İHD Genel Merkezi, Türk cezaevlerinde 162'si ağır 544 hasta tutsağın durumuna dikkat çekmek için Ankara'da eylem yaptı. Yüksel Caddesi'ndeki İnsan Hakları Anıtı'nda önceki gün açılan çadırda "Yaşam Nöbeti" tutuldu. Nöbete çeşitli illerden gelen tutsak yakınları, insan hakları savunucuları ve siyasetçiler katıldı. Nöbet ardından dün de Meclis'e yürüyüş düzenlendi. İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, İHD Amed Şube Başkanı Raci Bilici'nin de aralarında bulunduğu kitle, Meclis Dikmen Kapısı önünde oturma eylemi yaptı. Bir heyet de Meclis'te BDP Grup Başkanvekil Pervin Buldan ve CHP Grup Başkanvekili Engin Altan ile görüştü.
İHD'nin cezaevindeki hasta tutsaklara ilişkin talepleri şöyle:
* Cumhurbaşkanlığı'nın özel af niteliğinde cezanın kaldırılması ile ilgili prosedüründe değişiklik yapması gerekir. 5275 sayılı İnfaz Kanunun * 6. maddesinin 3. fıkrasında Adalet Bakanlığı'nca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenen raporların Adli Tıp Kurumu'nun onayına sunulması ile ilgili düzenlemelerin kaldırılması gerekmektedir.
*  5275 sayılı İnfaz Kanununun 16. maddesinde Ocak ayında yapılan değişikliğe bile Adli Tıp Kurumu direnmektedir. Kanun değişikliği ile hayati tehlike kriteri yerine yaşamını tek başına idame ettirememe kriteri getirilmiştir. Ancak bunun yanı sıra Cumhuriyet Savcılarına geniş bir taktir yetkisi tanınarak toplum güvenliği bakımından tehlikeli kabul edilecek mahpusların hastalığına rağmen tahliye edilmemesi düzenlenmiştir. Nitekim bu hüküm gerekçe gösterilerek Mardin Cezaevinde hükümlü olarak tutulan Ramazan Özalp, Adli Tıp Kurumunun cezaevinde kalamaz raporu vermesine rağmen tahliye edilmemiştir. Kanundaki bu kriter tahliyeleri geciktirmektedir.
* Adli Tıp Kurumunun resmi bilirkişi tekeli kaldırılmalıdır.
* F Tipi hapishanelere geçildikten sonra bu hapishanelerdeki tecrit koşulları hastalıkları tetiklemekte ve mahpusların hastalıklarının hızlı bir şekilde ilerlemesine neden olmaktadır. Hapishanelerdeki tecrit uygulamasına son verilmelidir.
* Hapishanelerde beslenme, havalandırma ve spor yapma imkanları iyileştirilerek ve hijyen sağlanarak, mahpusların beden ve ruh sağlıklarının korunmasına yardımcı olunmalıdır.
* 5275 sayılı kanundaki adli-siyasi ayrımı yapılarak siyasilere daha ağır ve daha fazla infazı düzenleyen hükümler kaldırılmalı, kanun bir bütün olarak, özgürlüğünden yoksun bırakılan ya da hapsedilen kişilerin korunması ile ilgili BM kurallarına uygun hale getirilmelidir.
* Bir önceki yasama döneminde TBMM tarafından onaylanan İşkenceye Karşı Sözleşmenin seçmeli protokolü uyarınca 1 yıl içerisinde oluşturulması öngörülen ulusal önleme mekanizmasının sivil toplum ve demokratik kitle örgütlerinden oluşması gerekmektedir.
* Hapishanelerdeki sağlık koşulları düzeltilinceye kadar Adalet Bakanlığı'nın acilen tüm hapishanelerdeki sağlık sorunu olan mahpusları sağlık kontrolünden geçirmesi ve bunların kayıtlarını tutması sağlanmalıdır.

 ANKARA