
Daha önce sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili “ihtiyadi tedbir” başvurularını “şimdilik gerek olmadığı” yanıtıyla reddederek hükümeti uyarmakla yetinen AİHM, ilk tedbir kararını verdi. AİHM, vurulduğu yerde yaralı halde bekletilerek hastaneye kaldırılmasına izin verilmeyen 16 yaşındaki Hüseyin Paksoy için Türk devletinin harekete geçmesini istedi, ancak bu karar Paksoy yaşamını yitirdikten sonra duyuruldu.
Cizre’de 15 Ocak günü devlet güçlerinin yaraladığı ve hastaneye kaldırılmasına izin verilmeyen 16 yaşındaki Hüseyin Paksoy için yapılan başvuruyu kabul eden AİHM, “AİHM’in İçtüzük 39’uncu maddesi uyarınca Türkiye hükümetini başvurucunun yaşam ve fiziksel bütünlüğünün korunması için bütün tedbirleri alması için uyarılmasına” karar verdi.
Türk devletine uyarı
Mahkeme ayrıca buna aykırı herhangi bir hareketi ise Sözleşme’nin 34’üncü maddesinin ihlali olarak tanımlayacağını da kaydetti. Buna dair ise yaşam hakkı gerekçesiyle daha önce alınan Mahmad Kulov ve Paskarov kararlarını hatırlatarak, aynı kararların ihlal edileceğini vurguladı.
AİHM kararında taraflardan 25 Ocak’a kadar başvuranın sağlığı ve gelişmeler ile ilgili bilgilerin iletilmesini isteyen AİHM, 15 Şubat tarihine kadar da esas başvurunun yapılmasını istedi.
AİHM şüphe duydu
Hüseyin Paksoy, 15 Ocak günü Nur Mahallesi’nin yoğun taranması sonucu yaralanmış, ancak ambulansın mahalleye girmesine izin verilmemişti. Ailenin talebi doğrultusunda 16 Ocak’ta Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatlarından Nuray Özdoğan, AİHM’e acil tedbir başvurusunda bulundu.
Kararı değerlendiren Nuray Özdoğan, mahkemenin yaşam hakkının tehlikeye girdiğini ciddiye aldığını belirterek, “Demek ki mahkeme yaşam hakkı konusunda ciddi şüphelere sahip ki bunu dikkate aldı ve ‘yaşam hakkı ihlali olduğu’ düşüncesi ile yaşam hakkı güvenceye alınmasını istedi. Mahkemenin kararının aslı devletin yaşam hakkının güvenliğini her açıdan sağlanmasına yönelik olduğunu gösteriyor” dedi.
Cenaze Paksoy’a ait
AİHM kararının açıklandığı saatte ise Cizre’den Paksoy’un yaşamını yitirdiği haberi geldi. Nur Mahallesi’nde katledilen ve eşgali Paksoy’a benzeyen bir cenaze ambulansla Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. HDP Milletvekili Sarıyıldız’ın “Cenazeye ilişkin ambulans personelinden bilgi aldık. Eşkal cenazenin Paksoy’a ait olduğu yönünde. Ancak tam olarak emin olmak için cenazenin teşhis edilmesi gerekir” açıklaması ardından Paksoy’un ailesi Cizre Devlet Hastanesi’ne giderek oğullarının cenazesini teşhis etmek istedi. Ancak yetkililer aileye cenazenin Şırnak Devlet Hastanesi’ne kaldırılacağını ve kesin teşhisin Salı günü (bugün) yapılabileceğini bildirdi.
AİHM bu vahşeti görsün
Konuyla ilgili gazetemize konuşan HDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız, teşhisin kesinleşmemekle birlikte cenazenin Paksoy’a ait olduğunu belirterek, “Ambulans yetkililerinin verdiği bilgiye göre eşgali aynı. Bulunan cenaze ayağından vurulmuş. Hüseyin de ayağından vurulmuştu. Zaten o mahallede başka vurulan kimse de olmadı” dedi.
Dün mahalleye polis ve askerlerin gittiğine dikkat çeken Sarıyıldız, “İnfaz edilmiş de olabilir” dedi.
“Devlet vahşetine bir vahşet daha ekledi” diyen Sarıyıldız, AİHM’e de seslenerek şunları söyledi:
“4 gündür uğraştık. Bir sokakta 5-10 ev vardı. O evlerden birindeydi Hüseyin. 16 yaşında bir çocuktu daha. İlk başta ayağından yaralanmıştı, sadece kan kaybı vardı. Ambulansa izin verilseydi yaşayabilirdi. AİHM de bu vahşeti görsün. Böyle yapmacık, Türkiye’yle ilişkilere zarar vermeyecek ortayollu kararlar bu vahşetin önüne geçmiyor. AİHM daha önce karar vermiş olsaydı Hüseyin yaşayacaktı. Cizre şu anda Kobanê‘den beter halde. Kadınlar çocuklar bombalanıyor, evleri üstlerine yıkılıyor. İnsanlık suçları kabarıyor. Şimdi bilmiyoruz yarın aramızdan hangi canlar eksilecek.”
ŞIRNAK