
Rojava’da DAİŞ çetesinin işgaline karşı direnişte şehit düşen 13 YPG/YPJ, HPG savaşçısının cenazesini Habur Sınır Kapısı’nda 10 gündür rehin tutan Türk devleti, benzer bir uygulamayı aynı günlerde Kobanê’de hayata geçirdi. Kobanê’de son bir ay içerisinde Sirîn hamlesi başta olmak üzere çeşitli operasyonlarda şehit düşen 12 YPG/YPJ savaşçısının cenazeleri ailelerine teslim edilmek üzere Suruç’a gönderilmek istendi. Ancak Türk devleti cenazelerin geçişine izin vermedi. Bunun üzerine 12 savaşçının cenazesi geçici olarak Kobanê‘de toprağa verildi. 13 savaşçının cenazesinin tutulduğu Habur sınırında ise aileler 10 gündür insanlık nöbetinde.
Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Başverimli beldesinde süresiz nöbet eylemi sürerken, pasaportları olan aileler de İbrahim Halil Gümrük Kapısı’nda kavuran sıcaklara rağmen içinde çocuklarının cenazelerinin olduğu TIR’ın önünde bekleyişlerine devam ediyor.
Bakanlar Kurulu ve İçişleri Bakanlığı talimatıyla bekletilen cenazelerden YPG savaşçısı Cahit Cahit Çapan’ın (Berxwedan Besta) annesi Kumri Çapan, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tepki göstererek, “Erdoğan şunu iyi bilsin ki, biz şehitlerimizi almadan buradan ayrılmayacağız. Bir ay da kalsa, bir yıl da kalsa biz şehitlerimiz için burada beklemeye devam edeceğiz” dedi.
Tek isteğimiz toprakla buluşturmak
Halil İbrahim Sınır Kapısı’nda bekleyen ailelerden Fazile Coşkun ise “Böyle bir acımasızlık olur mu? Çocuklarımızın cenazesi çürümeye başladı. Tek isteğimiz onları toprakla buluşturmak” diye belirtti. Hükümetin 13 cenaze üzerinden savaş politikası yürüttüğünü söyleyen Coşkun, “Halkın sinir damarlarıyla oynuyorlar. Çocuklarımızı bu TIR kasasında çürütüp sinirlerimizi bozmak istiyorlar. Tek neden provokasyon, bunların hiç acıması yok. Kendi politikaları için kimsenin gözünün yaşına bakmazlar. Çoluk çocuğa tecavüz eden, babalarını gözlerinin önünde katleden DAİŞ çetesine karşı savaşan çocuklarımıza, Erdoğan’ın düşmanlığı niye? DAİŞ’le bağlantısının olmadığını söylüyor. O zaman onlara karşı savaşan çocuklarımıza minnettar olması gerekir” dedi.
Yüreğim kaldırmıyor
Hastalığına rağmen tüm olumsuz koşullara aldırış etmeden çocuğu YPG’li Ferit Öner’in (Berxwedan Eylem) cenazesini almak için direnişte olan Hawa Öner de, çocuğunun cenazesini almadan bir yere ayrılmayacağını aktardı. Öner, şunları söyledi: “Oğlumu sırtıma alıp köyümün topraklarına defnetmeyi, üzerinde ağıtlar yakmayı istiyorum. Onun ve arkadaşlarının bir kasanın içinde öylece kalmasını yüreğim kaldırmıyor. Bizden ne istiyorlar anlamadım, yıllardır düşman bildiler, düşman olmaya da devam edecekler.”
Kadınlar sınıra yürüyecek
Ailelerin bekleyişi sürerken HDP, HDK, DBP ve DTK’nin kadın eşbaşkanları ve milletvekilleri sınıra yürüme kararı aldı.
HDK Eşsözcüsü Sebahat Tuncel, 6 Ağustos günü cenazelerin bekletilmesine “Dur” demek için sınıra gitme kararı aldıklarını aktardı. Konuyla ilgili açıklama yapan Kadın Özgürlük Meclisi de, “Bu cenazelerle, bizle alıp veremediğiniz nedir? Biz kadınlar size sesleniyoruz; sevgiden büyük yasa yoktur, emekten büyük yasa yoktur. Onları bize vereceksiniz, onları yıkayacağız, sıcaktan çürümüş de olsalar son kez yüzlerine bakacağız, kıyafetlerinden tanıyacağız belki, belki boylarından, poslarından, başlarına nöbet tutacağız, omuz verip kaldıracağız ve toprağa kavuşturacağız” diyerek tepki gösterdi.
