BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, aylardır sürecin koptu kopacak bir konumda olduğunu ve sabırların taştığını söylediklerini belirterek, “Verdiğin sözler var. İmralı’da değil kamuoyunda veridiğin sözler var. ‘Barışı getirecez’ dedin. ‘Biz 21 Mart’taki bildirinin arkasındayız’ dedin. 16 defa İmralı’ya gitmişiz hani bunun yasası? ‘Müzakere edeceğiz’ demişsiniz hani bunun yasası?” diye sordu.

Demirtaş, partisinin grup toplantısında konuştu. İnternet yasasının AKP’nin çoğunluğu ile Meclis’ten çıktığını ve Çankaya Köşkü’nde Cumhurbaşkanı Gül’ün onayını beklediğini belirten Demirtaş, “AKP, Cumhuriyet tarihi boyunca bütün hükümetlerin yaptığı sansür anlayışını kendisi açısından da hak görmesi nedeniyle yasayı çıkardı. Sayın Cumhurbaşkanı’na çağrıyı tekrarlıyorum. Cumhurbaşkanlığı makamı bu tarz durumlarda demokrasi içinde bir emniyet sübabı görevi görüyor. Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu yasanın fişleme hakkı tanıyan maddelerinin tümü ile veto edip parlamentoya geri göndermesi çağrısını yineliyorum” dedi.
Tek parti ve darbe dönemlerindeki uygulamaları hatırlatan Demirtaş, medyayı baskı altına almanın ortak bir tutum olduğunu söyledi. Demirtaş, şunları söyledi: “Padişahlardan son padişan Erdoğan’a kadar bu değişmedi. Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde medya özgür olamadı. Haber alma hakkı bir hak olarak görülmedi. 2007 sonrasında bütün bu süreçlerin en amansız ve zalimce sansür uygulamaları hayata geçirildi. Erdoğan iktidarı döneminde olduğu kadar hiçbir dönemde doğrudan müdahale yaşanmadı. Fas’ta televizyon izlerken bile ülkedeki herhangi bir kanalı doğrudan telefon açacak kadar hiçbir dönem sansür arayışı gelişmedi.”
Demirtaş, kendilerinin bu yaşananları 4 yıldır söylediğini ve daha önce bazı genel yayın yönetmenlerinin kendilerine yönelik baskıyı kendi ağızlarından dinlediklerini söyledi.

‘TRT AKP yayını yapıyor’

Demirtaş, “Çok arzulamamıza rağmen sizi çıkaramıyoruz diyen progaram yapımcıları ve bize sansürü anlatan genel yayın yönetmenleri var. Arınç’ın arayıp bizle ilgili tehditler ettiğini söyledi. Arınç’ın bizzat bir patronu arayarak, ‘Şu kanalında hangi BDP’li vekil konuşuyor biz size ne söylemiştik’ dediğini kulağımızla duyduk. Bunları biliyorduk. Bunu anlatıyorduk ama Başbakan’ın Fatih’leri bunları yayınlamıyordu. BDP’nin grup toplantılarını TRT dahil hiçbir kanal canlı yayınlamaya cesaret etmez. TRT bizim vergilerimizle çalışıyor ama bizden 40 kat daha fazla AKP yayını yapmış. BDP’nin konuşmalarını TRT’de ana haber bülteninde bile göremezsiniz. Babalarının çiftliği gibi idare ettikleri TRT’den bahsediyorum” ifadesini konuştu. Demirtaş, Başbakan Erdoğan’ın sadece HaberTürk’te değil bütün kanallarda “Fatihlerinin” olduğunu söyledi.

‘Rüşvet ile kanal satın almak yetmedi’

“Hiçbir dönem bu kadar pervasız olmadı. Bizzat rüşvet parası ile kanal satın almak yetmedi bunlara. AKP’nin onlarca ulusal, yüzlerce yerel kanalı vardır. Bizzat AKP talimatı ile çalışan kanallardır bunlar. Gayri resmi olarak sahibi AKP’dir. Bu yetmiyor muhalefetin sesini kısması için, muhalefetin AKP teşhirinin duyulmaması için geri kalan medyayı da sansür ile baskı altına alıyorlar. 90’larda gazete binalarını bombalıyorlardı. Gazetecileri katlediyorlardı” diyen Demirtaş, şimdi ise daha sinsi uygulamalar ile madyanın baskı altına alınmaya çalışıldığını kaydetti. Demirtaş, 90’larda medyanın bölgede yaşananları yansıtmadığını hatırlatarak, o dönem medyada yazanların akan kana sebep olduğunu söyledi. Demirtaş, “O dönem devlet zulmü iyi anlatılsaydı bu yaşananlar olmayacaktı. Medya hükümete yaranma geleneği nedeni ile eli kana bulanmış medyadır. Zor koşullarda çalışmayı göze alanlar da medyada tutunmaya çalışmıştır. İnternet yasası da şimdi bunları katmerliyor. Şimdi grup konuşmasında internet kullanıcılarının sayısını söylüyor. Böyle bir çarpıtma olur mu? Ona kalırsa Abdulhamit döneminde hiç internet kullanıcısı yoktu. Zaten bu olayın dünyada 15 yıllık bir yaygınlaşması var. Bunu da kendine bağlıyor. ‘Ben icat ettim’ diyecek ama yüzü tutmuyor. Fatihi arayıp şunu şöyle yap diyen anlayış internete özgürlük getirebilir mi?” dedi.

