NURHAN KUZU/ERGİN ÇAÐLAR/MA/MERSİN


HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, “Seçimler ister 2 ay, isterse 2 yıl sonra olsun; bizim gündemimiz güçlü bir muhalefeti örmektir” dedi. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü ve Kars Milletvekilli Ayhan Bilgen, gündemdeki konuları ve erken seçim tartışmalarını değerlendirdi. Bilgen, demokrasiyi inşa eden bir seçim olması için muhalefettin iyi yol izlemesi gerektiğini kaydetti. Ciddi bir tıkanmışlığın ve yönetememe halinin hakim olduğunu ifade eden Bilgen, “Tıkanmışlığı aşmanın yolu yapılacak demokratik bir seçimledir. Şu anki koşullara bakıldığında yapılacak bir erken seçimin de meşruluğu tartışılır" dedi.

 

Muhalefetin örgütlenmesi

AKP'nin seçimi göze alıp almayacağına ya da seçimin yapılmasını belirleyecek olanın toplumsal muhalefet olduğuna dikkat çeken Bilgen, şunları söyledi: "Erken seçim olacak mı olmayacak mı? Beklemek yerine muhalif kesim, yapılan faşizan uygulamaları durduracak birliktelikler ve buluşmalar sağlamalı; ortak çalışma platformlarında gündeme dair tartışmalar yapmalı. Seçimler ister 2 ay sonra olsun ister 2 yıl sonra olsun, bizim nasıl yol izleyeceğimiz önemlidir. Bize düşen sokaklarda, hayatın içerisinde her yerde bu baskı sürecini sonlandıracak iradeyi örgütlemektir.

Yapılan son seçim anketlerinde iktidarın durumunun hiç de iç açıcı olmadığının medya tarafından tartışılmaya başlandığını kaydeden Bilgen, anketlerde kararsız seçmenin yüzde 30’lara çıktığının görüldüğü bunun sebebinin de insanların süreçlerden yaşadığı kaygılardan kaynaklandığını belirtti. Özellikle son günlerde ABD'deki Reza Zarrab ile yeniden gündeme gelen 17-25 Aralık yolsuzluğuyla birlikte toplumda ciddi kaygılar ve kırılmalar yaşandığına dikkat çeken Bilgen, şöyle devam etti: "Yolsuzluk derinleştikçe ve milyon dolarlık rüşvet artıkça toplumda büyük bir öfkeyi de beraberinde getirdi. AKP kendisi için bir çıkış yolu olarak, daha kötüye giden süreci atlatmak için erken seçimi deneyebilir. Ya da yaptığı yolsuzlukları milli bir dava gibi sunabilir. Seçimi ister kendisi için bir çıkış yolu görsün isterse de OHAL'i 2019 sonuna kadar var gücüyle kullansın. Haksız uygulamalara karşı nasıl güçlü bir muhalefeti öreriz tartışmasını yapmamız gerekir."

 

MHP ittifakı da kurtarmaz

AKP'yi artık MHP ile ittifakının da kurtaramayacağına dikkat çeken Bilgen, MHP'nin kendi varlığını deva ettirebilmek için AKP ile ittifak kurduğunu vurguladı. Bilgen, "Herkes AKP'nin artık 2002'deki AKP olmadığının farkında. Bugün MHP ile Vatan Partisi arasında sıkışmış bir AKP var. 'AKP devrilirse arkasında kalacak mirasa hangisi sahip çıkabilir' anlayışıyla iki parti de AKP etrafında kenetlenmiş durumdadır. Bu iktidar, bu sıkışmışlığı kabul ediyor. Bu iki parti de bu ittifaktan faydalanıyorlar” dedi.  

 

Kaçmanın yollarını arıyorlar

Bilgen, herkesin AKP’den kaçmak için farklı yollar aradığını vurguladı. Bilgen, “Türkiye’nin uluslararası ittifaklardaki çaresizliği yapısal dönüşümü ve daha demokratik rejimin inşasını zorunlu kılıyor. Burada küçük taktik hamleler değil, Türkiye'de tarihi bir dönüşüm gerekiyor. Dolasıyla bu tarihi dönüşüme yakışacak bir vizyon ve perspektifle 2019 Türkiye’sine dair daha umut içeren bir siyaset anlayışının toplumun önüne konulması gerekir” diye konuştu.

 

Kürtler her şeyin farkında

Kürtlerin artık her şeyin farkında olduğunu ifade eden Bilgen, “Kürtler, Erdoğan’ın ne 15 çocukla ilgili nefret söylemlerini ne de ‘Bir gece ansızın geliriz, aç bırakırız’ diyerek açlıkla terbiye etme gibi söylemlerini unutur” dedi. Kürtlerin bu coğrafyada yaşananların farkında olduğunu ve halkların da birbirini boğazlamadan nasıl yaşayabileceğini artık öğrendiğini kaydeden Bilgen, HDP olarak özeleştiri vererek, daha somut adımlar atmak için gereken mücadeleyi yürüteceklerinin altını çizdi.