Avukat Ramazan Demir’in önceki gün AİHM’e “acil” koduyla gönderdiği başvuru dilekçesinde, Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulamadığı vurgulandı. Başvuruda, “Kişiye yönelik tedbir kararlarının fiili olarak etkisizleşmesi karşısında, sokağa çıkma yasağının kendisi ile ilgili bir tedbir kararı verilmesi gerektiği” ifade edildi.

Avukat Demir, AİHM’den, Cizre’de görevli hakimlerin ziyaret edilerek olgu ve delil tespitinin yerinde yapılmasını talep etti.

Dilekçeye aynı akşam yanıt veren AİHM, Hükümet’in tedbir kararlarına uymamasının sonuçlarından endişe duyduğunu belirterek, Hükümet’ten Sözleşmenin 39. Maddesi gereği yetkililerden ne gibi adımlar atıldığına dair izahın 22 Ocak (bugün) tarihine kadar yapılmasını istedi. 

AİHM’in tedbir kararı verdiği Hüseyin Paksoy dört gün ambulans bekledikten sonra, Serhat Altun ise AİHM’in karar verdiği saatlerde yaşamını yitirmişti. 



Uluslararası Af Örgütü uyardı



Uluslararası Af Örgütü (AI) Türkiye’nin Kürt illerinde süren operasyonlarına tepki göstererek, “Hükümetin saldırıları 200 bin kişinin hayatını tehlikeye atıyor” dedi. 

AI açıklamasında, Türk devletinin 6 aydır saldırılarının devam ettiği; halka yönelik “sert ve keyfi olarak” uygulamalarda bulunduğu kaydedildi. 150’den fazla sivilin katledildiği hatırlatılan açıklamada, adım atılmaması halinde durumun daha da kötüleşebileceği olasılığına işaret edildi. Açıklamada, “Güvenlik güçlerinin ilçelere ambulansların girişini dahi engellediği yönünde bilgiler geliyor. Elektrik ve su kesintilerinin yanı sıra gıda ve sağlık hizmetlerine erişimin zorlaşması bölge halkı üzerinde yıkıcı bir etki bırakıyor” denildi. 

Kuruluşun Orta Asya Direktörü John Dalhuisen, Türkiye’yi insan hakları yükümlülüklerine uymaya çağırarak, “Sokağa çıkma yasağı uygulanan bölgelere uluslararası gözlemciler de alınmıyor. Bu yüzden bölgedeki durumun ne boyutta olduğunu anlamak da zorlaşıyor” dedi. 

Türkiye’nin uluslararası alanda çok fazla eleştiriyle karşılaşmadığı tespitini de yapan Dalhuisen, “Suriye bağlantılı stratejik düşünceler ve mülteci krizine çözüm konusunda Türkiye’nin desteğini alma düşüncesi insan haklarının ciddi biçimde ihlal edildiği yönündeki iddiaları gölgelememeli. Uluslararası toplum olanları görmezden gelmemeli” çağrısında bulundu. 



Avrupa Konseyi’ne başvuru


HDP, AİHM kararlarının icra ve infazını denetleme yetkisi dahilinde yapılan tedbir talepli başvurular kapsamında Türkiye’nin sorumluluklarını yerine getirip getirmediğinin derhal tespiti için Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne başvurdu. 
HDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş tarafından yapılan başvuruda, komitenin Cizre’ye olgu tespiti ziyareti gerçekleştirmesi, olayları yerinde inceleyerek denetleme yapması talebinde de bulunuldu.