Halkların Demokratik Partisi, diğer partilerle birlikte yurtdışında ilk defa bir genel seçimde yoğun bir çalışmaya girişiyor. Uzun süredir başlattığımız çalışma, yoğun bir tempo ve yüksek bir enerjiyle devam ediyor. Çalışmaların gidişatı, Cumhurbaşkanlığı Seçimleri'nde ortaya çıkan bazı eksiklerimizin de giderildiğinin müjdesini veriyor.

Başta Avrupa olmak üzere yurtdışında milyonlarca Türkiye ve Kuzey Kürdistanlı seçmen var. Bulundukları ülkede 30 yıldır da ikamet ediyor olsalar, yurtdışındaki yurttaşlarımızın yüzü ülkelerine dönüktür. Ülkelerindeki siyasal, sosyal gelişmeler onları her zaman ilgilendirir; hatta bu konuları izlemekle kalmaz, refleks geliştirirler. Ülkemizde gelişen katliamlara, baskılara, iktidar kaynaklı hukuksuzluklara Avrupa ülkelerinden güçlü tepki gösterildiği bilinmektedir. En son Kobanê direnişi sırasında Avrupa'daki yurttaşlarımızın mobilizasyonu, direnişin uluslararası kamuoyundaki görünürlüğü ve dolayında dünya halkları nezdinde zaferi açısından çok önemli sonuçlar doğurmuştur.

Yani, Avrupa'daki yurttaşlarımızı ülkelerinin dışında değerlendirmek; ikamet ettikleri ülkelerin gündemi ve dengeleriyle sınırlı bir zemin üzerinde tartışmak, eksik olmaktadır. Yurttaşlarımız, belki de dünya halkları arasında eşine rastlanmayacak bir memleketperverlikle yaşamaktadır. 

Seçim çalışmaları, bu açıdan oldukça önemli bir yere oturmaktadır. Avrupa'da yaşayan yurttaşlarımız, ülkelerindeki sürecin seyrini değiştirebilecek kuvvetle müdahale şansına sahiptir. Öyle ki, HDP'nin barajı aşmasını sağlayacak en önemli unsur metropol oyları ise ikinci önemli unsur yurtdışı oyları olacaktır. Bu nedenle de çalışmanın tali görülme, önemsenmeme, basit ele alınma şansı yoktur. Avrupa'daki seçim çalışmaları, yeterli önem verilmediği takdirde vebale dönüşecek kadar önemli, kritiktir.

HDP Avrupa'da seçimleri böyle bir algıyla, öneminin ayırdında olarak karşılıyor. Çalışmalara çok önceden başladık. İlk işimiz, Cumhurbaşkanlığı Seçimleri'nde Seçmen Kütük Kaydı'nı yaptıramamız yurttaşlarımızın kaydını yapmak oldu. Sadece Avrupa'da da değil, Amerika'dan Avustralya'ya kadar dünyanın her yerinde bu amaçlı komisyonları şimdiden oluşturduk. Komisyonlarımız, başvuran/başvurmayan ulaşabildikleri herkesi seçmen haline getirmek için uğraşıyor. Zira seçim çalışmalarının en önemli ayağı, "seçmeni seçmen yapmak."

Şu anda birçok ülkede, değişik kurumlardan arkadaşlarımızla birlikte, nüfus yoğunluğuna göre bilgisayarlı ekipler, başvuru merkezleri oluşturduk. Kurumlarımıza başvuran yurttaşlarımıza her türlü danışmanlık hizmetini veriyoruz. Ayrıca bunun dışında da ekiplerimiz, ellerinde formlarla ev ev gezmeye başladı. Kapısını çaldığımız hanelerin halkının seçmen kütüğünü kontrol ediyor; eğer kayıtlı değil iseler, kayıt olmalarını sağlıyoruz.

Yaptığımız bütün çalışmaları ise titizlikle arşivliyoruz. Hangi bölgede kiminle konuştuğumuzun, kimleri kaydettiğimizin, hangi kapıları çaldığımızın kaydını tek tek tutuyor; seçim çalışmalarının her döneminde ve bütün seçimlerde kullanılmak üzere arşivliyoruz.

Seçimler için başvuru takvimi, 14 Mart ile 8 Nisan arası. Fakat biz daha süreç başlamadan bütün işlerimizi bitirmek; süreç başladığında ise kalan tek tük eksiklerimizle ilgilenmek niyetindeyiz. Teknik detayları aştıktan sonra ise çok daha güçlü biçimde propaganda faaliyetine girişeceğiz.

Seçim çalışmalarımız, tek bir rengin hakim olduğu çalışmalar olmadı, olmayacak. Avrupa'daki çok sayıda kurum ittifak halinde; halen tavrını açıklamamış ama ittifak yönünde karar vereceğini umduğumuz çok sayıda kurum da var. Bütün çalışmaları ortaklaşa, hepimizin rengiyle yapmak niyetindeyiz. Propaganda çalışmalarımız da bu eksende olacak.

Nisan ayıyla birlikte, Türkiyeli seçmenler bizi her yerde görmeye başlayacak. Bütün merkezlerde dayanışma etkinlikleri, bazı merkezlerde mitingler düzenleyeceğiz. Bunlarla yetinmeyeceğiz; kapı kapı dolaşacağız. "Bizim seçmenimizdir" demeyeceğiz, "Daha önce başka partiye oy verdi" demeyeceğiz, "Memleketi şurasıymış" demeyeceğiz. Bütün seçmenlerle görüşüp ikna etmeye çalışacağız.

Oy kullanma sürecinin başlamasıyla birlikte ise temel gündemimiz, seçmenimizi sandığa taşımak olacak. Bunun organizasyonunda da değişik yöntemler uygulayacağız. Konsolosluklara uzak merkezlerden otobüsler tutacağız.

Velhasıl HDP, seçim sürecini ülkede olduğu gibi yurtdışında da tarihsel önemine yaraşır bir tempo ve planlamayla karşılayacak. Halkımızdan da beklentimiz, her şeyden önce mutlaka oy kullanma yeterliliğine sahip olmasını sağlayacak prosedürleri yerine getirmesi; ardından ise HDP'ye seçim çalışmalarında güç vermesidir. Ülkedeki emeği, fedakarlığı, planlı, disiplinli, coşkulu çalışma temposunu bulunduğumuz ülkeye de taşımak, boyun borcumuzdur.


* HDP Parti Meclisi üyesi