KCK Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komitesi, Kürt halkının AKP faşizmine yenilmediğini, Erdoğan’a teslim olmadığını vurgulayarak, iradesine ve belediyelerine de sahip çıkacağını; sömürgecinin atamalarına izin vermeyeceğini söyledi.
DBP’li belediyelerin soruşturma ve denetim kıskacınca işlevsizleştirilmeye çalışıldığını itiraf eden Hükümet Sözcüsü, kayyum atamak için düzenleme yapılacağını söyledi. Türk Başbakan Binali Yıldırım da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatını tekrarlayarak düzenlemenin Meclis’ten geçeceğini söyledi. DBP, halkın iradesine sahip çıkacaklarını belirtirken KCK, 40 yıllık mücadele tarihini hatırlattı.
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında önceki gün Saray’da yapılan ve Türk Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın da katıldığı Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası, kameralar karşısına geçen Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş günlerdir tartışılan DBP’li belediyelere vali ve kaymakamlıkların atanması tartışmalarına ilişkin, bu konuda çalışma yürüttüldüğünü belirterek, “Örgüte destek verdiği dolayısıyla gözaltına alınan belediye başkanları, meclis üyeleri var. Bunlarla ilgili Başbakanlık bünyesinde soruşturmalar yapılıyor. Ayrıca Maliye Bakanlığı’nın bu belediyelerin harcamalarını nasıl yaptığına dair müfettişler üzerinden denetim yapması mümkündür. Zaten Başbakanlık da gerektiğinde ilgili belediyelerle ilgili farklı bakanlıktan oluşan müfettişlerle birlikte soruşturmaları yürütmeye izin verebilir. Eğer gerekiyorsa bununla ilgili ilave yasal düzenlemeler gerçekleştirilebilir” dedi.

Yıldırım: Meclis’ten geçecek
Türk Başbakan Binali Yıldırım da partisinin dünkü Grup toplantısında konuştu. Kürt Özgürlük Hareketi ve Kürt özgürlük mücadelesini “terör” ve “terörizm” kavramlarıyla izah eden yıldırım, Türkiye’nin bundan kurtulacağını söyledi. AKP ve bağlı kuruluşların Ramazan boyunca Kürt kentleriyle gönül köprüleri kurduğunu ileri süren Yıldırım, gerillayı imha operasyonlarıyla birlikte yapacak birkaç tane işleri olduğunu belirtti. Yıldırım, bu işleri de şöyle anlattı:
l Bir tanesi teröre mali destek veren belediyelerin hesabını görmek. En kısa sürede devletin verdiği kaynakları millet için kullanmayan bu yerel yöneticilerden bunun hesabını soracağız. Burunlarından fitil fitil getireceğiz. Bu konuda düzenleme de Meclise gelecek; yağma yok! İnsanlar dişinden tırnağından arttıracak, siz dağa lojistik destek yapacaksınız. Ondan sonra da demokrasi diyeceksiniz, Türkiye’yi yurtdışında kapı kapı şikayet edeceksiniz.
l Operasyonlar bitti, ikinci adımı atıyoruz. Fiziki ve sosyal yenileme. Çalışmalar başladı. Altyapı ve üstyapısıyla yöresel mimariyi yansıtan evleriyle. Gençlerimizi hayata bağlayacak tedbirleri de yaşama geçiriyoruz. Zenginlik merkezleri oluşturuyoruz. Fabrikalar kurulacak, ürettikleri ürünleri de belli bir süre biz satın alacağız. Terörün istismarından gençlerimizi ve bölge halkımızı kurtarmış olacağız.

Militarizmin güçlendirilmesi
Yıldırım, konuşmasında savunma sanayine son 14 yılda 30 milyar dolar kaynak aktardıklarını belirterek, “Kendi İHA’mızı yapabiliyoruz, şimdi silah donanımlısını yapıyoruz, tankımızı, milli piyada tüfeğimizi, bölgesel uçak projemizi yapıyoruz, helikopterimizi yapıyoruz. Yerlilik oranını yüzde 20’den yüzde 60’ın üzerine çıkardık. Türkiye’yi güçlendiriyoruz, Türkiye güçlendiği oradan ordumuz güçleniyor. 2023 sürecinde bölgesel uçağımızı semalarımızda uçuracağız. Kuyruğunda Türk Malı yazan uçağımızı uçuracağız. 2018’in sonunda tamamen yerli uydumuz da gökyüzünde olacak” dedi.

