• Adalet taleplerini İstanbul Adliyesi önüne taşıyan tutsakların aileleri, “Hasta tutsakların ölüme terk edilmesine izin vermeyeceğiz” dedi. Adalet Nöbeti eylemlerinin 87. gününde Diyarbakır Adliyesi önünde bir araya gelen aileler de “Evlatlarımızı verin” diye seslendi.

 

Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi, “Hasta tutsaklara özgürlük” talebiyle İstanbul Adliyesi önünde nöbet eylemi gerçekleştirdi. Eyleme, Barış Anneleri İnisiyatifi üyeleri, tutuklu aileleri, Birleşik Mücadele Güçleri (BMG) bileşenleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul milletvekilleri Oya Ersoy ve Musa Piroğlu ile çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi de destek verdi.

Ortak açıklamayı okuyan İnisiyatif üyesi avukat Yağmur Kavak, sosyal alanların kısıtlanması, görüş ve iletişim yasakları, muhalif dergi ve gazete kısıtlamaları, hastane sevklerinin yapılmaması, tedavi hakkının engellenmesi gibi yaşanan kimi ihlallere işaret ederek, hasta tutsakların durumunun her geçen gün daha da ağırlaştığını söyledi. Son 6 yılda 111 hasta tutsağın yaşamını yitirdiğini aktaran Kavak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hasta tutsaklar hastane, ATK, savcılık engeline takılıyor. Rapor verilse bile tahliyeleri engelleniyor. Bugün Aysel Tuğluk, Mehmet Emin Özkan, Ali Osman Köse, Fatma Tokmak ve adını sayamadığımız birçok tutsağın hayatları tehlike altında. Tutsakların yakınları, aileleri, yoldaşları olarak hasta tutsakların ölüme terk edilmesine izin vermeyeceğiz. Herkesi mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.”

Hasta ve ceza infaz süreleri dolmasına rağmen tahliye edilmeyen tutsak yakınları da Adalet Nöbeti eylemlerinin 87. gününde, Diyarbakır Adliyesi önünde bir araya geldi. Aileler, uzun bir süre polisler tarafından abluka altında tutuldu. Polis, birçok sivil toplum örgütü temsilcisinin açıklamaya katılmasını engelledi. Tutsak yakınlarından İnci Güler, “30 yıl cezaevinde tutulan tutuklular, ben eve gidene kadar ölme ihtimalleri olan tutuklular serbest bırakılsın. Çocuklarımızın yanındayız. Gözyaşı dökmek istemiyoruz. Evlatlarımızı bize verin” çağrısı yaptı. 

Tutsak yakını Reşahat Ada, Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığına “çocuklarımızın infazlarını yakmayın” çağrısı yaparak, “Cezaevlerinden cenaze çıkmasını, yakınlarımızın cenazelerini tabutlarla taşımayı istemiyoruz” diye kaydetti. 

Açıklama, “Bijî berxwedana zindanan (Yaşasın zindan direnişi)” sloganıyla sona erdi.