluklar, asimile oldu.
Türk sömürgeciliği tarihinde iskan, toplu kıyımlara da her zaman eşlik etti. Wan Erdîş’te 18 bin Kürt’ün kıyımıyla yapılan Zilan Katliamı ardından da aynı planı devreye konulmuştu. 12 Darbesi’nin lideri Kenan Evren, katliamın yapıldığı yere Afganistan’dan binlerce Kırgız Türkünü yerleştirdi.
ARGEŞ KAYA/HABER MERKEZİ
Kütahya’da Kürt’e linç
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde Kürt işçiler linç edilmek istendi. ‘Türk bayrağı yakıldı’ söylentisi ardından toplanan yaklaşık 500 kişilik ırkçı güruh, işçilerin kaldığı barakaları ateşe verdi. Linç edilmek istenen Kürt işçiler gece ilçeden sürülürken, dün sabah ise Kürt öğrencilerin evleri basıldı.
Dağçeşme Mahallesi’ndeki TOKİ konutları inşaatında çalışan bir grup işçi, önceki akşam saatlerinde şantiyede yanmış bir Türk bayrağı buldu. Bayrağın inşaatta çalışan Kürt işçiler tarafından yakıldığını iddia eden işçiler, polise şikayette bulundu. Gözaltına alınan Amedli 3 inşaat işçisi suçlamayı reddetti. Bayrağın kaynak çalışması yapılırken sıçrayan kıvılcımla alev aldığı ortaya çıktı, ancak sosyal medya üzerinden örgütlenen ırkçı bir grup ’Kürt işçiler bayrak yaktı’ söylentisini yayarak, işçileri linç etmek istedi.
Barakaları yakıldı
İşçilerin çalıştığı TOKİ konutlarının önüne gidip Türk bayrakları asan yaklaşık 500 kişi daha sonra Tavşanlı Polis Merkezi Amirliği önünde toplandı. Türk bayrakları taşıyan, ırkçı sloganlar atan grup Kütahya Valisi Şerif Yılmaz’ın “Bayrak yakma olayı yok. Çıkan yangında bayrak yanmış” açıklamasına rağmen kalabalık uzun süre dağılmadı. Karakol önüne sevk edilen çevik kuvvet ve jandarma ekiplerinin müdahalesiyle karakol önünden uzaklaşan güruhtan bazıları yaşananlara yetinmeyerek TOKİ inşaatında işçilerin kaldığı barakaları ateşe verdi. İtfaiye ekipleri yangını söndürse de barakalar kullanılamaz hale geldi.
İşçiler ilçeden sürüldü
İlçedeki gerginlik yaklaşık 7 saat sürerken, kalabalık dağıldıktan sonra gece saatlerde karakoldan çıkarılan Kürt işçiler ilçeden çıkarılarak memleketleri Amed’e gönderildi.
13 öğrenciye gözaltı
Kütahya’da Kürt işçilere yönelik linç girişiminin sorumlularıyla ilgili işlem yapmak yerine yine Kürtler hedef alındı. 10 ayrı eve düzenlenen baskında Dumlupınar Üniversitesi’nde okuyan 15 öğrenci gözaltına alındı. Operasyonun Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi’ne (YDG-H) yönelik olduğu belirtilirken, öğrenciler sağlık kontrolü ardından Kütahya Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
İlk değil
AKP hükümeti tarafından çözüm sürecine son verilmesi ardından da birçok il ve ilçede Kürt işçilere ve HDP binalarına saldırılar düzenlenmişti. Afyon’un Sandıklı ilçesinde inşaat işçileri linç edilmek istenmiş, Kırşehir’de Gül Kitabevi, tekbir sesleriyle ateşe verilmişti.
KÜTAHYA