Kadın Meclisi tüm kadınları 6 Ağustos’ta Habur’da olmaya çağırdı.
Zergelê köyünde inceleme yapmak üzere oluşturulan HDP heyeti de Güney Kürdistan’a geçmeden şehit ailelerini ziyaret etti. Ziyaret ardından konuşan HDP Urfa Milletvekili Osman Baydemir, “Bu nasıl bir devlet algısıdır ki, bu nasıl bir yönetim algısıdır ki şahadete kavuşmuş insanların kendi topraklarında defnedilebilmesi için icazet vermiyor” şeklinde tepki gösterdi.
HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya ise, “Bir gün gelecek, kendilerine yapılmasını istemedikleri bir şey kendi başlarına geldiğinde, evlatlarının bir saat toprağa geç vermeye razı olabilecekler mi? Bir nebze insanlık kaldıysa, bir vicdanları varsa empati yapsınlar. Kendi evlatlarına yapılmasını istemediklerini bu halkın evlatlarına reva görmesinler” diye konuştu.
Geçici olarak defnedildiler
Kobanê‘deki çatışmalarda şehit düşen ve Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan Kuzey Kürdistan’a geçişine izin verilmeyen 12 YPG/YPJ savaşçısının cenazesi, izin verildiğinde ailelerine teslim edilmek üzere geçici olarak Şehit Dicle Mezarlığı’nda toprağa verildi. Kobane Şehit Aileleri Kurumu Yöneticisi Arif Bali, Türk devleti ve AKP’nin YPG/YPJ savaşçılarının cenazelerine karşı tutumu ile gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Bali, “Burada yalnızca Kürt halkının değil, tüm insanlığın değerlerini savunan YPG/YPJ savaşçılarının cenazelerinin geçişine izin verilmemesi AKP hükümetinin Kobanê ve insanlık değerlerinin savunulduğu mücadeleye karşı nerede durduğunu çok iyi ortaya koyuyor” dedi.
Etmanek’te nöbete Valilik engeli
12 savaşçının ailelerinin Suruç’un Etmanek Mahallesi’nde başlatmak istediği nöbet eylemine de izin verilmedi. Suruç ilçe merkezinde yüzlerce kişinin düzenlediği yürüyüş ardından Etmanek mahallesine hareket eden kitlenin önü zırhlı araçlarla kesildi. Askerler valilik kararıyla mahalleye girişe izin vermediklerini belirtti. Bunun üzerine nöbet eylemi Mehser Mahallesi’nde nöbet eylemini başlattı.
KOBANÊ/ŞIRNAK
Almanya YPG’linin cenazesi için devrede
Rojava’nın Silûk kasabasında DAİŞ çetesi ile çıkan çatışmada şehit düşen YPG savaşçısı Kevin Jochim’ın (Dilsoz Bahar) naaşı da Habur’da bekletiliyor. Anne Maurine Lucia Kozluk, Almanya Dışişleri Bakanlığı‘na müracaat etti.
Günlerdir Habur Sınır Kapısı’nda cenazeleri bekletilen 13 YPG savaşçısından biri de Alman Kevin Jochim. YPG’li savaşçının annesi Maurina Lucia Kozluk, Almanya Dışişleri Bakanlığı‘na müracat ederek oğlunun naaşının biran önce Almanya’ya getirilmesini talep etti. Almanya Dışişleri Bakanlığı, durumu Ankara Büyükelçiliği’ne bildirerek müdahil olunmasını ve gerekli girişimlerin biran önce yapılmasını istedi.
Ankara Büyükelçiliği, bir heyet oluşturarak Habur Sınır Kapısı’na yolladı. Dışişleri Balanlığı Basın Komitesi, “Bu konuyla ilgileniyoruz. Gerekli işlemler yapılıyor” dedi.