KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, AKP hükümetinin Ankara Katliamı’nı da fırsata çevirdiği belirtilerek, katliamdan sonra onlarca belediye eşbaşkanı, yüzlerce HDP’linin tutuklandığı kaydedildi. Her gün tutuklama yapılması sonucu seçimden önce neredeyse hiçbir belediye eşbaşkanının dışarıda bırakılmayacağı ifade edilen açıklamada, “Kürdistan’da yerel demokrasinin ayaklarından biri olabilecek yerel yönetimler felç edilerek demokrasi güçleri zayıflatılmak ve giderek tasfiye edilmek istenmektedir” denildi.

Ankara Katliamı’nın tek gündemi haline gelmesini fırsat bilen AKP hükümetinin başta belediye eşbaşkanları olmak üzere Kürdistan’daki siyasetçilere yöneldiğine dikkat çeken KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, şöyle devam etti: “Yine bu gündemin yarattığı yoğunluk ortamında halka yönelik baskılar arttırılmıştır. Ankara Katliamı’nın gündem yoğunluğu içinde bu tür tutuklama ve baskıların haber ve gündem olmayacağı düşünülüp demokrasi güçlerinin üzerine üzerine gidilmektedir.”


Bu zihniyete teslim olunmamalı

Bu kadar belediye eşbaşkanı ve siyasetçinin tutuklanmasının seçimleri anlamsız hale getirdiği gibi, demokratik siyasetin de Türkiye açısından fazla bir anlamı olmadığını ortaya koyduğunu kaydeden KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “Ancak bu zihniyet ve politikalara teslim olmamak gerekir” dedi.

Belediye başkanları ve siyasetçiler tutuklandığında Kürt halkının her yerde demokratik tepkilerini ortaya koymasını isteyen Eşbaşkanlık, “Kürt siyasetçilerinin kolay tutuklanmasına izin verilmemelidir. Halk, kendi siyasi iradesine koşullar ne olursa olsun sahip çıkmalıdır. Eğer Türkiye’de seçimin ve demokratik siyasetin bir anlamı olacaksa, belediye başkanları ve seçilenlerin tutuklanmasına izin verilmemelidir. Demokratik kazanımlara sahiplenmenin ilk yolu budur” diye vurguladı. 


Eylemsizlik isteyenler tutum alsın

Kürt Özgürlük Hareketi’ne eylemsizlik çağrısında bulunanları en başta da bu tutuklamalara karşı tutum ortaya koymaya davet eden Eşbaşkanlık, “AKP zihniyeti, bombacıyı tutuklamıyor, ama halkın siyasi iradesi olan belediye başkanlarını ve binlerce siyasetçiyi tutukluyor. Bu zihniyette olan ve meşruiyetini kaybetmiş hükümete karşı tutum konularak belediye başkanları ve siyasetçilerin derhal serbest bırakılması istenmelidir” dedi.


Yapılan çağrılar anlam bulmaz

Bu siyasi soykırım operasyonlarına karşı aktif mücadele edilmeden Kürt Özgürlük Hareketi’ne yapılan çağrıların anlam bulmayacağının altını çizen Eşbaşkanlık, şunların altını çizerek açıklamasını tamamladı: “Nitekim ilan ettiğimiz eylemsizlik muhatapları tarafından dikkate alınmamakta ve her yerde askeri operasyonlar ve saldırılar yoğunlaştırılarak sürdürülmektedir. Türkiye halkları ve demokrasi güçleri eylemsizliğe sahiplenmek ve seçimin güvenlikli ortamda yapılmasını sağlamak için bu askeri saldırılar ve operasyonlar karşısında tutumlarını ortaya koymalıdırlar.” 


 BEHDİNAN