İstanbul’da Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde önceki akşam saat 22.00 sıralarında meydana gelen intihar saldırıları ve taramalarda, 41 kişi hayatını kaybetti, en az 239 kişi yaralandı. Güvenliğin en üst seviyede olduğu dünyanın en büyük havaalanları arasında yer alan Atatürk Havalimanı’nda 3 canlı bomba otomatik silahlarla rastgele ateş açıp kendilerini patlattı. Saldırıya 4 kişinin daha katıldığı belirtilirken, birisinin sağ yakalandığı iddia edildi. Saldırıyla ilgili yayınlanan güvenlik kamerası görüntüsünde; birinin elinde uzun namlulu silahla koşarak ilerlediği, çevreye ateş açtığı, bir polis tarafından silahla vurulduğu ardından kendini havaya uçurduğu görülüyor. Patlamalardan birinin ise taksicilerin yolcu beklediği geliş kapısında meydana geldiği belirtildi. 


En az 41 kişi 

İstanbul Valiliği, hayatını kaybedenlerden 28’inin Türk, 10’unun yabancı uyruklu ve üçünün çifte vatandaş olduğunu açıkladı. Dün öğlen saatlerinde hayatını kaybedenlerden 37’sinin kimliğinin netleştiği, 19 cenazenin ailelerine teslim edildiği açıklanmıştı. Basına yansıyan 3’ü canlı bomba 43 kişilik isim listesine göre ise yaşamını yitirenlerin çoğu Türkiyeli, aralarında Suudi Arabistan, Ukrayna, Özbekistan, İran, Irak, Ürdün ve Tunus vatandaşları da var. Yaralanan 239 kişiden 109’u taburcu edildi, 130’unun hastanedeki tedavileri sürüyor. 


Yine bayrak kamuflajı

Atatürk Havaalanı’ndaki saldırının vehameti ise gün aydınlanınca ortaya çıktı. Dış Hatlar Gidiş ve Geliş katında büyük hasar meydana geldi. Saldırının gerçekleştiği bölge panelvanlarla kapatılırken, Türk bayrağı ve Atatürk posteri asıldı. 


Yayın yasağı getirildi

AKP hükümeti hızla yayın yasağı getirdi. Havalimanı saldırılarının ardından facebook, twitter ve youtube’a erişimde de sorunlar yaşandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatılırken, Türk devlet yetkilileri her zamanki gibi güvenlik zaafı olmadığını savundu. 

Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde incelemelerde bulunan Türk Başbakan Binali Yıldırım, “Güvenlik güçlerimizin yaptığı tespitler, terör eyleminin DAEŞ örgütünce gerçekleştiğini işaret etmekle beraber, bu konuda çalışmalar halen sürdürülmektedir” dedi.

AP de İstanbul’daki saldırıya dair üst düzey Türk yetkilisine dayandırdığı haberinde, “50 kişinin hayatını kaybettiğini ve saldırıyı DAİŞ’in yaptığını” duyurdu.


‘Milli yas’ var istifa yok

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yıldırım ve Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile Saray’da toplantı yaptı. Başbakanlık bir günlük “milli yas” ilan ederken, daha önceki DAİŞ saldırılarında olduğu ne istifa eden ne de hükümet politikalarını masaya yatıran bir yetkili çıkmadı. 


ABD uyarmıştı

ABD, saldırı günü vatandaşlarını Türkiye’ye seyahat konusunda uyarmıştı. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, 29 Mart’ta yayınlanan uyarı yinelenerek, turistlerin açıkça hedef alındığı belirtilmişti. 


Erdoğan’dan aynı nakarat

Belçika ve Fransa’da yaşanan DAİŞ saldırıları ardından “Bizim yakaladıklarımızı onlar saldı“ ve “Sizin istihbarat teşkilatınız çalışmıyor mu?” diyerek Avrupa ülkelerine çıkışan Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, 41 kişinin yaşamını yitirdiği İstanbul saldırıyla ilgili yazılı açıklama yapmakla yetinirken, “Bu saldırının, dünyaya ülkemiz aleyhinde propaganda malzemesi üretmeyi hedeflediği açıktır” iddiasında bulundu, çeteleri anmadan tüm dünyayı ‘bütün terör örgütlerine’ karşı ortak mücadeleye çağırdı.