DBP: Halkın iradesini ezdirmeyeceğiz
Erdoğan ve hükümetinin gasp duyurularını DİHA’ya değerlendiren DBP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Emine Özmen, DBP’li belediyelere kayyum atanması ve bütün saldırıların açık olduğunun altını çizerek, Kürt halkının bu saldırılara yabancı olmadığını söyledi. Özmen, Kürt halkına yönelik saldırının bir parçası olarak DBP’li belediyelere yönelindiğini kaydetti.
Özmen, “Devlet hiçbir zaman olmadığı kadar AKP döneminde ise bir çıkmaza girmiş durumda. Çünkü Kürt halkı 30 yıl önceki halk değildir. İradeleşmiş bir halk gerçeği var. Varlığını kanıtlamaya çalışan bir halk gerçeğini aşmış, varlığını statüyle sürdürme mücadelesi veriyor. Kayyum atamaları tartışılıyor ama neredeyse 195 siyasetçimiz adli yargılama sürecine tabi tutuldu. 20 belediye eşbaşkanı tutuklandı, 30’u görevden uzaklaştırıldı. Meclis üyelerimiz, il genel meclis üyelerimize dönük baskılar var” diye konuştu.
“Direnen bir gelenekten geliyoruz. Direneceğiz de” diyen Özmen, şöyle devam etti: “Baskılara rağmen hizmetler devam ediyor. Yapılması gerekenler baskılara rağmen yapılıyor. Halkın iradesini, özgürlüğünü korumak için ne gerekiyorsa yapacağız.”

Sömürgeciliğin tahkimatı
KCK Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komitesi de dün konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
AKP faşizminin topyekün savaşla Kürt halkını sindirerek; Kürdistan coğrafyasını tarihi ve kültürel değerleriyle birlikte yok ederek sömürgeci uygulamalarının hayat bulmasını hedeflediğini kaydeden Komite, kurumsallaşmış faşizmle karşı karşıya olunduğunu vurguladı. Milletvekillerin dokunulmazlıklarını kaldıran, askere/tecavüzcü, katliam çetelerine dokunulmazlık sağlayan başka bir hükümet örneği görülmediğini belirten Komite, AKP ve Erdoğan’ın seçimle görev başına gelen belediye yönetimlerini, boyun eğmediği için, tutuklamak, görevden almak, baskı yaparak sindirmek ve darbe ile belediyelere el koymak istediğine işaret etti.

Hukuku da rehin aldı
Komite açıklaması şöyle sürdürdü: “Her platformda demagoji yaparak yüzde 52 ile seçildiğini, halkın iradesini esas aldığını söyleyen Erdoğan, yüzde 80’ler 90’larla seçilmiş, Kürt halkının örgütlü iradesini temsil eden milletvekillerini ve belediye eşbaşkanlarını yok hükmünde saymaktadır. Kendi iktidarı için anayasayı ihlal eden sömürgeci zihniyet Kürt halkının meşru mücadelesi söz konusu olduğunda hukuku kendi faşizan politikalarının gerekçesi yapmaktadır. Tüm bu uygulamalar gösteriyor ki Türkiye’de halkın iradesine karşı bir darbe dönemi yaşanmaktadır.

Kürtler yenilmedi, biat etmiyor
Kürt halkı, 40 yıllık mücadele deneyimi ve örgütlü halk iradesi sonucu AKP faşizmine yenilmedi, Erdoğan diktatörüne teslim olmadı. Halkımız bugünde kendi kurumlarını sömürgeci rant çetelerine bırakmayacak, sahip çıkacaktır. Bu teslim alma ve soykırım politikalarına geçmişte nasıl ki boyun eğmemişse bugün de örgütlü halk duruşuyla ve büyük bir özgürlük bilinciyle saldırılara karşı koyacak, değerleri, iradesine ve belediyelerine sahip çıkacaktır. Halkımız, toplumun üzerinde egemenlik kuran, meşru olmayan, yabancı ve sömürgeci yönetimlere izin vermemelidir; halkın kurumları haline gelen belediyelere sahip çıkmalıdır.”

Karşı durmak insan olmaktır

AKP’nin soykırım ve sömürgeci uygulamalarına karşı durmanın insanca yaşamak isteyen herkesin görevi olduğunu ifade eden Komite, Kürt halkı ve tüm demokrasi güçlerinin dayanışma içinde ve ortak mücadele hattını oluşturmasının hayati önemde olduğunu söyledi. Komite, başta Kürdistan halkı olmak üzere, tüm halkları ve demokrasi güçlerini, “irademe ve belediyeme dokunma” diyerek AKP faşizmine son verinceye dek tüm kentlerde, kasabalarda, köylerde direnişi geliştirmeye ve sonuç alıncaya kadar mücadeleyi büyütmeye çağırdı.

HABER MERKEZİ