Bu sözler, eğer günün birinde Kürdistan’a bir “namus” abidesi dikilecekse, onun taşına yazılacak olan sözlerdir.
Sözlerin sahibi, ömrü zindanlarda geçmiş, zindandan TBMM’ye, oradan Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanlığına, o görevden, bu göreve koşmuş büyük bir Kürt yurseverinin sözleridir. Artık yaşı yetmişlere merdiven dayayan bu büyük yurtsever Ahmet Türk’tür.
Haber’de şöyle deniyor: “Kürtlerin Kobanê’de soykırıma tabi tutulmak istendiğine dikkat çeken Türk, buna rağmen Kürt siyasi parti ve örgütlerinin sessizliğini anlamadıklarını kaydederek bu suskunluğun hiçbir izahı olamayacağını belirtti.”
Ahmet Türk şöyle konuştu:
“Bu tür bir anlayışı artık Kürtler kabul etmez. Bir yerde halkın katlediliyorsa orada olacaksın ve halkını savunacaksın. Dinimizde de bu böyledir; bir yerde zulüm varsa ve bu zulme sessiz kalıyorsanız sizler de bu zulmün ortağısınız demektir. Kimse halkına yapılan zulme ortak olmanın vebalini taşıyamaz.”
Türk son olarak “Kobanê Kerkük’tür, Kerkük Kobanê’dir” diyerek tüm Kürtleri ulusal birlik anlayışı içerisinde ortak direnişe davet etti.
Ahmet Türk tüm Kürdistan halklarına, bugünün “namus günü” olduğunu hatırlattı... Tıpkı “Karayılan” türküsünde olduğu gibi:
Atına binmiş de elinde dizgin
vardığı cephede hiç olmaz bozgun
çeteler içinde yılanım azgın
vurun Kürt uşağı namus günüdür
sürerim, sürerim, gitmez kadana
Daiş’in kurşunu değmez adama
benden selam söylen nazlı anama
vurun Kürt uşağı namus günüdür
Ne diyebiliriz? En fazla Ahmet Türk’ün sözlerine bir ek yapabiliriz:
“Kobanê Kerkük’tür, Kerkük Kobanê’dir, her ikisi Kürdün de, Ortadoğu devrimci süreciyle hayatını birleştirenlerin de namusudur”...
Yani gün, namus günüdür!..
Şimdi her şey Kobanê için, Rojava için...
Başka söze de, yazıya da gerek yok!..