‘Rüşvet kayıtlarını engellemek için’

Demirtaş, AKP’nin istihbarat kökenli bir bürokratını TİB’in başına getirdiğini hatırlatarak, bunu hırsızlık ve rüşvet ile ilgili ses kayıtlarının internete düşmesi durumunda engellemek için yaptıklarını belirtti. Erdoğan’ın grup toplantısında Baykal ve MHP kasetlerine değinmesini hatırlatan Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kendisinin yarım saatte engellediğni söylüyor. O zaman bu yasaya ne gerek var. Hemen arkasından ise ‘Bu yayınları durdurmamız 5 gün sürüyor’ diyor. Hangisi doğru? Kendisi düştüğü çelişkinin farkında değil. İnternette kadınların ve çocukların istismarını engellemek istiyorsanız bu zaten yasalarda şu anda var. Derdiniz bu değil. Derdiniz ortaya çıkan ses kayıtlarının ve görüntülerin toplum tarafından hızlı bir şekilde öğrenilmesini engellemek. Kişilik haklarını korumak isteseydiniz. Partimizin hukuk dışı dinlenmesine ilişikin tape kayıtlarının medyaya servis edilmesini engellerdiniz. Arkadaşlarımız daha gözaltındayken tape kayıtlarını akşam televizyondan izliyorduk. Benim yaptığım konuşmalar suç içermemesine rağmen televizyonda servis ediyordunuz. Bunları engellemek için yasa çıkardın mı? Yok. Şimdi telaşın neden?”
Demirtaş, kendi partililerinin 5 yıldır bütün yaşamlarının medyalarda servis edildiğini hatırlatarak, Başbakan’ın bir gün çıkıp “ayıptır” diyemediğini tam tersine bu tape kayıtlarını kendilerine karşı kullandığını vurguladı.

‘Paralel yapıda AKP’liler de var’

“Paralel devlet ile yıllardır el ele bize ne zulüm yaptığınızı unutmayacağız. Bakanlar Kurulu sonrası sözcü çıkıyor ve ‘Paralel devlet ile ilgili herhangi bir soruşturma yapmadık’ diyor. Suç değilse herkes kendine kursun. Suç ise soruşturma niye yok? Herkes kendine bir tane kursun. Biz de istiyoruz devlet. Suç değilse biz de istiyoruz. Yok suç ise ki yasalara ve anayasaya göre bütün bu yapıların tamamı suç işlemiştir o halde bunun belgesi ile açıklayıp savcıya teslim edeceksin” diyen Demirtaş, hükümetin “paralel yapı” ile birlikte çalıştığını bundan dolayı soruşturma açamadığını söyledi. Demirtaş, “Bu paralel yapının il toplantılarında AKP’liler var. Yeri geldiğinde vali, imam, savcı ve bürokrattan oluşuyor. O yüzden soruşturma açamıyor. Halen mağduriyet üzerinden konuşuyorlar. Şu anda sen zalim konumundasın mazlum değilsin” dedi.

‘Süreç koptu kopacak’

17 Aralık’tan bu yana binlerce görevlinin yerinin değiştirildiğini, yağmur gibi AKP’yi koruma yasaları getirildiğini, bütün bürokrasi ve parlamentonun harıl harıl çalıştırıldığını belirten Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ama 1 yıldır yürüttüğümüz çözüm sürecinin güvenliği adına tek bir yasa bile çıkarmıyorlar. Yani yeniden çatışmanın olmaması çocukların ölmemesi için yasa çıkarmıyorlar. Kendi çocukları için ise günlerdir uğraşıyorlar. Aylardır söylüyoruz. Çözüm süreci koptu kopacak. Sabırlar taştı. Verdiğin sözler var. İmralı’da değil kamuoyunda verdiğin sözler var. ‘Barışı getirecez’ dedin. ‘Biz 21 Mart’taki bildirinin arkasındayız’ dedin. Peki 1 yıldır gerilla sınır dışında bekliyor. Bunlar sonsuza kadar orada mı duracak. Hani bunun yasası. 16 defa İmralı’ya gitmişiz hani bunun yasası. Müzakere edeceğiz demişsiniz hani bunun yasası. Çözüm sürecinin güvenliği, yurttaşın güvenliği AKP’nin umurunda bile değil. O seçim atlatmanın derdinde.”

‘Adım atmayan hükümettir’

Süreç kopmasın diye hükümet ile hergün görüştüklerini, çaba sarfettiklerini, buna karşılık AKP'nini ise tek bir hasta tutsağın serbest kalması için bile kılını kıpırdatmadığını anımsatan BDP Eşbaşkanı Demirtaş, "‘Ne süreci süreç mi var ortada’ diyenler de var. Biz AKP’nin kerameti hürmetine bu sürece girmedik. Türkiye’ye demokrasi gelsin, gençler ölmesin, halklar özgür olsun diye bu sürece geldik. BDP bu süreci bitirsin diye bize baskı yapacağınıza AKP adım atsın diye ona baskı yapsanız belki adım atardı. AKP kendi eli ile süreci bitirirse bakalım ne olacak. Bu süreçten bir şey çıkmaz diyenleri en önde görmek isteriz. Kiminiz PKK saflarında, kiminiz ordunun saflarında savaşmaya hazır olun o halde. Yok ‘biz savaş istemiyoruz’ diyorsanız baskıyı hükümete yapacaksınız. Süreci bitir diye Kürtlere değil, süreci sürdür diye AKP’ye baskı yapacaksınız. Adım atmayan hükümettir. Baskı görmesi gereken onlardır. Birgün süreç biterse sizin baskınız veya provokasyonlarınızdan değil AKP’nin adım atmamasından bitmiş olacak” şeklinde konuştu.
Demirtaş, hükümetin günü birlik yaklaşımının çözüm sürecini bitme noktasına getirdiğini belirterek, ortada sürecin olup olmadığı konusunda muğlak bir durumda olduklarını söyledi.

ANKARA