A.A. (22), üniversiteyi kazandıktan kısa bir süre sonra birilerinin kendisini arayarak, "Adıyaman Üniversitesi'ni kazanmışsın tebrik ederiz. Sana burada maddi manevi yardımcı olacağız" dediğini belirtti. Daha sonra okula kayıt yaptırmak için Adıyaman'a gediğinde bu kişiler tarafından karşılandığını ifade eden A.A, bu kişilere ait bir yurda gittiklerini ve burada az miktarda ödeme yaparak kalabileceğininin söylendiğini kaydetti.
"Ben yurtta değil, evde kalmak istiyordum. Onlar ise yurtta kalmamı istiyordu. Israrım üzerine beni bir eve yerleştirdiler" diyen A.A., kayıt işlemleri ardından Van'da bulunan ailesinin yanına gittiğini ve okullar açılınca da Adıyaman'a döndüğünü söyledi. A.A. daha sonra 'sigara içenleri evde tutmuyoruz' gerekçesi ile tekrar yurda almak istediklerini ama reddederek, tanıdık arkadaş çevresi ile bir ev tutarak, burada kalmaya başladığını ifade etti.

'Ajanlık teklif ettiler'
Kısa bir süre sonra 0800'lü bir numara tarafından arandığını ve konuşan kişinin kendisine, "Valilikten sana burs çıktı" dediğini aktaran A.A., bunun üzerine Adıyaman Valiliği'ne giderek kendisine burs çıktığını söylediğini ancak ilgili kişilerin kendisine bunun doğru olmadığını söylediklerini belirtti. A.A., valilikten çıktıktan sonra aynı numaranın kendisini tekrar aradığını ve telefonu açınca 10 metre ötede birilerinin kendisine el hareketi yaparak çağırdığını söyledi. Yanlarına gittiği şahısların kimlik çıkararak polis olduklarını söylediğini kaydeden A.A., polislerin kendisine çeşitli eylem ve etkinliklerde çekilmiş fotoğraflarından oluşan bir dosyayı gösterdiklerini ve burada kendisine, "Seni geldiğin günden beri takip ediyoruz. BDP'ye sık sık gidiyorsun. Orada nelerin yaşandığını biliyorsun. Bize bilgi verirsen biz de sana yardımcı oluruz. Burs bağlarız" dediklerini söyledi. Ajanlık dayatmasını kabul etmeyince tehdit ettiklerini kaydeden A.A., "Adıyaman'da kendi irademle hareket edemiyorum. Sürekli takip ediliyorum" dedi.

Benzer örnekler var

İHD Adıyaman Şube Başkanı Osman Süzen, daha önce de benzer olaylarla karşılaştıklarını belirterek, bu nedenle derneklerine başvuran başka insanlarında olduğunu kaydetti. Süzen, "Eğer bu durum devlet politikası ise yanlış bir politika. Eğer polisin kendi inisiyatifi ile yaptığı bir şey ise de bu görevi kötüye kullanmaktır. Kimse kimseye bu tür dayatmalarda bulunamaz. Ortada bir suç var ise kanunlar ışığında gerekli işlemler yapılır. Bu tür müdahaleler doğru değil" dedi.


ZEYNEP KURİŞ/DİHA/ADIYAMAN