AKP Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün'ün başkanlığında dün toplanan komisyonun gündeminde kadına ve aile bireylerine yönelik şiddetin incelenmesi amacıyla kurulan alt komisyonca hazırlanan rapor vardı. Üstün, gündemi açıklayınca komisyondaki CHP ve BDP milletvekilleri buna itiraz etti. CHP Ankara Milletvekili Levent Gök'ün Roboskî hakkında yapmak istediği konuşmaya izin verilmeyince CHP'li üyeler komisyonu terk etti.

Toplantıda tartışma sürdü
CHP'lilerin çıkmasının ardından toplantı sürdü. MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, Uludere ile ilgili yeni ortaya çıkanların, ''komisyondan bazı bilgilerin saklandığını ortaya koyduğunu'' söyledi. Eksik bilgi verenler ya da bilgi vermeyenler hakkında komisyonun şikayette bulunmasını isteyen Halaçoğlu, ''Buradaki hatayı kabul etmek zorundayız. Kabul ettiğimiz takdirde bu spekülasyonların hepsi ortadan kalkacaktır ve terör örgütünün eline koz verilmeyecektir'' dedi.

Hala belge bekleniyor
Komisyon Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Uludere ile ilgili alt komisyonun rapor üzerinde çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Talep ettikleri belgelerle ilgili ''hazırlık içerisinde olunduğu'' bilgisinin kendileri ulaştığını belirten Üstün, ABD'de bu konuyla ilgili çıkan haberlerin ''Türkiye'ye predatörleri vermeyelim'' amacına yönelik olduğunu savundu. Uludere Alt Komisyon Başkanı AKP Ordu Milletvekili İhsan Şener de raporun yazılmaya başlandığını ancak bilgi ve belgiler tamamlanmadığı için sürecin devam ettiğini söyledi.

Bakan niye bilgi saklıyor?
BDP Mersin Milletvekili Kürkçü, ''İçişleri Bakanı bize aktarmadığı bilgiyi basına söylüyor. Niye o bilgiyi bizden saklıyor da basına açıklıyor? Bir görüntü daha olduğunu, Türklerle Amerikalılar arasında bir müzakere olduğunu bilmeydik'' diye konuştu. Bunun üzerine AKP milletvekilleri Mehmet Metiner ve Oya Eronat, BDP ve PKK'yi suçlamaya başladılar.

Başkan gündem dayatıyor

Toplantı sürerken CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve komisyonun diğer CHP’li üyeleri ise Meclis'te basın toplantısı düzenledi.
Tanrıkulu, Komisyon Başkanı'nın da kendi inisiyatifini kullanarak Meclis geleneklerine aykırı biçimde kendi gündemini komisyona dayattığını söyledi. İnsan Hakları Komisyonu’nun, hükümetin politikalarını meşrulaştıran bir araç olmadığını belirten Tanrıkulu, CHP’li üyeler olarak kendilerinin de hükümetin politikalarını meşrulaştırmak için komisyonda yer almadıklarını söyledi. Komisyonda Türkiye’nin gerçek gündeminin tartışılması gerektiğini ifade eden Tanrıkulu, “İnsan Hakları Komisyonu başkanı bize maalesef bu fırsatı vermemektedir ve kendisi insan haklarını ihlal etmektedir” dedi. Tanrıkulu, "Türkiye'nin gündemi Uludere'deyken insan hakları komisyonu bunu tartışmıyorsa burada yerimiz yok" dedi.
Katliamın sorumlusu Başbakan'dır
Roboskî'de bir katliam yaşandığını ve bunun insanlığa karşı suç olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, şöyle devam etti: “Hükümet bundan hukuken ve siyaseten sorumludur, bu sorumluluğunu kimseye atamaz. Siyasi sorumluluk ve hukuki sorumluluk hükümete ve bizzat başbakana aittir. Başbakan adına hangi bakan bu yetkiyi kullanmışsa siyaseten de hukuken de sorumludur ve cezai sorumluluğu vardır. İşlenen suç insanlığa karşı suçtur. Başbakan ve bakanları Türkiye’de yargılanacaktır. Bu suçta zaman aşımı yoktur. Umuyoruz bu yargılama sağlıklarında olur.”

Bakan Şahin'i kınıyoruz

Tanrıkulu, önceki gün İçişleri Bakanı idris Naim Şahin’in çok vahim açıklamalar yaptığını belirterek, bu açıklamaları yurttaş, insan ve siyasetçi olarak kabul etmenin mümkün olmadığını söyledi. Bakan Şahin’in dilinin, ayrımcı, ayrıştırıcı bir öfke dili olduğunu ve nefret söylemi içerdiğini belirten Tanrıkulu, “Bu nedenle İçişleri Bakanı'nı burada, kamuoyu önünde kınıyoruz. İçişleri Bakanı ‘bu olayın özür dileyecek mahiyette bir olay olmadığını’ söylemiştir. Başkasının tavuğu ölse özür dileyecek olan bir hükümet, Başbakan, 34 yurttaşımızın ailesinden ve Türkiye’den özür dilememiştir. Kendi İçişleri Bakanı da özür dileyecek mahiyette bir olay olmadığını ifade etmektedir. Bunu da kınıyoruz ve protesto ediyoruz. İçişleri Bakanı bu gücü de Başbakan'dan almaktadır” dedi.

Bakan bu ülkeye yakışmıyor
Gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Tanrıkulu, komisyon çalışmalarını bugün için terk ettiklerini, sonraki çalışmalara katılacaklarını belirtti.
İçişleri Bakanı Şahin’in "ölmeseler de yargılanacaklardı" sözlerinin hatırlatılması üzerine Tanrıkulu, “İçişleri Bakanı'nın bu zihniyetini protesto ediyorum. Yargılasalardı o zaman, niye öldürdüler? Bu hükümet on yıldır bu ülkeyi yönetiyor. Eğer 17 yaşından küçük 17 insanımız harçlık parası için sınır ticareti ya da kaçakçılık yapıyorlarsa bunun sorumlusu 17 yaşındaki çocuklar değil, bu hükümettir, bu devlettir. Böyle görülmesi lazım. Dünyanın en gelişmiş 17. ekonomisi olacaksınız; ve çocuklar 40 lira harçlık için ölümü göze alacaklar ve öldüreceksiniz. Demokrasilerde böyle zihniyet olmaz. Bu hükümet de bu İçişleri Bakanı da Türkiye’ye yakışmıyor” diye konuştu.