
KCK Yürütme Konseyi, PKK'nin 34. kuruluş yıldönümü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, PKK’nin kuruluşunun, zorbalık, zulüm ve sömürgecilik tarihine Kürdistan halkı adına yapılmış bir müdahale olduğunu hatırlattı.
Klasik örgütü aştı
PKK’nin öncü parti konumuna gelmesi ve Kürt halkının yeniden tarih sahnesine çıkmasının, büyük bir emek ve bedel isteyen zorluğuna dikkat çeken KCK, açıklamasına şöyle devam etti: "PKK direnişi ve çizgisi etrafında birleşen Kürdistan halkı mücadele bilinci, azmi ve cesaretini kazanmıştır. Kör, sağır, dilsiz bırakılarak en ağır köleliği yaşayan bir halkın PKK’yle zihniyet aydınlanması yaşaması, moral, ahlak ve savaşma iradesi kazanması başlı başına toplumsal bir devrime yol açmıştır. Kadını, erkeği, genci, yaşlısı tüm Kürt halkı PKK’yi kavradıkça kendini bilme gelişmiş, tutkuyla PKK’ye sarılmıştır. Bu anlamda PKK klasik bir örgüt olmayı aşarak ideolojik özünde bulunan bir ruh, bir felsefe bir yaşam duruşu halini almıştır. Önder Apo, PKK’yle varlık ve anlam kazanan Kürt halkı için özgür yaşam kimliği ve siyasi irade olmuştur."
PKK'nin, kuruluşundan günümüze nefes nefese yürütülen destansı bir direnişi sahnelediğini ve böylece mayaladığı devrimin, Kürt halkının kurtuluş manifestosu olduğunu kaydeden KCK, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Halkının öz gücüyle ve bağımsız iradesiyle yürüyen PKK, özgürlüğün, demokrasinin ve adaletin yılmaz savunucusu olarak insanlık değerlerinin tartışmasız gerçek temsilcisi olmuştur. Halkçı, özgürlükçü ve demokratik sosyalist karakteriyle toplumsal değişimin en dinamik öncü gücü olmuştur.
35. yıla girerken
Düşman bu yıl Önderliğimiz üzerindeki tecridi ağırlaştırarak PKK’den, halktan koparmaya çalıştı. NATO’nun gücünü arkasına alarak en yüksek askeri teknolojiyle gerillanın üzerine gelerek tasfiye etmeyi amaçladı. Kitlelere yoğun baskı, şiddet, katliam uygulayarak teslimiyeti, siyasi soykırım operasyonlarıyla irade kırılmasını dayattı, özgürlük ve başarma umudunu yok etmeye çalıştı. AKP Hükümeti, çılgınca yürüttüğü diplomasi savaşıyla Hareketimizi yalnızlaştırmayı, daraltmayı amaçladı. Buna karşılık, Önderliğimizin çizgisi etrafında kenetlenen gerillanın geliştirdiği hamle, fedaice direnişi ve halkın mücadelesiyle Önderliğimizin özgürlüğü ve Kürt sorununun çözümü uluslararası bir zemine daha fazla oturdu. Gerilla Devrimci Halk Savaşı’nı büyük bir taktik planlamayla hamle yılına dönüştürdü. Alan tutarak düşmanı kuşattı, savaş ve hareket gücünü zayıflattı. Yıl içinde yaşanan büyük şahadetler ve en son 14 Temmuz direniş ruhunu yenileyerek 68 gün süren zindan direnişi halkımızın mutlak hakkı olan özgür yaşam iradesini kesinleştirdi.
Batı Kürdistan'ın örgütlü direnişi
Batı Kürdistan’daki halkımız her türlü gericiliğe ve AKP organizeli saldırı ve komplolarına rağmen tarihinin en örgütlü direnişini sergilediği gibi aynı zamanda kendi kaderini tayin etme sürecini inşa etmektedir. Kuşkusuz bütün bu gelişmeler tüm Kürt halkının özgür geleceğini birebir ilgilendirmekte ve yepyeni gelişmeleri tetiklemektedir. Halkımız, Ortadoğu’da en iddialı bir halk olarak hareketimizin öncülüğünde devrim yürüyüşünü gerçekleştirmekte aynı zamanda Ortadoğu’da belirleyici bir aktör olma pozisyonunu korumakta, direnişi, doğru-ilkeli duruşuyla Ortadoğu halklarının özgürlük mücadelesine ilham olmaktadır.
AKP'yi bekleyen son
Partimizin her bir yıldönümü, tarihidir. İçinde olduğumuz bu süreç de özgürlüğe en yakın olduğumuz tarihi bir süreçtir, büyük yıllardır. Bu yıllar herkese büyük gelişmeler, başarılar ortaya çıkarmak için büyük hazırlıklar yapma ve hayata geçirmeyi emreder. Önderliğimizle ve şehitlerimizle büyük bir sözleşme yılıdır. Kesin zafer sözleşmesidir. Özgürlük için büyük düşünme, kapsamlı planlama ve harekete geçerek final sürecini kazanma yılıdır. Bunun için tüm halkımız kimseden beklemeden gece gündüz özgürlüğü için düşünmeli, yaşamalı, bulunduğu yerde, her alanda kendi öncüsü olmalıdır. Direnen bir Kürt halkı artık yaratılmıştır. Hiç kimseye muhtaç olmayacak denli irade, bilinç, güç, tecrübe kazanmış ve bedel vermiştir. Gerilla da yüksek bir performans ve taktik ustalık yeteneğiyle düşmanın çok yüklendiği askeri yöntemle sonuç alma ısrarını en büyük yenilgiye uğratacak, pahalıya patlatacaktır. Diplomasiden siyasete, ekonomiden sosyal boyuta kadar iflas etmiş AKP iktidarını yenilgiden başka bir son beklemeyecektir.
Bu özgürlük mücadelesidir
PKK'nin mücadelesi halkların eşitliği, kardeşliği ve birliği temelinde yürütülen bir özgürlük mücadelesidir. Kürt halkı bulunduğu tüm parçalarda bunu hedeflerken Türkiye'de halkların birliği ve kardeşliğinden yana olan tüm demokrasi güçleriyle ortak mücadeleyi yükselterek amaca ulaşmayı esas alacaktır. Bugün her zamankinden daha fazla elzem olan Kürdistan halkının ulusal-demokratik birliğini inşa mücadelesi yürütülürken, kardeş halklarla dayanışma içinde bu mücadeleyi yükseltmek başarı için şarttır. Mücadelemizin 35. yılında tüm Kürt halkının dostlarının, demokrasi ve özgürlük isteyen herkesin Kürt halkının insanlık davasının yanında olacağına inanıyor, tarihin şanlı zafer yürüyüşündeki halkımıza başarılar diliyoruz.”
ANF / BEHDİNAN