AKP, MHP’lileşti. MHP’nin siyasal varlık gerekçesi olan Kürt, Alevi, Ermeni, Süryani, Êzîdî düşmanlığını AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan sürekli taze tutuyor. İdam cezasının geri getirilmesi, Kürtlere zulm ederek tahakküm altında tutmak istemesi, Kürtleri iradesiz ve temsilcisiz hale getirmek için olmadık çabalara başvurma yöntemleri de MHP’nin ırkçı ve faşist zihniyetine geçtiğini gösteriyor. MHP anlayışının “Türk’e herkes düşman” tezi AKP tarafından etraflıca savunuluyor. Irak, İran, Suriye, Yunanistan, Ermenistan’ı AKP de MHP gibi düşman olarak görüyor. Hatta Arap halkını da örtük biçimde kendilerine rakip gören AKP’liler bunu utangaç bir şekilde dışavuruyor. Ancak AKP’nin siyasal genlerinde, düşünsel kimyasında ırkçılık olduğunu sayısız örneklerle gösterebiliriz.

AKP içinde kendi kültürel, siyasal, etnik ve tarihsel kimliğine sahip çıkan farklı hiçbir kimse kalamaz. Siz bakmayın AKP içinde bazı o “Kürt kökenli”lerin olduğuna. Onlar tercihini kimliksiz, asimile olmuş ve kölelik statüsünü kabul ettikleri için oradalar. Biraz kimliğine sahip çıksa, kendi düşüncelerini özgürce ortaya koysalar AKP’nin totaliter ve egemen Türkçü bakışı devreye girer hemen.
AKP, Kürt düşmanıdır. Çünkü Kürtlerle savaşa karar vermiş. Bunu temel stratejik politikası haline getirmiştir. Çatışmalarda ölen insan sayısı, tutuklanan ve işkence gören Kürt sayısı da bunu yeterince göstermektedir. AKP, Kürt düşmanıdır çünkü, AKP’nin zihniyetinin olduğu yerde Kürtler çalışamaz, ticaret yapamaz, siyasetten dışlanır. AKP, Kürt düşmanıdır, çünkü Kürtlerin anadilde eğitim hakkına karşıdır. AKP, Kürt düşmanıdır çünkü Kürtlerin anadilde savunma yapması için kendisine para ödemesini ister. AKP, Kürt düşmanıdır çünkü Kürtlerin gençlerini katlediyor. Cenazelerine saldırıyor. AKP, Kürt düşmanıdır çünkü, Kürtlerin siyasal ve ahlaki moral değerlerini aşağılıyor. Êzîdî ve Alevi inancına her seferinde hakaret ediyor. AKP, Kürt düşmanıdır çünkü Fethullahçı cemaatin etkisi altındadır. AKP, Kürt düşmanıdır çünkü, Kürt coğrafyasındaki ormanların yakılmasına, tarihin sular altında kalmasına neden olan politikalar yürütüyor. AKP, Kürt düşmanıdır çünkü onurlu Kürdü tanımıyor. Şimdi AKP’nin Kürt ve Alevi düşmanlığı tamamen deşifre oldu. AKP içinde bu düşmanlığı kimlerin yaptığı ve yürüttüğü da ortaya çıktı.
Bu nedenle Recep Tayyip Erdoğan’ın baş danışmanlarından Yalçın Akdoğan bir süredir kıvranıp duruyor. “Ben Kürt düşmanı değilim, AKP de MHP’lileşmedi” diyor. Konuşuyor ama kendisini anlatamıyor. Gazetelerde açık ve kapalı isimlerle yazıyor yetmiyor. İki isimle yazdığı gazetesinde kendisiyle röportaj yaptırıyor ama nafile...
Akdoğan yeminli Kürt düşmanı çizgisini gizleyemiyor. Gizleyemiyor çünkü konuştukça Türk ırkçısı Milliyetçi Hareket Partisi’nin çizgisini savunuyor. Kürtlere düşmanlık yapıyor. Burada açık açık belirtmekte fayda var. Biz Akdoğan’ın Doçentlik kimliği ile çakma akademisyen olduğunu gayet iyi biliyoruz. Nerede, kimlerle neler konuştuğunu da biliyoruz. Mehmet Metiner ile aynı “zeminde” yer almış ve Tayyip Erdoğan ile “muhafazakar demokrat” kimliği oluşturmaya çalışmış çakma bir akademisyendir.
Üniversitelerde verdiği “liderlik” dersleri üçüncü-dördüncü kalitede siyasetçi imajı yaratarak bunu piyasaya sürüyor. AKP mahallesinin “okuyan ve kafası çalışan parlak oğlan çocuğu” muamelesi görmesi ise kendisini daha fazla ırkçı-üstünlük taslayan bir duruma getirmiştir. Tayyip Erdoğan’ın konuşma metinlerini yazıp hazırladığı için yakın çevresine “Aslında Erdoğan’ı ben yönlendiriyorum. Kürtler konusunda devletimizin ve Türk milletimizin tekliğini koruyorum” diyormuş.
Meclis’te MHP’li milletvekilleri ile karşılaştığında “Bak işte biz olmasak AKP, Kürt meselesini çözmek adına Türkiye’yi böler” diyor. Fethullah Gülen’le ve cemaatin tayfası ile ilişkilerini de çok sıkı tutuyor. Fethullahçılarla bu konuda “ortak akıl” oluşturduklarını ifade ediyormuş. “MHP marjinal ve kaba milliyetçidir asıl milliyetçilik AKP’de derinden yapılıyor” düşüncesine sahip olan Kürt düşmanı Yalçın Akdoğan, biraz demokrat ya da sol aydınlar ve siyasetçilerle karşılaştığında ise “Babam eski hızlı solcu. Bizim ailede solculuk var ama ben muhafazakarım” diyerek kendisini “sempatik” kılmaya çalışıyor. Ama bütün akıl mesaisini Kürtlere düşmanlığa ayırıyor. Biz bu danışman sıfatlı çakma akademisyeni iyi biliyoruz. İlişkilerinin ne kadar kirli olduğu, düşüncesinin ne kadar ırkçı olduıunu da...