Savaş ve çatışmalar giderek yayılıyor. AKP, PKK’nin yürüttüğü savaş gerçeği ile yeni yüzleşiyor. Çünkü AKP 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra hep kendisine tanınan eylemsizlik ve çatışmasızlık ortamı üzerinde siyaset yapmıştı. 10 yıllık bu süreci kendi istediği gibi geçirmeye çalışan AKP, Kürtleri oyalamış, PKK’nin güçsüzleşeceğini, gerillanın da tasfiye edilebileceğini sanmıştı. Buna göre strateji ve taktikler oluşturan AKP’liler kendi eylem planlarını da psikolojik savaş argümanları ile sürdürmek istediler.
Yalçın Akdoğan’ın ve benzerlerinin aklı, medyadaki AKP yalakası “tatlı su liberallerinin” fikri ve ortalık malı stratejisyenlerin planları ile PKK’yi bitirip Kürtleri de yeni sömürgeciliğin kurbanı etmek isteyen AKP şimdi ise oldukça zorda kalmış durumda. AKP’nin zorda kalmışlığının göstergesinin en belirgin özelliği, savaştaki kayıplarını gizlemeye çalışma telaşı. Bizzat Recep Tayyip Erdoğan her konuşmasında medyaya “asker kayıplarını ve gerilla eylemlerini vermeyin” diyor. Medyayı tehdit ediyor. Ama AKP ve Erdoğan ne kadar gizlemeye, engellemeye çalışsa da “mızrak çuvala sığmıyor”. Çünkü gerilla eylemleri tarihin her döneminde olduğundan daha fazla etkili ve yaygın. Tek bir örnek vereyim.
Şemdinli cephesindeki gerilla komutanlarından biri eylem yaptıkları tepelerden elde edilen asker malzemelerini bana anlattı. Onlarca belge gösterdi. Birkaç belge var ki normalde hükümetlerin istifa etmesini gerektiriyor. Tepeleri tutmaya çalışan 3 Komando takımının isim listeleri var belgede. Askerlerin rütbesi, ad ve soyadları. Telefon numaraları, sigorta numaraları var. Bu askerlerden sadece birkaçının ismi açıklandı. Diğerleri ise hala açıklanmış değil. Banka kartları, cüzdanları, fotoğrafları ve daha birçok belge var. Ancak AKP Hükümeti, Türk genelkurmayı ve medyası bunu hala gizliyor. Dolayısıyla savaşta AKP’nin sıkışmasının geldiği bir boyutu gösteriyor.
İkincisi AKP ve Türk genelkurmayı takatten düşmüş ve savaşma kabiliyetini kaybetmiş Türk ordusuna moral verip savaştırma motivasyonu sağlamak istiyor. Bunun için ABD’den aldığı tekniği fazlalaştırmak istiyor. Savaş uçaklarının bombardımanını daha da artırıyor. Yeni silahlar denemek istiyor. Sözüm ona komutanları sıcak çatışma bölgesinde tutarak askeri cesaretlendirmek istiyor. ABD’nin istihbarat teknik desteği 30 yıldır sonuç vermedi. Veremez de. Ağır silahlar ve bombardımanlar da öyle. Komutanların askerlerin yanında kalması ise askerlere moral vermek yerine askerlerin moralini bozar. Yüzlerce generali içerde olan, her türlü pis işlere bulaşmış bir ordunun komutanlarına ne AKP Hükümeti güveniyor ne de karakollarodaki askerler. Bir de askerler karakollarda ve mevzilerde yer üstünde değil yer altındalar. Kendilerine canlı canlı mezarlara gömmüş gibiler. Komutanların orada olması da bir gerçeği değiştirmez.
Türk ordusunun “tam saha pres” yaparak her alanda operasyona kalkması ya da onlarca savaş uçağı ile bir alanı bombalamasının sonucu ise Türkiye’ye büyük bir felaket getirmekten başka bir sonuç vermez. Dikkatinizi çekmek isterim ki gerillaların her eylemi çatışmalarda yaşamını yitiren gerillaların adı ile yürütülüyor. Yani gerillanın operasyonları bir nevi “intikam” eylemleri olarak tanımlanıyor. Bu nedenle Türk ordusunun her adımı çatışmaları derinleştirir ve yüzlerce asker kaybının daha fazla olmasını sağlamaktan öte bir sonuç doğurmaz.
Sonuç olarak 2012 yazı ile düşük yoğunluktan orta boy savunma savaşına dönüşen gerilla eylemleri, AKP’nin yeniden yaratmak istediği ordu güçlerine karşı daha da gelişebilir. Çünkü AKP’nin söylemleri ve eylemleri savaşı cahilce geliştirmenin ötesinde bir sonuç vermiyor. Tayyip Erdoğan’ın “Bir metre kare bile” sözü 1990’lardaki Tansu Çiller’in “Bir çakıl taşı” sözünü anımsatıyor. İ. Naim Şahin’in “son terörist kalmayıncaya kadar” sözü ise bugünlerde gündemde olan Balyozcu ve Ergenekoncu askerlerin bir dönem sarfettiği sözleri gibi. Ama onlar şimdilerde sökülen rütbeleri ve kaybettikleri haysiyetlerinin derdindeler. İ. Naim Şahin ise üretim hatası ile okul arkadaşı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında.
Yani demem o ki AKP kendi esaslarına göre para ve pul ile oluşturduğu ordu ile gerilla karşısında hiçbir sonuç alamaz. AKP’nin yeniden oluşturduğu ordusu, “açılım” politikaları gibi ters sonuçlar doğuracaktır. Para ile savaşan askerlerin JİTEM, Ergenekon ve Balyozculardan daha beter suçlara bulaşacağını da şimdiden belirtmekte fayda var. Çünkü Türk ordusunun zemini ve kimyası bunun için elverişlidir.
AKP ordusunun kayıpları ve gerillalar