Alınteri Gazetesi'nin organize ettiği, Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM) ve Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu'nun (AABF)nin desteklediği etkinlik, Mülheim Stadthalle'de yapıldı.

Devrim ve devrim yolunda yaşamlarını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan etkinliğin açılış konuşmasının ardından, sahne alan sanatçı Mecit Tat, "Antakyalıyım. Abdullah Cömert ve Ali İsmail Korkmaz ile aynı mahallede büyüdüm. Onların ve diğer şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyorum" diyerek müzik dinletisi sundu.

28 Mayıs bir milattı

Ardından AABF Selahattin Göktürk yaptığı konuşmada, "28 Mayıs bir milattı. 12 Eylül kalıntısı faşistlerin tekçi anlayışı, ne yiyip ne giyeceklerine varıncaya kadar dikta etmeye çalışan diktatöre karşı bir ayaklanma var Taksim'de. Biz de canlarımızla yoldaşlarımızla yüreklerimizi birleştirmek zorundaydık. Bizler AKP'nin Alevisi olmayacağız. Onların haram lokmasını yemeyeceğiz" dedi.
Sol Parti Milletvekili Andrej Hunko ise, "2009 yılından beri Parlementodayım. Gezi Direnişi sırasında 11 kez Türkiye'ye gittim. Gezi Hareketi Türkiye için çok yeni bir isyan. Gezi direnişinin unutulmamasından, bunun bir parçası olmaktan gurur duyuyorum" diye konuştu.

Halkların mücadelesi birleşti

YEK-KOM adına konuşan Hamide Akbayır ise, Gezi ile Licê'nin ruhunun aynı olduğunu belirterek "AKP'nin 10 yıllık iktidarı boyunca tekçi, Türk-İslam sentezi diyen faşist zihniyeti, Taksim isyanını körükledi. HES'lerle zehirleyerek, çocukları dahi hapse atarak bütün toplumu susturacağını düşünmüştü. Taksim buna karşı bir isyandı. Bizim özlemimiz olan Kürt halkının mücadelesi ile Batı'daki mücadele birleşti" dedi.
Alınteri adına yapılan konuşmada da şunlar belirtildi: "Ölümsüzleşenlerimizin en büyüğü Ethem'di, 26 yaşındaydı. Ali İsmail Korkmaz henüz 19 yaşındaydı. Onlar bizim yarınlarımızdı, yarınlar adına dövüştüler. Onların hepsi Alevi'ydi. Ama hiçbiri tuzu kuru Alevi değildi. Hepsi yoksul, emekçi çocuklarıydılar. İçlerinden bazıları örgütlüydü. Ethem TİKB militanıydı. İşçi Savunma Komitesi'nde yer alan militan bir komünistti. Onlara saygı mücadelelerini büyütmektir."

Sayı arttıkça şiddetin dozu arttı
Daha sonra Gezi direnişinde yaşamlarını yitirenlerin ailelerinden Sayfi Sarısülük, Emel Korkmaz, Şahap Korkmaz, Mustafa Sarısülük birlikte sahneye çıktı. Aileler adına, Taksim Dayanışması Sekreteri Mücella Yapıcı yaptığı konuşmada, "Direnişe 50 kişi ile başladık. Anamızın sütü kadar temiz, ilk yasalar kadar yasaldık, şiddete başvurmadık. Fakat inanılmaz bir şiddetle karşılaştık. Bu suç örgütünü engellemek için oradaydık. Sayımız arttıkça şiddetin dozuda arttı. Çok sayıda insanımız yaralandı. 7 canımızı yitirdik" ifadelerine yer verdi.
Çağdaş Hukukçular Derneği ÇHD Temsilcisi ve aynı zamanda Ethem Sarısülük'ün avukatlığını yapan Kazım Bayraktar ise, "Türkiye'de hukuk o kadar çok ayaklar altına alındı ki, binde biri bile uygulanmadı. Taksim Dayanışması üyeleri ve bileşenleri terör örgütü olmaktan, darbe yapma iddiası ile yargılanıyorlar" diye konuştu. Etkinlikte  son olarak, Pınar Aydınlar, İlhan Doğan, Mehmet Celal ve Mecit Tat sahne alarak müzik dinletisi sundu.



ADEM KARAÇOBAN/KÖLN