HDP: Sorumlusu Erdoğan 

Saldırıyı kınayan HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, “Bu yapıların bu kadar rahat saldırılar yapabiliyor olmasında, bunlara destek veren hükümetlerin sorumluluğu büyüktür. Dış politikasını barbar çetelere destek üzerinden kuran, halen ‘El Nusra neden terörist oluyormuş‘ diye soran bir zihniyet bugün yaşananların da sorumlusudur” dedi. “Suriye’yi yaşanmaz bir ülke haline getiren silah sevkiyatlarının, verilen lojistik desteklerin sonuçları, bugün tüm yurttaşlarımızın yaşam haklarını tehdit ediyor” diyen eşbaşkanlar şu hususların da altını çizdi: “Dış politikası tam bir fiyasko olan siyasi iktidarın ve bunun taşıyıcılarının hiçbir utanma ve sıkılma yaşamadan koltuklarında oturmaya devam edip, ‘tek adam’ yönetimini sağlamak için çabalamalarını ibretle izliyoruz. Bu iktidar Türkiye’ye istikrar ve huzur getirme özelliğine sahip değildir. Ülke içinde ve dış dünyayla ilişkilerinde iktidarını sürdürmek için gerginlik, kutuplaşma, çatışma ve savaşı kullanan bir zihniyetin huzur ve istikrar iddiaları yok hükmündedir. Dışımızdaki dünyanın açık bir biçimde gördüğü bu gerçekliğin Türkiye’de de fark edilmesi, bu gidişe dur demenin bir adımı olacaktır.”

Açıklamada DAİŞ’e karşı birlikte mücadelenin önemine de vurgu yapıldı: “Beyrut’tan Reyhanlı’ya, Suruç’tan Paris’e, Bağdat’tan Kobanê’ye, Tunus’tan Brüksel’e, Ankara’dan İstanbul’a, Irak’tan Suriye’ye kadar çok geniş bir coğrafyada insanlık suçu işleyen IŞİD’e karşı daha fazla mücadele ve dayanışma içinde olmamızın önemi açıktır.”


Suriye politikasının sonucu 

HDP Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen de “Türkiye’nin Suriye politikasının, Ortadoğu politikasının böyle bir sonucu olacağını son yıllarda hem biz söyledik, hem uluslararası güvenlik uzmanları çok net söyledi. Siz bu işleri yaparsanız, bu ilişkilere girerseniz bunun sonucunda bedelini siz de ödemek zorunda kalırsınız ve nihayet bu tabloyla karşı karşıyayız” dedi. 


Artık herkes sizi biliyor 

Meclis Genel Kurulu’nda konuşan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ise Türkiye dış politikanın yanlış gitmesinin en temel sebebinin Suriye ve Rojava’da izlenilen politikalar olduğuna dikkat çekti. Baluken, “Siz, Suriye ve Rojava’da Kürtler bir statü elde etmesin diye, Rojava halklarının bir statüsü olmasın diye mezhepçi bir dış politika yürüttüğünüz için orada bulunan çete yapılarıyla ilişkiye girmeyi tercih ettiniz. Bunu hep reddettiniz ama bakın gelinen aşamada artık bütün dünya bu içerisine girilen ilişkileri sorgulamaya başladı. AKP-IŞİD ilişkisi, AKP-El Nusra, AKP-Ehrar El Şam ilişkisi bütün dünyada yüksek sesle dillendirilmeye başlandı” diye konuştu. 


Firari DAİŞ’liler mi yaptı?

İddiaya göre; 25 Haziran Cumartesi günü 11 DAİŞ üyesi Hatay Geri Gönderme Merkezi’nden kaçtı. Kaçan DAİŞ‘lilerden 6’sı aynı gün içerisinde yakalanırken, 5’i yakalanamadı. DAİŞ içerisinde üst düzey faaliyet yürüttüğü belirtilen 5 kişinin önceki akşamki saldırının düzenlenmesi ve organize edilmesinde yer aldıkları belirtiliyor. 


Tek istifa yok

DAİŞ tarafından Türkiye’de 2013 yılından bu yana gerçekleştirilen 11 farklı bombalı saldırıda 253 kişi yaşamını yitirdi. Ancak “güvenlik zafiyeti yok” diyerek sorumluluk almayı reddeden hükümet yetkilileri “istifa” çağrılarına da kulak vermedi.  


 İSTANBUL